İşte bu sokakta genellikle, gördüğünüz türden kuşlar satılır.Questa è una strada dove normalmente vendono uccelli come questo.
İşte bu sokakta genellikle, gördüğünüz türden kuşlar satılır.Tady v té ulici se obvykle prodávají takovíhle ptáčci.
İşte bu sokakta genellikle, gördüğünüz türden kuşlar satılır.Tässä on katu, jossa myydään tavallisesti tällaisia lintuja.
İşte bu sokakta genellikle, gördüğünüz türden kuşlar satılır.Vì vậy đây là một đường phố đó là bình thường bán chim như thế này.
İşte bu sokakta genellikle, gördüğünüz türden kuşlar satılır.Εδώ βλέπετε ένα δρόμο όπου συνήθως θα βρείτε πουλιά σαν αυτά.
İşte bu sokakta genellikle, gördüğünüz türden kuşlar satılır.На этой улице продаются вот такие птицы.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.Acum, acesta este exact tipul de proces de care sunt interesată, când ne gândim la materiale durabile.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.C'est exactement le type de procédé qui m'intéresse lorsqu'on pense à des matériaux durables.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.Dat is precies het soort proces waar ik in geïnteresseerd ben, als we het over duurzame materialen hebben.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.Ed è esattamente il genere di processo che interessa me, pensando alla creazione di materiali sostenibili.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.지속 가능한 건축 자재를 만드는 것이 목표인 제게 필요한 바로 그 작업 말입니다.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.Nos, ez a folyamat az, ami engem is érdekel, amikor a fenntartható anyagokra gondolunk.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.Og det er præcis den slags proces jeg er interesseret i når vi snakker om bæredygtige materialer.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.Proses seperti itulah menarik minat saya, ketika kita berpikir tentang bahan yang lestari.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.To je přesně ten druh procesu, který mě zajímá, když přemýšlíme o udržitelných materiálech.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.To właśnie taki proces mnie interesuje, gdy myślę o ekologicznych materiałach.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.Và đây chính xác là cái quá trình mà tôi quan tâm tới, khi chúng tôi nghĩ về vật liệu bền vững.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.Λοιπόν, αυτή ακριβώς είναι η διαδικασία για την οποία ενδιαφέρομαι, όταν σκεφτόμαστε για βιώσιμα υλικά.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.А това е точно процесът, от който се интересувам, когато мислим за устойчиви материали.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.Мне этот процесс интересен ввиду экологически устойчивых материалов.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.Так от, це саме той процес, який мене цікавить, говорячи про екологічно стійкі матеріали.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.עכשיו, זה בדיוק התהליך שאני מעוניינת בו, כשאנחנו חושבים על חומרים ברי קיימא.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.الآن ، هذا هو بالضبط نوع العملية التي أنا مهتمة بها ، عندما كنا نفكر بالمواد المستدامة.
İşte bu, sürdürülebilir malzemeleri tasarlarken, tam da ilgi duyduğum türden bir süreç.私が一番興味を持った行程です マーチンは「プロトセル」というシステムを扱っています
İşte bu tip bir uygarlık, burada kurduğumuz denkleme... ...dahil edeceğim türden bir uygarlıktır.Czyli to mogłaby być cywilizacja, którą mógłbym uwzględnić w tym równaniu, które sformułowaliśmy
İşte bu tip bir uygarlık, burada kurduğumuz denkleme... ...dahil edeceğim türden bir uygarlıktır.Takže to by byla civilizace, kterou bych počítal do rovnice, kterou jsme si uvedli.
İşte bu tip bir uygarlık, burada kurduğumuz denkleme... ...dahil edeceğim türden bir uygarlıktır.Отож, це буде цивілізація, яку я порахую у цьому рівнянні, яке ми обчислюємо.
İşte bu tip bir uygarlık, burada kurduğumuz denkleme... ...dahil edeceğim türden bir uygarlıktır.Так что это будут цивилизации, которые я поставлю в кавычки в уравнении, которое мы расписываем.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Ăsta e genul de implicare pe care-l doreşti.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.C'est le genre d'engagement que vous souhaitez voir se produire.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Dat is het soort beleving dat je wilt zien.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Det är den sortens inlevelse som du vill ska inträffa.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Det er den slags engagement du har lyst til at skal ske.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Dies ist die Art Engagement, die man geschehen lassen will.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Điều đó là một loại cuộc chiến mà bạn muốn nó xảy ra
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.É este tipo de envolvimento que queríamos que acontecesse.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.E' il tipo di partecipazione che si desidera ottenere.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Ese es el tipo de compromiso que uno quiere ver.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Ez az a fajta reakció, ami szeretnénk, hogy történjen.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Itu jenis keterlibatan yang Anda inginkan untuk terjadi.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.이런 것이 여러분이 원하는 일종의 참여수업이죠.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.To je ten druh zapojení, který chcete, aby se stal.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.To rodzaj zaangażowania, którego pragniesz.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Αυτού του είδους τη δέσμευση θέλεις να βλέπεις.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Вот то самое вовлечение, к которому я так стремлюсь.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.Това е видът обвързване, който искаме да се случва,
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.זה סוג המעורבות שאתה רוצה שתקרה.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.إنه نوع المشاركات الذي تريد أن تقع.
İşte istediğimiz bu türden bir ilişkilendirme.計画や設計は出来ないですし
Joe çoğumuzun aykırı olarak nitelendirebileceği türden bir insandı.많은 이들이 Joe를 내부고발자라고 여길지 모르는 그런 상황이었습니다.
Joe çoğumuzun aykırı olarak nitelendirebileceği türden bir insandı.Некоторые могут подумать о Джо как о доносчике.
Joe çoğumuzun aykırı olarak nitelendirebileceği türden bir insandı.ג'ו היה מה שרבים יכנו בתור מלשן,
Joe çoğumuzun aykırı olarak nitelendirebileceği türden bir insandı.جو كان ما يعتقده الكثير من الناس شخص واشي،
Joe çoğumuzun aykırı olarak nitelendirebileceği türden bir insandı.人間になりました しかし普通の告発者とは違い
Karbonhidrat ve proteinleri alıp vücudunuzun kullanabileceği türden enerji üretiyorlar.しかし、この変換過程で遊離基が生成されています
Kitabımdaki bu tür ilüzyonlara göz attığınızda onların hiç de beklediğiniz türden olmadıklarını göreceksiniz.Bạn nhìn vào những ảo ảnh đó trong sách của tôi và nó không phải là cái mà bạn nghĩ.
Kitabımdaki bu tür ilüzyonlara göz attığınızda onların hiç de beklediğiniz türden olmadıklarını göreceksiniz.Du tittar på den sortens synvillor som är i min bok och det är inte vad du förväntade dig.
Kitabımdaki bu tür ilüzyonlara göz attığınızda onların hiç de beklediğiniz türden olmadıklarını göreceksiniz.En mi libro ven este tipo de ilusiones y no es lo que esperaban, pero hay algo feliz en ello.
Kitabımdaki bu tür ilüzyonlara göz attığınızda onların hiç de beklediğiniz türden olmadıklarını göreceksiniz.Gledamo vse te iluzije v moji knjigi in izkaže se, da niso, kar pričakujemo.
Kitabımdaki bu tür ilüzyonlara göz attığınızda onların hiç de beklediğiniz türden olmadıklarını göreceksiniz.Kiedy spojrzycie na iluzje w mojej książce- takich byście nie oczekiwali.