tüneli ile cümle
tüneli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ana tapınağın içindeki arkeolojik tünelin içinde çekilmişti.To zdjęcie przedstawia tunel archeologiczny w głównej świątyni.
Ana tapınağın içindeki arkeolojik tünelin içinde çekilmişti.Αυτή τραβήχτηκε μέσα σε ένα αρχαιολογικό τούνελ στον κυρίως ναό.
Ana tapınağın içindeki arkeolojik tünelin içinde çekilmişti.Това беше заснето в археологически тунел в главния храм.
Ana tapınağın içindeki arkeolojik tünelin içinde çekilmişti.Этот снимок был сделан внутри археологического тоннеля в основном храме.
Ana tapınağın içindeki arkeolojik tünelin içinde çekilmişti.זה צולם בתוך מנהרה ארכיאולוגית שבמקדש המרכזי.
Ana tapınağın içindeki arkeolojik tünelin içinde çekilmişti.هذه قد تم إلتقاطها في نفق اثري في المعبد الرئيسي.
Ana tapınağın içindeki arkeolojik tünelin içinde çekilmişti.私は探検だけではなく それ以上のことをするのが好きです
Bay Greed'in böyle bir yerde olması imkansız. -Bir yeraltı tüneli mi? -Hı hı.Es imposible que el Sr. Greed esté en un lugar así. - ¿Un túnel subterráneo?
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.Allo stesso modo, un tunnel di vento digitale con vento digitale circola da destra verso sinistra.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.Auf die gleiche Weise ist hier ein Windtunnel mit digitalem Wind der von rechts nach links strömt.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.De la même manière, une soufflerie digitale avec un vent digital qui souffle de droite à gauche.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.마찬가지로 디지털 풍동도 가능합니다. 바람이 오른쪽에서 왼쪽으로 붑니다.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.La fel, un tunel de vânt digital cu vânt digital care bate din dreapta spre stânga.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.Op de zelfde manier, een digitale windtunnel met digitalie wind die van rechts naar links gaat.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.Parecido, un tunel de viento digital con viento digital soplando de la derecha a la izquierda.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.Podobnie: cyfrowy tunel aerodynamiczny z cyfrowym strumieniem powietrza przepływającym z prawej do lewej.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.Stejně tak, digitální aerodynamický tunel s digitálním větrem, který fouká zprava doleva.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.Terowongan angin digital dengan angin digital bertiup dari kiri ke kanan.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.Tương tự , một đường hầm gió kỹ thuật số với gió kỹ thuật số thổi từ phải sang trái.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.Παρόμοια, έχουμε ένα ψηφιακό τούνελ ανέμου με ψηφιακό άνεμο που φυσάει από τα δεξιά στα αριστερά.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.Подобно, дигитален аеродинамичен тунел с дигитален вятър, течащ отдясно наляво.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.Элементарно: цифровой ветряной туннель с цифровым ветром дующим справа налево.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.באופן דומה, מנהרת רוח דיגיטלית עם רוח דיגיטלית. נושבת מימין לשמאל.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.وبالمثل، قناة رياح رقمية مع رياح رقمية تسري من اليمين إلى اليسار.
Benzer şekilde, rüzgarın sağdan sola estiği bir dijital rüzgar tüneli.デジタルの風が右から左へと吹いています 私たちが理論を発見したわけではないので そんな大した話ではありません
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.Am şi făcut exerciţii de salt într-un tunel de vânt.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.Incluso lo probé en un túnel de viento,
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.J'ai même fait de la chute libre en soufflerie avec.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.저는 중동에서도 스카이다이빙을 해봤습니다.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.L'ho anche provata in galleria del vento.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.Nawet skakałem w nim w tunelu powietrznym.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.Дори съм скачал с него във ветров тунел.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.אפילו עשיתי איתה צניחה בתוך מנהרת רוח.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.اننا اسبح في الفضاء داخل النفق الهوائي للتجارب
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.つまり 必要な訓練すべてを 安全に行えるということです
Bir tünelde olduğumu biliyordum. Bunu açıklamak çok zor. Tüneli görmüyorsunuz, tüneli hissediyorsunuz.Me di cuenta de que estaba en un túnel, no hay otra forma de describirlo.
Bir tünelde olduğumu biliyordum. Bunu açıklamak çok zor. Tüneli görmüyorsunuz, tüneli hissediyorsunuz.Осъзнах, че съм в тунел, няма друг начин да го опиша.
-Bir yeraltı tüneli mi?- En underjordisk tunnel?
-Bir yeraltı tüneli mi?-En underjordisk tunnel?
-Bir yeraltı tüneli mi? -Hı hı.Maanalainen tunneliko?
-Bir yeraltı tüneli mi? -Hı hı.Podziemny tunel?
-Bir yeraltı tüneli mi? -Hı hı.Μια υπόγεια στοά;
-Bir yeraltı tüneli mi?- Um túnel subterrâneo?
-Bir yeraltı tüneli mi?- Un tunnel sotterraneo?
-Bir yeraltı tüneli mi?- Подземный туннель?
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.Chúng tôi sẽ đặt nó vào một ống dẫn gió dọc.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük."Geen probleem. We zetten hem in een verticale windtunnel.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.Îl vom pune într-un tunel verical aerodinamic.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.그래서 이렇게 생각한 겁니다. 자. 도마뱀을 수직형 풍동에 넣을 겁니다.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük."Na gut, dann stecken wir ihn in einen vertikalen Windkanal.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük."OK. Mettons-le dans une soufflerie verticale.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.Vi sætter den ind i en lodret vindtunnel.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.Wsadziliśmy go pionowego tunelu aerodynamicznego.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.אז חשבנו, "זה בסדר. נשים אותה במנהרת רוח אנכית.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.هذا ما اعتقدناه "لا عليكم. سنضعه في نفق رياح رأسي
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.下から風を送って プレキシガラスの囲いのすぐ外に
Brooklyn'deki Atlantik Bulvar'ında. 1844'te yapılmıştır ve en eski yeraltı tren tüneli olarak kabul ediliyor.Brooklynban az Atlantic Avenue alagútjában, amelyet a világ legrégebbi földalatti vasúti alagútjának tartanak.
- Bu ne? - Sanırım çaprazdaki şehir tüneli.Jag tycker det är korset Citytunneln.
- Bu ne? - Sanırım çaprazdaki şehir tüneli.- Luulen sen olevan Cross City Tunnelin.
- Bu ne? - Sanırım çaprazdaki şehir tüneli.- Мислим да је главни градски тунел.
İlgili Sayfalar