tüyler ile cümle
tüyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Molte di loro perdono le piume e sviluppano piaghe per via dello sfregamento contro le gabbie metalliche.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Monet niistä pudottavat sulkansa ja saavat hiertymiä hangatessaan itseään häkin verkkoon.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Muchas pierden las plumas y desarrollan heridas por el roce constante contra las jaulas.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Multe isi pierd penele si isi fac rani prin frecarea de cusca de sarma.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Sokan elvesztik a tollukat és fekélyesek lesznek, ahogy kidörzsölõdnek a drótketrectõl.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Viele von ihnen verlieren ihre Federn und bekommen vom Reiben gegen die Drahtkäfige wunde Stellen.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Wiele z nich traci pióra ocierając się o klatkę
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.Многие теряют их перья и развиваются раны от протирки против проводной клетки.
Çoğu tüylerini döküyor ve tel kafese sürtünmekten yaralanıyorlar.רבות מאבדות את נוצותיהן ומפתחות פצעים, כאשר הן משתפשפות עם תילי הכלוב.
Daha önce de çok defa söyledim. Yerliler hindi tüylerini veya büyük tüyleri alıp kendilerine şapka yapıyorlar.Bem, eu também mencionei muitas vezes que os índios têm penas de peru ou penas grandes e faça um chapéu,
Daha önce de çok defa söyledim. Yerliler hindi tüylerini veya büyük tüyleri alıp kendilerine şapka yapıyorlar.Ich habe auch schon mehrmals erwähnt, dass Indianer sich Hüte aus Truthahnfedern basteln.
Daha önce de çok defa söyledim. Yerliler hindi tüylerini veya büyük tüyleri alıp kendilerine şapka yapıyorlar.Също така много пъти съм споменавал, че индианците си правят шапки от перата на пуйка.
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirPokud se namočí, jejich dlouhá křídla mohou nasáknout vodu. S každým pokusem riskují utonutí.
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirΑν βουτήξουν στη θάλασσα, τα μακριά φτερά τους θα βαρύνουν... σε κάθε βουτιά κινδυνεύουν να πνιγούν.
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirПри неправильном входе в воду они часто рискуют повредить себе крылья и утонуть
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirאם הן תיפולנה לים, כנפיהן הארוכות .עלולות להיות רוויות-מים באופן קריטי ,בכל הסתערות .הן מסתכנות בטביעה
Denize daldıklarında tüyleri o kadar çok su emerki her dalış boğulma tehlikesi haline gelirإذا يتخندقون في البحر أجنحتهم الطويلة يمكن أن تصبح مشبّعة بالماء جدا بكلّ إنقضاض، يخاطرون بالغرق
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.( 39 : 16 ) Chim lạc_đà đập cánh vui_mừng ; Nhưng cánh và lông ấy , há có biết thương_yêu sao ?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.(39:16) Chim lạc đà đập cánh vui mừng; Nhưng cánh và lông ấy, há có biết thương yêu sao?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.(39:16) L`aile de l`autruche se déploie joyeuse; On dirait l`aile, le plumage de la cigogne.
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Aripa struţului bate cu veselie, de-ai zice că este aripa şi penişul berzei.
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Betapa cepatnya kibasan sayap burung unta! Tetapi terbang burung bangau tak dapat diimbanginya
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Binder du Reb om dens Hals, pløjer den Furerne efter dig?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Der Fittich des Straußes hebt sich fröhlich. Dem frommen Storch gleicht er an Flügeln und Federn.
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Izaliś dał pawiowi piękne skrzydła, a pierze bocianowi i strusiowi?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Kan du tvinga vildoxen att gå i fåran efter töm och förmå honom att i ditt spår harva markerna jämna?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.타조는 즐거이 그 날개를 친다마는 그 깃과 털이 인자를 베푸느냐
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Krýdlo pštrosov plesá. A istotne to nie je peruť ľútostného bociana ani perie!
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Kunt u de wilde os voor het ploegen gebruiken? Zal hij de eg voor u trekken?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.L'ala dello struzzo batte festante, ma è forse penna e piuma di cicogna
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Movem-se alegremente as asas da avestruz; mas é benigno o adorno da sua plumagem?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Oda kötheted a bölényt a barázdához kötelénél fogva? Vajjon boronálja-é a völgyeket utánad?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Se agitan alegremente las alas del avestruz; ¿pero acaso sus alas y su plumaje son los de la cigüeña
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Ty-lis dal pávům křídlo pěkné, aneb péro čápu neb pstrosu?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Veselo fofota nojica s perutjo svojo: a je li je njeno perutje in perje kakor štorkljino?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Voitko ohjaksilla pakottaa villihärän vaolle, tahi äestääkö se laaksonpohjia sinua seuraten?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Εδωκας συ τας ωραιας πτερυγας εις τους ταωνας; η πτερυγας και πτερα εις την στρουθοκαμηλον;
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Крилата на камилоптицата пляскат весело; Но крилата и перата й благи ли са?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.Ты ли дал красивые крылья павлину и перья и пух страусу?
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.כנף רננים נעלסה אם אברה חסידה ונצה׃
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.جناح النعامة يرفرف. أفهو منكب رأوف ام ريش.
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.鴕 鳥 的 翅 膀 歡 然 搧 展 、 豈 是 顯 慈 愛 的 翎 毛 和 羽 毛 麼
‹‹Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.鴕鳥 的 翅膀 歡然搧展 、 豈是 顯慈愛 的 翎毛 和 羽毛麼
Düşündüğümde tüylerim diken diken oluyor.Cuando lo pienso se me ponen los pelos de punta.
Düşündüğümde tüylerim diken diken oluyor.Rien que d'y penser, j'en ai la chair de poule.
Düşündüğümde tüylerim diken diken oluyor.Как вспомню - мороз по коже.
Eğer onu atmazsan... Sana söyledim. Bütün tüylere...Если ты ее не выбросишь я тебе уже говорил, что любая шерсть...
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.Dia jawab, "Ya, bulu, kulit, tulang, dan lain-lain, dikeringkan, dan diproses jadi pakan."
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.Disse: "Sì, penne, pelle, ossa, scarti vari, seccati e processati a mangime."
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.El a spus, "Mda, pene, piele, făină de oase, resturi, uscate şi procesate în hrană."
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.Ele disse: "Sim, feita com penas, peles, ossos, restos, "secos e processados para rações."
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.Erre ő: "Aha, tollak, bőr, csont por, hulladék, amit kiszárítottak és földolgoztak táppá."
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.Er sagte: "Ja, Federn, Haut, Knochenmehl, Reste, getrocknet und zu Futter verarbeitet."
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.Ha sa, "Ja, fjädrar, skinn, benmjöl, rester, torkat och processerat till föda."
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.Hij zei: "Ja, veren, huid, gemalen botten, schaafsel, gedroogd en verwerkt tot voer."
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.돈은 "네, 깃털, 껍질, 뼈,찌꺼기 같은 걸 건조 처리해서 사료로 만든 거에요."라고 했습니다.
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.Me dijo, "Si, plumas, piel, hueso, restos, secados y procesados en alimento."
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.On řekl: "No jo, peří, kůže, kostní moučka, bioodpad, sušené a lisované do granulí."
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi."Ναι" είπε, "πούπουλα, δέρμα, οστεάλευρο, αποφάγια, αποξηραμένα και μεταποιημένα σε τροφή."
"Evet, kurutulup işlenerek yem hâline getirilmiş tüyler, deri, kemik tozu, artıklar," dedi.Он ответил,- "Да, перья, кожа, костная мука, остатки, высушенные и переработанные в корм".
İlgili Sayfalar