-Özür dilerim, efendim ama yeraltı tüneli öncü ekibi...- Proszę wybaczyć, ale grupa rozpoznania z podziemnego tunelu...
-Özür dilerim, efendim ama yeraltı tüneli öncü ekibi...- Queira desculpar, mas a equipa de exploração do túnel no subsolo...
-Özür dilerim, efendim ama yeraltı tüneli öncü ekibi...-Tunneliryhmä on...
-Özür dilerim, efendim ama yeraltı tüneli öncü ekibi...- Undskyld ... Teamet, der leder i tunnelen ...
-Özür dilerim, efendim ama yeraltı tüneli öncü ekibi...- Прошу прощения, но передовой отряд в подземном туннеле...
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Andaba en los túneles de París y en los tejados con mis amigos.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Andavo nei tunnel di Parigi, o sui tetti con i miei amici.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Chodil jsem do podchodů v Paříži, na střechy domů s mými kamarády.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Chodil som po parížskych tuneloch, s priateľmi po strechách.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Chodziłem tunelami Paryża -- po dachach, razem ze znajomymi.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Colindam cu prietenii prin tunelurile Parisului, pe acoperişurile clădirilor.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Ia para os túneis de Paris, para os telhados com os meus amigos.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Ich ging in die Tunnels von Paris und auf die Dächer mit meinen Freunden.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Ik ging de tunnels van Parijs in, de daken op met m'n vrienden.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.J'allais dans les tunnels de Paris, sur les toits avec mes amis.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.저는 제 친구들과 함께 파리의 터널에, 옥상에 가고 있었어요.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Párizs alagútjaiban és tetőin jártam a barátaimmal.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Saya masuk terowongan di Paris, ke atap-atap bangunan dengan teman-teman.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Tôi đã đến những đường hầm ở Paris, trên những mái nhà với những người bạn.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Πήγαινα στα τούνελ του Παρισιού, πάνω σε στέγες με τους φίλους μου.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Обикалях из тунелите на Париж, по покривите с приятелите ми.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.Я лазил по туннелям и по крышам Парижа со своими друзьями.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.נהגתי להסתובב במנהרות של פריז, על גגות הבתים עם חבריי.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.فعلت ذلك في انفاق مدينة باريس, وعلى اسطح المنازل مع اصدقائي.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.友人と屋上に登ったり どれも遠足の様で
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.我會鑽入巴黎的隧道 又同朋友爬上樓頂
Pete'in o karanlık tünelden gelen sesini duyduğumda--Als ich Petes Stimme hörte aus dem Tunnel, aus der Dunkelheit, äh
Pete'in o karanlık tünelden gelen sesini duyduğumda--Amikor meghallottam Pete hangját az alagutakból, a sötétből...
Pete'in o karanlık tünelden gelen sesini duyduğumda--Když jsem slyšel Petův hlas přicházející z tunelu, zdola, z té tmy,...
Pete'in o karanlık tünelden gelen sesini duyduğumda--Kun kuulin Peten äänen tulevan siitä tunnelista, pimeydestä,
Pete'in o karanlık tünelden gelen sesini duyduğumda--När jag hörde Pete röst kommer ner tunneln, ur mörkret, uh
Pete'in o karanlık tünelden gelen sesini duyduğumda--Toen ik Pete's stem hoorde... die uit de duisternis van de tunnel kwam...
Pete'in o karanlık tünelden gelen sesini duyduğumda-- Yani, sesini tekrardan duymayı beklemiyordum.Cuando oí la voz de Pete... ...por ese túnel, saliendo de la oscuridad... ...no esperaba oír su voz de nuevo.
Pete'in o karanlık tünelden gelen sesini duyduğumda-- Yani, sesini tekrardan duymayı beklemiyordum.Cuando oí la voz de Pete... ...por ese túnel, saliendo de la oscuridad... ...no esperaba oír su voz de nuevo.
Pete'in o karanlık tünelden gelen sesini duyduğumda-- Yani, sesini tekrardan duymayı beklemiyordum.Када сам чуо Питов глас... који се чуо из мрачног тунела, нисам очекивао да ћу га поново чути.
Pete'in o karanlık tünelden gelen sesini duyduğumda--Όταν άκουσα την φωνή του Pete να βγαίνει από το τούνελ, έξω στο σκοτάδι, ε...
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu. 1930'larda, Robert Moses tarafından inşa edilmişti.Ini adalah terowongan di bawah Riverside Park yang dibangun oleh Robert Moses di tahun 1930-an
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Acesta este un tunel sub Parcul Riverside.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Ceci est un tunnel sous le Riverside Park.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Đây là một đường hầm dưới công viên Riverside.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Dieser hier ist ein Tunnel unter dem Riverside Park.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Dit is een tunnel onder het Riverside Park.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Este es un túnel debajo del parque Riverside.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Este é um túnel por baixo de Riverside Park.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Ez egy alagút a Riverside Park alatt.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.이것은 리버사이드 공원 지하의 터널인데요,
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Questo è un tunnel sotto Riverside Park.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.To tunel pod parkiem Riverside.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Αυτό είναι ένα τούνελ κάτω από το πάρκο Ρίβερσάιντ.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Това е тунел под Ривърсайд парк.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.Это тоннель под парком Риверсайд.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.זו מנהרה מתחת לריוורסייד פארק.
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.هذا نفق أسفل "حديقة الريفر سايد".
Riverside Park'ının altındaki bir tüneldir bu.ロバート モーゼが1930年代に建てたものです
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.An diesem Punkt des Interviews fragte ich Trevor was er vielleicht in den Tunneln erlebt haben könnte.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.Ekkor megkérdeztem Trevort, hogy min ment keresztül azokban az alagutakban.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.En ese momento de la entrevista, le pregunté a Trevor... sobre qué había vivido en los túneles...
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.Op dat punt in het interview, vroeg ik Trevor... wat hij misschien had meegemaakt in de tunnels.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.Siinä kohtaa haastattelussa, kysyin Trevorilta, mitä hän ehkä oli käynyt läpi tunneleissa.
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.¿Trevor? En ese momento de la entrevista, le pregunté a Trevor... sobre qué había vivido en los túneles...