tüfeği ile cümle
tüfeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.In hetzelfde jaar schafte bijna elke Himba zich een geweer aan.
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.In quegli stessi anni quasi ogni Himba possedeva un fucile.
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.같은 해 동안 거의 모든 힘바족에겐 소총이 있었어요.
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.La même année, quasiment chaque Himba disposait d'un fusil.
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.Počas toho istého roku takmer každý Himba mal pušku.
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.Trong những năm đó, người Himba nào cũng có súng trường,
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.W tym samym roku prawie każdy Himba miał karabin.
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.Εκείνη την εποχή σχεδόν κάθε Χίμπα είχε ένα τουφέκι.
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.В это время почти у каждого Химбы была винтовка.
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.През същата година почти всеки химба имаше пушка.
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.והם יכלו למכור אותם בסביבות 5,000 דולר אמריקאי לקילו. במהלך אותה שנה
Aynı yıl, neredeyse her Himba'nın bir tüfeği vardı.خلال نفس السنة كان لكل فرد من الهيمبا تقريباً بندقية.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.A esto lo llamo flexibilidad tipo escopeta.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Eu chamo-lhe uma flexibilidade de caçadeira.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Eu o numesc un fel de flexibilitate puşcă.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Ik noem het flexibiliteit op goed geluk.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Io la chiamo flessibilità di fucile.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Nazywam to elastycznością dubeltówki.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Pour moi, c'est de la flexibilité de fusil à pompe.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.저는 이것을 '샷건(shotgun) 유연성'이라고 부릅니다.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Аз го наричам един вид пушкова гъвкавост.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Така собі "гнучкість рушниці".
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.Я называю это чем-то вроде "дробовиком гибкости".
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.אני קורה לזה גמישות רובה צייד.
Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.ادعوها نوعا ما بسلاح المرونة
Çünkü savaş zamanıydı, İngiliz .303 tüfeği ülkenin her tarafındaydı.Bo w czasach wojny brytyjski karabin .303 był dostępny dosłownie wszędzie.
Çünkü savaş zamanıydı, İngiliz .303 tüfeği ülkenin her tarafındaydı.Dato che era tempo di guerra il fucile inglese .303 si trovava facilmente in tutto il paese.
Çünkü savaş zamanıydı, İngiliz .303 tüfeği ülkenin her tarafındaydı.Pentru că era război, pușca britanică de calibru 0.303 era aproape în toată ţara.
Çünkü savaş zamanıydı, İngiliz .303 tüfeği ülkenin her tarafındaydı.Porque era em tempo de guerra, a espingarda britânica .303 encontrava-se em quase todo o país.
Çünkü savaş zamanıydı, İngiliz .303 tüfeği ülkenin her tarafındaydı.Vì trong thời chiến, súng trường 303 của Anh có mặt ở khắp mọi nơi.
Çünkü savaş zamanıydı, İngiliz .303 tüfeği ülkenin her tarafındaydı.Weil Krieg herrschte waren großkalibrige Gewehre über das ganze Land verteilt.
Çünkü savaş zamanıydı, İngiliz .303 tüfeği ülkenin her tarafındaydı.Επειδή ήταν καιρός πολέμου, το βρετανικό τουφέκι .303 υπήρχε σε όλη την χώρα.
Çünkü savaş zamanıydı, İngiliz .303 tüfeği ülkenin her tarafındaydı.Так как это было военное время, британская винтовка 303-го калибра была доступна по всей стране.
Çünkü savaş zamanıydı, İngiliz .303 tüfeği ülkenin her tarafındaydı.Тъй като беше военно време, британската пушка 0,303 просто беше из цялата страна.
Evet bu beni çok şaşırtmıştı... ...koltuğunda otururken birden benden... ...tüfeği getirmemi istemişti.A co mě na tom udivovalo -- seděl ve svém křesle, zavolal na mě abych přinesl vzduchovku, a já jí přinesl.
