tümü ile cümle
tümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
-ama burada suyu damlalar halinde durdurabilir, hatta onların tümünü havada asılı tutabilirsiniz.Megállíthatók a vízcseppek -- voltaképpen a cseppeket
-ama burada suyu damlalar halinde durdurabilir, hatta onların tümünü havada asılı tutabilirsiniz.Můžete zastavit kapky a -- dokonce je nechat všechny vznášet se.
-ama burada suyu damlalar halinde durdurabilir, hatta onların tümünü havada asılı tutabilirsiniz.Podem parar a água em gotas, podem até fazer as gotas levitar.
-ama burada suyu damlalar halinde durdurabilir, hatta onların tümünü havada asılı tutabilirsiniz.עם כמה חברים שלי, אבל אפשר לעצור את המים והטיפות -- ולמעשה לגרום לכל
-ama burada suyu damlalar halinde durdurabilir, hatta onların tümünü havada asılı tutabilirsiniz.صنعتهاه بمعاونة بعض أصدقائي, و لكنك تستطيع أن توقف الماء في قطرات و في الواقع اجعل كل
-ama burada suyu damlalar halinde durdurabilir, hatta onların tümünü havada asılı tutabilirsiniz.止めることはできますが 実際には すべての水のしずくを浮かせることができます
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.Aber selbstverständlich verändert sich die Sicht, sobald man einen Knopf betätigt.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.Ale oczywiście gdy naciśniesz przycisk, cała ściana się przyciemnia.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.Dar bineînţeles că dacă apeşi butonul, întreg peretele devine negru.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.하지만, 물론 버튼을 누르면 전체 벽이 어둡게 변합니다.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.Maar als je op de knop drukt wordt de hele muur natuurlijk donker.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.Mais si vous appuyez sur le bouton, bien évidemment, le mur redevient opaque.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.Ma naturalmente, basta premere un bottone e la parete si oscura completamente.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.Mas se carregarem neste botão, claro, todo o vidro se torna opaco.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.Pero, por supuesto, al presionar un botón todo el muro se oscurece.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.Но ако натиснеш копчето, разбира се, цялата стена става тъмна.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.Но когда вы нажмёте на кнопку, то, естественно, вся стена погаснет.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.אבל כמובן שאם לוחצים על הכפתור, כל הקיר מחשיך.
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.ولكن بالطبع إذا قمت بضغط الزر فإن الحائط بأكمله يصبح مظلمًا
Ama butona basarsanız, elbette, duvarın tümü kararıyor.似合うかどうか見せてもいいし 見せなくてもいいのです
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Ale całość istnieje dzięki połączeniu tych małych cząstek.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Kun pienet osat yhdistetään, syntyy kokonaisuus.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Mas a combinação das partes possibilita a existência do todo.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Ma unendo insieme tutte quelle parti, la totalità può esistere.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Men alla delar blir till en helhet.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Men alle dele bliver til en helhed.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Pero todas estas pequeñas partes juntas permiten que el todo exista.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Αλλά χάρη σε όλα αυτά τα κλάσματα υπάρχει το όλο.
Ama bütün, o küçük parçaların tümünün bir arada olmasıyla var.Но если сложить вместе эти крупицы, то получится целое.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.A jde o to, že pokud nejsou nebezpečné, nemusíme je zcela odmítat.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Die Sache ist die, wenn sie nicht schädlich sind, können sie nicht völlig abgetan werden.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Điều đó nghĩ là, nếu họ không có hại, họ sẽ không hoàn toàn bị gạt bỏ.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.E é assim, se elas não são prejudiciais, não são para serem completamente ignoradas.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Elleivät ne ole vanhingollisia, niitä ei pidä kokonaan sivuuttaa.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.És az a lényeg, hogy ha nem ártalmasak, akkor nem kell teljesen elutasítani őket.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Et le fait est, si elles ne sont pas dangereuses, elles ne sont pas à exclure complètement.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Het is zo dat als ze niet schadelijk zijn, je ze ook niet compleet moet afschrijven.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.In v bistvu, če niso škodljive, potem jih ne smemo popolnoma zavreči.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.I właściwie jeśli te rzeczy są nieszkodliwe to nie powinny być całkowicie odrzucone.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.요점은 그게 그렇게까지 해롭지 않은 것이라면 완전히 무시해서는 안 된다는 거죠.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Meskipun begitu, jika hal-hal tersebut tidak berbahaya, itu semua tidak bisa diabaikan begitu saja.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Och saken är den att om de inte är skadliga, så bör de inte helt avfärdas.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Se non sono dannose, non devono essere scartate completamente.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Și chestia e că, dacă nu sunt dăunătoare, nu sunt de lăsat deoparte în totalitate.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Y el asunto es que, si no son dañinas, no deben ser completamente descartadas.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Και το θέμα είναι πως, αν δεν είναι επιβλαβείς, δεν μπορούν να απορριφθούν εντελώς.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.Дело в том, что, если они не наносят вреда, их нельзя полностью отвергать.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.И ако те не са вредни, те не трябва напълно да се пренебрегват.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.והדבר כאן הוא שאם הם לא מזיקים, אז אין דבר בשמיטתם.
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.و الامر هو انه اذا كانت غير مؤذية فلا يجب ان ترفض;
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.完全に無視はできないのです 私が実践したしきたりですが
Ama gercek su ki, eger zararsizlarsa tumuyle göz ardı etmemek gerekir.還有的是,就算那些力量不是有害的, 他們不可以完全去除的。
Ama Harry McKenna tümüyle zehirlenmiţ. Ortadan kaldýrýlmalý.Mas o Harry McKenna tornou-se um cancro.
Amalek Kralı Agakı sağ olarak yakaladı. Halkının tümünü de kılıçtan geçirdi.Agaga pa, kralja Amalekovcev, je ujel živega; a vse ljudstvo je kot prokleto pomoril z ostrino meča.
Amalek Kralı Agakı sağ olarak yakaladı. Halkının tümünü de kılıçtan geçirdi.A zajal Agaga, kráľa Amalechovho, živého, a všetok ľud zahladil ostrím meča.
Amalek Kralı Agakı sağ olarak yakaladı. Halkının tümünü de kılıçtan geçirdi.Capturó vivo a Agag, rey de Amalec, y destruyó a filo de espada a todo el pueblo
Amalek Kralı Agakı sağ olarak yakaladı. Halkının tümünü de kılıçtan geçirdi.Egli prese vivo Agag, re di Amalek, e passò a fil di spada tutto il popolo
Amalek Kralı Agakı sağ olarak yakaladı. Halkının tümünü de kılıçtan geçirdi.És Agágot, az Amálekiták királyát elfogta élve, a népet pedig mind kardélre hányatá.
Amalek Kralı Agakı sağ olarak yakaladı. Halkının tümünü de kılıçtan geçirdi.E tomou vivo a Agague, rei dos amalequitas, porém a todo o povo destruiu ao fio da espada.
Amalek Kralı Agakı sağ olarak yakaladı. Halkının tümünü de kılıçtan geçirdi.Hij nam koning Agag van Amalek gevangen. Alle anderen doodde hij.