Genetik olarak, ebeveyninin tıpkısı olan döllere klon denir.Offspring that are genetically identical to their parents are called clones.
Onlardan öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi.The same question had been asked by men before them, who were like them in their hearts.
Onlardan öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi.Thus aid those before them the like of their saying: consimilar are their hearts.
Bir kötülüğün cezası, tıpkısı bir kötülüktür.The repayment of a bad action is one equivalent to it.
Bu orijinalinin tıpkısı bir kopyadır.Ceci est une copie précise de l'original.
Genetik olarak, ebeveyninin tıpkısı olan döllere klon denir.Potomstwo, które ma identyczny materiał genetyczny jak rodzice nazywane jest klonem.
Genetik olarak, ebeveyninin tıpkısı olan döllere klon denir.Urmașii care sunt identic din punct de vedere genetic cu părinții lor se numesc clone.
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.아하스왕이 다메섹에서 돌아오기 전에 제사장 우리야가 아하스왕이 다메섹에서 보낸 모든 것대로 단을 만든지라
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.ויבן אוריה הכהן את המזבח ככל אשר שלח המלך אחז מדמשק כן עשה אוריה הכהן עד בוא המלך אחז מדמשק׃
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.فبنى اوريا الكاهن مذبحا حسب كل ما ارسل الملك آحاز من دمشق كذلك عمل اوريا الكاهن ريثما جاء الملك آحاز من دمشق.
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.祭 司 烏 利 亞 照 著 亞 哈 斯 王 從 大 馬 色 送 來 的 圖 樣 、 在 亞 哈 斯 王 沒 有 從 大 馬 色 回 來 之 先 、 建 築 一 座 壇
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.祭司 烏 利亞 照著 亞哈斯 王從大 馬色 送來 的 圖樣 、 在 亞哈斯 王沒有 從大馬色 回來 之 先 、 建築 一 座 壇