tükürdü ile cümle

tükürdü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Taro tükürdüğünü yalamak zorunda kaldı ve istifa etti.Taro had to eat dirt and resigned.
Onun yüzüne tokat atmak yerine, ona tükürdü ve aşağılayarak uzaklaştı.Instead of slapping him in the face, she spit in it, and walked contemptuously away.
Tom sadece üç ya da dört lokma yedi sonra yemeği tükürdü.Tom ate only three or four bites then spit out the food.
Nerede onlara tükürdün?Where did you spit at them?
Tom sakızını tükürdü.Tom spit out his gum.
Tom zehiri tükürdü.Tom spit out the poison.
O yere tükürdü.He spat on the ground.
Garson çorbaya tükürdü.The waiter spit in the soup.
Tom bir lokma aldı ve sonra onu tekrar dışarı tükürdü.Tom took one bite and then spit it back out.
Tom neredeyse onun portakal suyunu dışarı tükürdü.Tom almost spit out his orange juice.
Tom, Mary'ye tükürdü.Tom spat on Mary.
Tom bana tükürdü.Tom spit on me.
Tom'a tükürdün, değil mi?You spit on Tom, didn't you?
Sami yere tükürdü.Sami spat on the floor.
Tom yere tükürdü.Tom spit on the floor.
Tom tükürdü.Tom spit.
Kırmızı şaraba tükürdüğünü itiraf etti.He admitted to spilling the red wine.
Beş ceset üstüste konularak açıkta bırakıldı ve bir grup insan üzerlerine basıp tükürdü.Five of the bodies were left in a pile while a mob stomped and spit on them.
Atum yere tükürdü ve bu tanrılar Şu (hava tanrısı) ve Tefnut (nem tanrıçası) yarattı.He created a part-Rahi and part-Matoran creature, and sent Vican off to Destral.
Kelebekler Sirki'ndeki adama tükürdün biraz önce.You just spit on the showman from the Butterfly Circus.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.They spat on him, and took the reed and struck him on the head.
Bunun yerine, dilini ısırdı ve meydan okuma hareketiyle ayaklarının dibine tükürdü.[2]Instead, she bit off her tongue and spat it at his feet in a gesture of defiance.[2]
Başarısız olduktan sonra, "kendi dişleriyle onun dilini ısırarak, tiranın yüzüne tükürdü".[4]After failing, he had "with his own teeth bit off his tongue, he spit it in the tyrant’s face".[16]
Atum yere tükürdü ve bu tanrılar Şu (hava tanrısı) ve Tefnut (nem tanrıçası) yarattı.Und der HERR zerstreute sie von dort über die ganze Erde; und sie hörten auf, die Stadt zu bauen.
Atum yere tükürdü ve bu tanrılar Şu (hava tanrısı) ve Tefnut (nem tanrıçası) yarattı.Él volvió el rostro hacia abajo, hacia su creación y los que son sus potestades.
Bir oda hizmetçisi cenaze geçerken üst kattan tükürdü.Uma criada cuspiu de uma janela quando a procissão funeral estava passando.
Beş ceset üstüste konularak açıkta bırakıldı ve bir grup insan üzerlerine basıp tükürdü.Ötzin ruumista ja hänellä olleita esineitä on tutkittu hyvin tarkkaan.
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Da han hadde sagt dette, spyttet han på jorden og gjorde en deig av spyttet og smurte deigen på hans øine.
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Da han havde sagt dette, spyttede han på Jorden og gjorde Dynd af Spyttet og smurte Dyndet på hans Øjne.
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Detto questo sputò per terra, fece del fango con la saliva, spalmò il fango sugli occhi del ciec
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Dicho esto, escupió en tierra, hizo lodo con la saliva y con el lodo untó los ojos del ciego
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Dito isto, cuspiu no chão e com a saliva fez lodo, e untou com lodo os olhos do cego,
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Ezeket mondván, a földre köpe, és az õ nyálából sárt csinála, és rákené a sarat a vak szemeire,
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.이 말씀을 하시고 땅에 침을 뱉아 진흙을 이겨 그의 눈에 바르시고
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.När han hade sagt detta, spottade han på jorden och gjorde en deg av spotten och lade degen på mannens ögon
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Nói xong Ngài nhổ xuống đất , lấy nước_miếng trộn thành bùn , và đem xức trên mắt người mù .
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Nói xong Ngài nhổ xuống đất, lấy nước miếng trộn thành bùn, và đem xức trên mắt người mù.
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Rekši to, pljune na zemljo in napravi blato iz sline in pomaže z blatom slepcu oči
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Tämän sanottuaan hän sylki maahan ja teki syljestä tahtaan ja siveli tahtaan hänen silmilleen
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.To pověděv, plinul na zemi, a učinil bláto z sliny, i pomazal tím blátem oči slepého.
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.To povediac, napľul na zem, spravil blato zo sliny, natrel ho na oči slepého
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.To rzekłszy plunął na ziemię, a uczynił błoto z śliny i pomazał onem błotem oczy ślepego,
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.И тъй, четата, хилядникът и юдейските служители хванаха Исуса и Го вързаха.
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Се промовивши, плюнув на землю, і зробив грязиво з слини, та й помазав грязивом очі елїпому,
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.Сказав это, Он плюнул на землю, сделал брение из плюновения и помазал брением глаза слепому,
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.ויהי כדברו זאת וירק על הארץ ויעש טיט מן הרוק וימרח את הטיט על עיני העור׃
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.قال هذا وتفل على الارض وصنع من التفل طينا وطلى بالطين عيني الاعمى.
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.耶 穌 說 了 這 話 、 就 吐 唾 沬 在 地 上 、 用 唾 沬 和 泥 抹 在 瞎 子 的 眼 睛 上
Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve çamuru adamın gözlerine sürdü.耶穌說 了 這話 、 就 吐 唾沬 在 地上 、 用唾 沬 和泥 抹 在 瞎子 的 眼睛 上
Bu zemin üzerinde kararlılıkla tükürdü - "Ben hemen odama iptal.이걸로 그 바닥에 결정적 말다툼 - "내가 바로 내 방으로을 취소합니다.
Bu zemin üzerinde kararlılıkla tükürdü - "Ben hemen odama iptal.Tämän hän sylki ratkaisevasti lattialla - "Minä heti peruuttaa huoneeseeni.
Bu zemin üzerinde kararlılıkla tükürdü - "Ben hemen odama iptal.עם זאת הוא ירק בהחלטיות על הרצפה - "אני לבטל לאלתר את החדר שלי.
Bu zemin üzerinde kararlılıkla tükürdü - "Ben hemen odama iptal.مع هذا الخلاف انه حاسم على الأرض -- "أنا على الفور الغاء غرفتي.
Bu zemin üzerinde kararlılıkla tükürdü - "Ben hemen odama iptal.私は、もちろん、私はここに住んでいる日のために全く何も支払わないだろう、ON
Kelebekler Sirki'ndeki adama tükürdün biraz önce.Du hast grade den Direktor vom Schmetterlings-Zirkus angespuckt.
Kelebekler Sirki'ndeki adama tükürdün biraz önce.Je hebt zojuist de directeur van het Vlindercircus bespuwd.
Kelebekler Sirki'ndeki adama tükürdün biraz önce.Tu viens juste de cracher sur le presentateur du cirque Papillon.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.A napľujúc na neho vzali tú trstinu a bili ho po hlave.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.A plijíce na něho, brali třtinu a bili jej v hlavu.
Üzerine tükürdüler, kamışı alıp başına vurdular.A plując na niego, wzięli onę trzcinę, i bili go w głowę jego.

İlgili Sayfalar