Evet bu beni çok şaşırtmıştı... ...koltuğunda otururken birden benden... ...tüfeği getirmemi istemişti.És ami fantasztikus számomra -- ült a karosszékében, kiabált nekem, hogy hozzam a légpuskát, és odavittem.
Evet bu beni çok şaşırtmıştı... ...koltuğunda otururken birden benden... ...tüfeği getirmemi istemişti.그리고 제가 놀랐던건 -- 그 당시엔 아버지께서 안락의자에 앉으셔서 저를 부르면 비비탄 총을 가져다 드렸죠
Evet bu beni çok şaşırtmıştı... ...koltuğunda otururken birden benden... ...tüfeği getirmemi istemişti.Para mi lo sorprendente era que me gritaba desde su sillón que le trajera mi pistola, y yo la iba a buscar.
Evet bu beni çok şaşırtmıştı... ...koltuğunda otururken birden benden... ...tüfeği getirmemi istemişti.Wat ik hieraan zo geweldig vond - hij zat in zijn leunstoel, riep mij om de BB te halen, en ik haalde het.
Evet bu beni çok şaşırtmıştı... ...koltuğunda otururken birden benden... ...tüfeği getirmemi istemişti.והדבר שהדהים אותי בזה -- ובכן, הוא היה יושב בכיסא הנוח שלו, שואג עלי שאביא את הרובה, והייתי מביא אותו.
Evet bu beni çok şaşırtmıştı... ...koltuğunda otururken birden benden... ...tüfeği getirmemi istemişti.وما كان يدهشني في هذا الأمر -كان يناديني وهو مستلقيًا لأحضر المسدس فأحضره-
Evet bu beni çok şaşırtmıştı... ...koltuğunda otururken birden benden... ...tüfeği getirmemi istemişti.リクライニングチェアから大声でBBガンをよこせと言い 僕が取ってくると びっくりするのは-
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Ale pamätám si, že keď som bol malý, zabíjal muchy v dome vzduchovkou.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Ale pamiętam, że kiedy byłem mały, zabijał w domu muchy z mojej wiatrówki.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Dar când eram mic, îmi aduc aminte, omora muşte pe-acasă cu pistolul meu cu bile.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.De amikor kicsi voltam, emlékszem, hogy egy légpuskával lőtte le a legyeket.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Ich erinnere mich jedoch, als ich klein war, das er Fliegen mit meiner Lusftpistole jagte.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Ik herinner mij dat toen ik klein was, hij vliegen in huis vermoordde met mijn BB gun.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.하지만 어렸을 때 제가 기억하기로는 아버지는 집안의 파리를 제 비비탄 총으로 잡는 분이었어요.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Ma quando ero piccolo, mi ricordo, ammazzava le mosche a casa con la mia pistola ad aria compressa.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Nhưng hồi còn bé, tôi nhớ là ông hay giết ruồi trong nhà chúng tôi bằng khẩu súng BB của tôi.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Pero de pequeño, aún recuerdo cómo mataba moscas por la casa con mi pistola de aire comprimido.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Vzpomínám si, když jsem byl malý, zabíjel mouchy v domě s mojí vzduchovkou.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Ωστόσο, όταν ήμουν μικρός, θυμάμαι, ότι μπορούσε να σκοτώσει μύγες στο σπίτι μας με το αεροβόλο μου.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Но когато бях малък, помня, той убиваше мухите вкъщи с моята въздушна пушка.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.Но помню, когда я был маленький, он убивал мух в доме моим игрушечным пневматическим пистолетом.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.אבל כשהייתי קטן, אני זוכר, הוא נהג להרוג זבובים בבית שלנו עם רובה האויר שלי.
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.لكني أذكر أنه في صغري كان يستخدم مسدسي لقتل الذباب في المنزل
Fakat hatırlıyorum da, bir keresinde... ...tüfeğimle evde sinek öldürmüştü.父が僕のBB ガンで家の中のハエを殺していたことです 何がすごいかと言うと
Herkes tüfeğiyle ateş açsın!Använd gevären!