türlü ile cümle

türlü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Z mojej strony mogę nienawidzić wszystkich honorowy szacunku trudów, prób i ucisków każdego rodzaju.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Από την πλευρά μου, μισώ όλους τους αξιότιμους αξιοσέβαστη κοπιάζει, δοκιμές και δοκιμασίες των κάθε φύσεως.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.За моя страна, аз ненавиждам всички почтен уважаван труди, изпитания и премеждия независимо от всякакъв вид.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Зі свого боку, я ненавиджу всіх чесних респектабельний трудиться, випробувань і негараздів будь-якого роду.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Со своей стороны, я ненавижу всех честных респектабельный трудится, испытаний и невзгод любого рода.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.כשלעצמי, אני מתעבות כל עמלה מכובד מכובד, משפטים, והניסיונות מכל סוג שהוא.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.من جهتي ، أنا مقت كل الشرفاء الشراك محترمة ، والمحاكمات ، والمحن من كل نوع.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.いかなるあらゆる種類の。 私は自分自身の世話を​​するためにできることとしては、世話をすることなく、全く同じくらいです。
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.Altrimenti dovrà lavorare 40 anni e non avere mai questa opportunità.
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.De otra forma tendrá que trabajar durante 40 años y nunca tendrá esa oportunidad
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.Jika tidak, mereka harus bekerja selama 40 tahun dan tidak pernah mendapatkan kesempatan itu.
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.Sinon, ils doivent travailler pendant 40 ans et ne jamais avoir cette opportunité.
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler."So eine Chance bietet sich mir vielleicht in meinem ganzen Leben nicht mehr."
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.Иначе ще трябва да работи 40 години и никога няма да получи такава възможност.
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.これは「機会」と言えるか?また別の人を傷つけるだろう。
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Ale když se podívám na ta čísla tak se to jinak vysvětlit nedá.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Anders kann ich mir das nicht erklären, wenn ich mir die Zahlen anschaue, was da vor sich geht.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Bởi vì tôi không thể giải thích, khi tôi nhìn vào những con số và những gì đang xảy ra.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.E non so spiegare diversamente, quando guardo le immagini, cosa sta succedendo.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Het is namelijk de enige manier waarop ik kan uitleggen wat er aan de hand is als ik naar de cijfers kijk.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Karena jika tidak saya tidak dapat menjelaskan apa yang terjadi saat saya melihat gambar itu.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Kiedy patrzę na liczby, nie umiem inaczej wytłumaczyć tego, co się dzieje.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.그것을을 보았을 때 그렇지 않으면 무슨 일인건지 설명할 수 없기 때문이에요.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Não consigo explicar de outra forma, quando olho para os números, o que está a acontecer.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Parce que je ne peux pas expliquer autrement, quand je regarde les chiffres, ce qu'il se passe.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Pentru că, mă uit la cifre și nu pot explica altfel ceea ce se întâmplă.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Porque no puedo explicar de otra manera, cuando veo las cifras, lo que está pasando.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Δεν μπορώ να το εξηγήσω αλλιώς, αυτό που συμβαίνει, όταν κοιτάω τους αριθμούς.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.По-іншому я не можу пояснити, коли я дивлюся на статистику і на те, що відбувається.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.Я никак иначе не могу объяснить происходящее, когда смотрю на статистику.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.כי אחרת אני לא יכולה להסביר, כשאני מביטה במספרים, מה קורה.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.لأنه لا يمكنني الشرح خلاف ذلك عندما أنظر إلى الأرقام، و ما يجري.
Başka türlü açıklayamıyorum, istatistiksel verilere ve konunun özüne baktığımda.何が起きているのか 説明できません 私たちは下痢と公衆衛生の 解決策を知っていますが
Başka türlü bir bakış açıları da yoktur.Eles não tinham outro modo de ver as coisas.
Başka türlü bir bakış açıları da yoktur.Neměli žádný způsob, jak se na jeho smrt dívat.
Başka türlü bir bakış açıları da yoktur.ليس لديهم القدرة علي النظر في ذلك
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Altrimenti non tirerebbero con tanta forza.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Anders zouden ze niet zo hard trekken.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Annars skulle de inte dra så hårt.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Autrement ils ne la tireraient pas avec autant de force.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Caso contrário eles não estariam a puxá-la com tanta força.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Ellers ville de ikke trække så ivrigt.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Inaczej by tak mocno nie ciągnęły.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Inak by sa tak veľmi nesnažili.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Jinak by netahali tak usilovně.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Kalau tidak, mereka tidak akan begitu bersemangat menariknya.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.먹이가 없으면 애써서 끌어 당기지 않겠죠.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Máskülönben nem húznák ilyen lelkesen.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Muutoin ne eivät vetäisi niin lujaa.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Nếu không thì chúng sẽ không cố gắng kéo nó.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Sonst würden sie da nicht so kräftig dran ziehen.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Иначе те няма да дърпат толкова усилено.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.Інакше вони б її так завзято не тягнули.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.אחרת הם לא היו מושכים חזק כל כך.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.وإلا لما سحبوه بقوة.
Başka türlü bu kadar azimle çekmezlerdi.というわけで このように引っ張ります
Başka türlü düşünürsek, Karşılıklı gelen kenarlar arasındaki oran aynıdır.Або, кажучи інакше, відношення між відповідними сторонами одне й те саме.
Başka türlü düşünürsek, Karşılıklı gelen kenarlar arasındaki oran aynıdır.Или друг начин друг начин, по който можем да помислим, съотношението между съответните страни е едно и също.
Başka türlü düşünürsek,바꿔말하면
Başka türlü fakirlikten kurtulmalarına imkan yok.Altfel nu vor scăpa niciodată de sărăcie.
İlgili Sayfalar