Ana içeriğe geç
Sözlük

töm ile cümle

töm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yaklaşık 2.30'da göründü.Tom showed up at about 2:30.
Tom 2.30 civarı geliverdi.Tom showed up at about 2:30.
Tom bana nasıl spagetti yapacağımı gösterdi.Tom showed me how to make spaghetti.
Tom bana yedikleri yiyeceğin bir resmini gösterdi.Tom showed me a picture of the food they had eaten.
Tom böyle bir şey söylememeliydi.Tom shouldn't have said such a thing.
Tom bir şemsiye almalıdır, çünkü yağmur yağacak gibi görünüyor.Tom should take an umbrella because it looks like rain.
Tom daha erken ayrılmalıydı.Tom should have left earlier.
Tom'un daha dikkatli olması gerekirdi.Tom should have been more careful.
Tom, spor salonuna gitmeli.Tom should go to the gym.
Tom'un yarın bir testi olduğu için bu gece yatmaya erken gitmeli.Tom should go to bed early tonight since he has a test tomorrow.
Tom bir doktora gitmelidir.Tom should go see a doctor.
Tom Fransa'da iken kesinlikle bir ya da iki sanat müzesini ziyaret etmeli.Tom should definitely visit an art museum or two while he's in France.
Tom bir uzmana danışmalı.Tom should consult an expert.
Tom gelecek Cumartesiye kadar hastaneden çıkmalı.Tom should be out of the hospital by next Saturday.
Tom şimdi evde olmalı, ama hâlâ ofisinde bulunuyor.Tom should be home by now, but he's still at his office.
Tom 2.30'a kadar geri dönmeli.Tom should be back by 2:30.
Tom 2.30'dan önce geri dönmeli.Tom should be back before 2:30.
Tom yanlışlıkla kendini bacağından vurdu.Tom shot himself in the leg accidentally.
Tom komşusuyla bir kuyuyu paylaştı.Tom shared a well with his neighbor.
Tom çok sayıda fikri komite ile paylaştı.Tom shared a large number of ideas with the committee.
Tom yüzde 30 indirimle T-shirt satıyor.Tom sells T-shirts at a 30 percent discount.
Tom nadiren tartışmaları kazanır.Tom seldom wins arguments.
Tom pazartesi günü nadiren dışarı çıkar.Tom seldom goes out on Monday.
Tom nadiren kırmızı et yer.Tom seldom eats red meat.
Tom kırk yılda bir saçını tarama zahmetine katlanır.Tom seldom bothers to comb his hair.
Tom uyuyor gibi görünüyor.Tom seems to be sleeping.
Tom pasaportunu kaybetmiş gibi görünüyor.Tom seems to have lost his passport.
Tom ev ödevini zamanında bitirtemeyecek gibi görünüyor.Tom seems to hardly ever get his homework done on time.
Tom her yıl gribe yakalanır gibi görünüyor.Tom seems to catch the flu every year.
Tom çok heyecanlı görünüyor.Tom seems to be very excited.
Tom eskisinden çok daha uzun görünüyor.Tom seems to be much taller than he used to be.
Tom yiyeceğe muhtaç gibi gözüküyor.Tom seems to be hard up for food.
Tom depresyonda gibi görünüyor.Tom seems to be depressed.
Tom her zaman meşgul gibi görünüyor.Tom seems to be busy all the time.
Tom uykuda gibi görünüyor.Tom seems to be asleep.
Tom, iyi bir gitarist gibi görünüyor.Tom seems to be a good guitarist.
Tom samimi bir insan gibi görünüyor.Tom seems to be a friendly person.
Tom her zaman doğru zamanda doğru şeyi söylüyor gibi görünüyor.Tom seems to always say the right thing at the right time.
Tom her zaman tanıdığı insanlarla karşılaşıyor gibi görünüyor.Tom seems to always be running into people he knows.
Tom dün gece partide eğlenmiş gibi gözüküyor.Tom seemed to enjoy himself at the party last night.
Tom biraz hayal kırıklığı uğramış gibi görünüyordu.Tom seemed to be somewhat disappointed.
Tom yardım için çığlık attı.Tom screamed for help.
Tom sesi çıktığı kadar çığlık attı.Tom screamed at the top of his lungs.
Tom hemen hemen hiç egzersiz yapmaz.Tom scarcely ever gets any exercise.
Tom her zaman gerçeği söylemen gerektiğini söylüyor.Tom says you should always tell the truth.
Tom caddenin her iki tarafına da park edebilirsiniz diyor.Tom says we can park on either side of the street.
Tom, son zamanlarda yeterice uyuyamadığını söylüyor.Tom says that recently he isn't able to get enough sleep.
Tom, bir yabancı dil öğrenmenin zor olduğunu söylüyor.Tom says that learning a foreign language is hard.
Tom yorgun olduğunu söylüyor.Tom says that he's tired.
Tom bu sıcak havadan usandığını söylüyor.Tom says that he's fed up with this hot weather.
Tom onun her zaman aynı şeyleri yaptığını söylüyor.Tom says that he's a creature of habit.
Tom alışkanlıklarına bağlı biri olduğunu söylüyor.Tom says that he's a creature of habit.
Tom yarın toplantı olacağını söylüyor.Tom says that he'll be at the meeting tomorrow.
Tom burada gömülmek istediğini söylüyor.Tom says that he wants to be buried here.
Tom asla rüya görmediğini söylüyor.Tom says that he never dreams.
Tom henüz karar vermediğini söylüyor.Tom says that he hasn't made up his mind yet.
Tom mükemmel bir evliliği olduğunu söylüyor.Tom says that he has the perfect marriage.
Tom çocukları sevmediğini söylüyor.Tom says that he doesn't like children.
Tom canının koşmak istemediğini söylüyor.Tom says that he doesn't feel like jogging.
Tom canının dışarı çıkmak istemediğini söylüyor.Tom says that he doesn't feel like going out.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod