tümü ile cümle

tümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Başlat / Tümüne Devam EtPornește / Reia toate
Başlat / Tümüne Devam EtRozpocznij/ wznów wszystkie
Başlat / Tümüne Devam EtSpustit / Pokračovat vše
Başlat / Tümüne Devam EtSpustiť / Pokračovať všetky
Başlat / Tümüne Devam EtStarta eller återuppta alla
Başlat / Tümüne Devam EtStart / genoptag alle
Başlat / Tümüne Devam EtTout démarrer & #160; / reprendre
Başlat / Tümüne Devam EtZačni/ nadaljuj vse
Başlat / Tümüne Devam EtΕκκίνηση / συνέχιση όλων
Başlat / Tümüne Devam EtЗапустить / Остановить все
Başlat / Tümüne Devam EtПочати / продовжити всі
Başlat / Tümüne Devam Etأبدأ/ استأنف الكل
Başlat / Tümüne Devam Etすべて開始 / レジューム
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.Astept chiar până la miezul nopţii pentru a le da profita pe deplin întuneric.
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.Ich warte sogar bis Mitternacht, damit sie den Vorteil der Dunkelheit nutzen können.
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.Ik heb zelfs wachten tot middernacht om hen te geven het volledige voordeel van de donker.
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.lesník nôž a celý deň je štart.
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.Még várni éjfélig, hogy nekik A teljes mértékben kihasználják a sötétben.
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.Sem celo počakati do polnoči, da se jim celoti izkoristijo temi.
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.Tandis que moi, j'attends jusqu'à minuit pour leur donner le plein avantage des ténèbres
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.Vždy jsem čekal až do půlnoci, aby měli výhodu temnoty.
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.Woodsman veitsi ja koko päivän alku.
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.Аз дори да чака до полунощ, за да им даде се възползват в пълна степен на тъмно.
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.ولكن عادة ما أعطي لهم صيد الملابس... a حطاب سكين وتبدأ يوم كامل.
Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum.森の住人のナイフ と丸一日のスタート。 私もそれらを与えるために真夜中まで待って 最大限に活用暗い。
Belgenin tümünü çoðaltma istekleri Avrupa Birimi'ne ulaþtýrýlmalýdýr.Europäische Informationsstelle Avenue Louise 240B-1050 Brüssel
Belgenin tümünü çoðaltma istekleri Avrupa Birimi'ne ulaþtýrýlmalýdýr.La redacción del texto se terminó en diciembre de 2006.null
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Dawno temu cała ta wyspa mogła być dnem morza.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.For længe siden lå denne ø måske på havets bund.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.För länge sen låg den här ön kanske på havets botten.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Hace mucho tiempo, esta isla quizá estaba en el fondo del mar.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Há muito tempo, talvez esta ilha estivesse no fundo do mar.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Molto tempo fa, forse quest'isola si trovava in fondo al mare.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Tämä saari on joskus saattanut olla merenpohjaa.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Παλιά, αυτό το νησί μπορεί να ήταν στο βυθό της θάλασσας.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Когда-то, давным-давно, весь остров мог лежать на дне моря.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Am putea creşte o generaţie întreagă de surzi.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Chúng ta có thể đang nuôi dạy một thế hệ bị điếc.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Kita mungkin membesarkan seluruh generasi untuk menjadi orang tuli.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.우리는 아마도 전체적인 귀먹음 세대에 오르고 있는지 모릅니다.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Lehet, hogy egy egész siket generációt nevelünk fel.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Możemy wychować całe pokolenie głuchych ludzi.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Možná vychováváme celou generaci hluchých lidí.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Možno vychovávame celú generáciu hluchých ľudí.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Nous sommes peut-être en train délever une génération entière de sourds.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Poderemos estar a criar uma geração inteira de pessoas surdas.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Può essere che stiamo crescendo un'intera generazione di sordi.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Quizá estemos gestando una generación entera de sordos.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Vi opdrager måske en hel generation af døve mennesker.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.We zijn misschien een hele generatie van dove mensen aan het opvoeden.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Wir ziehen eine Generation von gehörlosen Menschen auf.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Μπορεί να ανατρέφουμε μια ολόκληρη γενιά κωφών ανθρώπων.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Може би отглеждаме цяло поколение от глухи хора.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Можливо, ми зараз вирощуємо ціле покоління глухих.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.Похоже, мы растим целое поколение глухих.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.ייתכן שאנו מגדלים דור שלם של חירשים.
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.وربما نحن اليوم . .نربي جيلاً كاملاً .. من الصُم !
Belki de tümü sağır bir nesil yetiştiriyoruz.本当に深刻な問題です
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.약 50명의 사람들이 터파기에 참여하고, 모두 자원봉사자로써 참여합니다.
Bellemeye 50 kişinin falan geldiği ve katıldığı oldu ve hepsi tümüyle gönüllüydü.50 osób pomaga nam w pracy, sami ochotnicy.

İlgili Sayfalar