Dosyalar tümden silinecek.Файли буде вилучено назавжди.
Dosyalar tümden silinecek.Файловете ще бъдат трайно изтрити.
Dosyalar tümden silinecek.Файлы будут полностью удаляться.
Dosyalar tümden silinecek.ファイル 削除済み.
Evet, tümdengelime bir örnek.E isso é um exemplo de pensamento dedutivo.
Evet, tümdengelime bir örnek.이 문제는 연역적 추리법의 예에요.
Evet, tümdengelime bir örnek.Това е пример за дедукция.
İşte bu, tümdengelim.Então isso é pensamento dedutivo.
İşte bu, tümdengelim.이는 연역적 추리법이에요.
İşte bu, tümdengelim.Така че, това е дедукция.
Neyse, bu tümdengelimdir. -Então isso foi pensamento dedutivo. .
Neyse, bu tümdengelimdir. -연역적 추론 방법이에요.
Neyse, bu tümdengelimdir. -Така че това беше дедукция. беше дедукция.
Şimdi bize bu çözümün tümdengelim örneği olup olmadığı soruluyor. -이제, 문제는 물어봐요, 이 모든 풀었던 과정은 연역적 추리가 맞을까요?
Şimdi bize bu çözümün tümdengelim örneği olup olmadığı soruluyor. -Сега цялото това упражнение, всичко което искат да знаят е, дали това е пример за дедукция?
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Dann wollten wir die Bazillen allgemein loswerden.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Kemudian kami ingin menyingkirkan serangga ini.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.그리고 전체적으로 세균을 제거하려고 했습니다.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Luego quisimos deshacernos del insecto.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Nous voulions ensuite nous débarrasser du bacille lui-même. Comment faire ?
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Poi abbiamo deciso di eliminare il virus in generale.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Potom sme sa chceli zbaviť toho parazita.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Później chcieliśmy całkowicie pozbyć się bakterii.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Rồi chúng tôi muốn đuổi hết đám bọ đi.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Sedan ville vi bli av med bakterien rent allmänt.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Toen wilden we de bacterie uitroeien. Hoe deden we dat?
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Μετά θέλαμε να ξεφορτωθούμε το βακτήριο γενικώς.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Згодом ми захотіли позбутися вірусу.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.Потом мы захотели полностью избавиться от инфекции.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.След това ние искахме да се отървем от болестта изобщо.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.לאחר מכן, רצינו להיפטר מהחיידק באופן כללי.
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.لذلك, كيف نقوم بذلك؟
Sonra bu mikroptan tümden kurtulmak istedik.でもどうやって?
Sonuca ulaştık. Tümdengelim kullandık.Så er vi færdige, og vi har brugt deduktiv bevisførsel.
Tümdengelimde ise eminsiniz.Com pensamento dedutivo, você sabe que isso será verdade.
Tümdengelimde ise eminsiniz.Con el razonamiento deductivo, tú sabes que será verdadero
Tümdengelimde ise eminsiniz.연역적 추리를 할 때에는 반드시 그렇게 될 것임을 알죠.
Tümdengelimde ise eminsiniz.Med deduktiv bevisførelse ved du, at det vil være sandt.
Tümdengelimde ise eminsiniz.Med deduktivt resonerande, då vet man att det kommer vara sant.
Tümdengelimde ise eminsiniz.Met deductief redeneren aan de andere kant weet je wel zeker dat dat zo zal zijn.
Tümdengelimde ise eminsiniz.S deduktivním uvažováním ale víme, že to bude pravda.
Tümdengelim denmesi size yeni ve korkutucu gelebilir, ama bu örneğin daha önce yaptıklarımızdan farkı yok. -연역적 논증을 사용한다고 할 때 왠지 벅차고 새로운 것이라고 느껴질 수 있습니다.
Tümdengelim ise, bir veri kümesini alıp doğru olduğunu bildiğimiz başka bilgilere ulaşmaktır. -연역적 추리는 일정한 집합의 데이타를 가지고 그 다음의 데이타를 이끌어내는 것, 또는
Tümdengelim kullandık.우리는 연역적 추론 방식을 사용했습니다.
Tümdengelim kullandık.Nós usamos pensamento dedutivo.
Tümdengelim kullandık.Vi har använt slutledningsförmåga.
Tümdengelim kullandık.Ние използвахме дедукция.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Asa ca a trebuit sa inchida cepul cu totul.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Eles tiveram de fechar a torneira totalmente.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Ils ont dû fermer le robinet complètement.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.이런 변화들은 메시지를 검열하려는 이들에게만 영향을 주는 것이 아니죠.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Mereka harus benar-benar menutup kerannya.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Morali so povzročiti popoln twitterski mrk.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Museli pořádně upevnit zátku.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Musieli całkowicie zakręcić kurek.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Sie mussten den Hahn komplett zudrehen.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Teljesen el kellett zárniuk a csapot.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Tenían que cerrar completamente la llave de agua.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Ze moesten de hoofdkraan helemaal dichtdraaien.
Vanayı tümden kapatmak zorunda kaldılar.Έπρεπε να κλείσουν εντελώς την τάπα.