Ana içeriğe geç
Sözlük

tü ile cümle

tü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom bir kuş tüyü yastıkla Mary'yi boğdu.Tom suffocated Mary with a feather pillow.
Tom tükenmez kalemiyle Mary'yi boğazından şişledi.Tom stabbed Mary in the neck with his ballpoint pen.
Tom Mary'ye bir Noel hediyesi almak zorunda olduğu tüm parayı harcadı.Tom spent all the money he had to buy Mary a Christmas present.
Tom elindeki tüm parayı Meryem'e bir Noel hediyesi almak için harcadı.Tom spent all the money he had to buy Mary a Christmas present.
Tom, Mary'yi bir av tüfeği ile vurdu.Tom shot Mary with a shotgun.
Tom Mary'yi bir yaylı tüfek ile vurdu.Tom shot Mary with a crossbow.
Tom Mary'nin tüm parasını soydu.Tom robbed Mary of all her money.
Mary, nişananlarını gizli tutacağına söz verdi.Tom promised Mary that he'd keep their engagement secret.
Tom tüm öğleden sonra Mary'ye hiç dikkat etmedi.Tom paid no attention to Mary all afternoon.
Tom biraz turta ısmarladı ve Mary de.Tom ordered some pie and so did Mary.
Tom Mary'nin sevdiği aynı tür şeyleri seviyor.Tom likes the same kind of stuff that Mary likes.
Tom tüm parasını Mary ve babasının idare ettiği şirkete yatırdı.Tom invested all his money in the company that Mary and her father managed.
Tom Mary için kapıyı açık tuttu.Tom held the door open for Mary.
Tom, Mary için kapıyı açık tuttu.Tom held the door open for Mary.
Tom Mary'nin elini tuttu.Tom held Mary's hand.
Tom Mary'ye çok fena tutulmuştu.Tom had a major crush on Mary.
Tom Mary'nin kolunu tuttu.Tom grabbed Mary's arm.
Tom sahip olduğu tüm parayı Mary'ye verdi.Tom gave Mary all the money he had.
Tom, Mary'nin verdiği sözü tutup tutmayacağından emin değil.Tom doubts if Mary will keep her promise.
Tom Mary'nin sevdiği aynı tür müziği sevmiyor.Tom doesn't like the same kind of music as Mary does.
Tom Mary'nin ne tür bir insan olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what kind of person Mary is.
Tom Mary'ye yardım etmek için verdiği sözü tutmadı.Tom didn't keep his promise to help Mary.
Tom Mary'nin tüm sorulara yanıt veremedi.Tom couldn't answer all of Mary's questions.
Tom Mary'ye ne tür müzikten hoşlandığını sordu.Tom asked Mary what kind of music she liked.
Tom Mary'ye ne tür filmlerden hoşlandığını sordu.Tom asked Mary what kind of movies she liked.
Tom Mary'ye ne tür yiyeceklerden hoşlandığını sordu.Tom asked Mary what kind of food she liked.
Tom Mary'in markette biraz diş macunu ve biraz tuvalet kağıdı almasını istedi.Tom asked Mary to pick up some toothpaste and some toilet paper at the supermarket.
Tom Mary'nin tüm sorularını yanıtladı.Tom answered all of Mary's questions.
Tom ve Mary tüm sorunlarını çözdüler.Tom and Mary worked out their problems.
Tom ve Mary üç ay için rehine olarak tutuldular.Tom and Mary were held as hostages for three months.
Tom ve Mary birlikte balık tutmaya gitti.Tom and Mary went fishing together.
Tom ve Mary el ele tutuşurken manzaraya hayran kaldılar.Tom and Mary admired the scenery as they held hands.
Mary hoşlandığım kadın türüdür.Mary is the kind of woman I like.
Tom'un vasiyetine göre, Mary onun tüm gayrimenkulünü miras olarak alacak.According to Tom's will, Mary will inherit his entire estate.
Osmanlı Türkleri 1517 yılında Mısır'ı fethetti.Ottoman Turks conquered Egypt in 1517.
Van Gölü Türkiye'nin en büyük gölüdür.The Lake Van is the greatest lake of Turkey.
Onu omuzlarından tutarak, onu salladı ve bağırdı, "Kendine hakim ol!"Grabbing him by the shoulders, she shook him and yelled, "Snap out of it!"
İhtiyacınız olan tüm şey sevgi.All you need is love.
Ben tüm fikirlerin dışındayım.I'm all out of ideas.
Tom genellikle ne tür yazılım kullanır?What kind of software does Tom usually use?
Tom ne tür müzik sever?What kind of music does Tom like?
Tom ne tür filmleri sever?What kind of movies does Tom like?
Tom ne tür bir evde yaşıyor?What kind of house does Tom live in?
Tom ne tür yiyecekten hoşlanır?What kind of food does Tom like?
Tom polislerin onu tutuklamak isteyebileceğinden korkuyordu.Tom was afraid that the police might want to arrest him.
Bu tür şey olduğunda, Tom bundan hoşlanmıyor.Tom doesn't like it when this kind of stuff happens.
Tom'un tutuklanacağına dair küçük bir olasılık var.There's a small possibility that Tom will be arrested.
Bu tür bluz biraz eski moda görünmeye başlıyor.This kind of blouse is beginning to look a bit old-fashioned.
Bu sütün tadı tuhaf.This milk tastes odd.
Polis Tom'un olaya biraz ışık tutacağını umut ediyordu.The police were hoping that Tom could shed some light on the incident.
Yüzme turları atarak daha fazla zaman geçirmek istemedim.I didn't want to spend any more time swimming laps.
Tom biraz turta aldı.Tom got some pie.
Onun tuhaf fikirleri var.He has strange ideas.
Kent, önemli bir turistik yer olarak rağbet kazandı.The city is gaining popularity as a major tourist destination.
Tuhaf görünüyor.It seems strange.
Tüm katkıların için teşekkürler. Yakında seni tekrar görmeyi umut ediyoruz.Thank you for all your contributions. We expect to see you again soon.
Başbakan Tuna ırmağına düşüp boğuldu.The prime minister fell into the Danube and drowned.
Tırabzanı sıkıca tutun.Hold on firmly to the handrail.
Müzik onun tutkusu.Music is his passion.
Müzik senin tutkun.Music is your passion.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod