Ana içeriğe geç
Sözlük

töm ile cümle

töm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ikindi kahvaltısı için ne yer?What does Tom eat for a mid-afternoon snack?
Tom ne iş yapar?What does Tom do?
Tom boş zamanında ne yapar?What does Tom do in his free time?
Tom geçimini neyle sağlar?What does Tom do for a living?
Tom ne işle meşgul oluyor?What does Tom do for a living?
Tom en önemli konunun ne olduğunu düşünüyor?What does Tom consider to be the most important point?
O Tom'a ne yapmak zorundadır?What does that have to do with Tom?
Tom'a ne olduğunun ne önemi var?What does it matter what happens to Tom?
Tom hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Tom?
Tom'un kız arkadaşı hakkında ne biliyorsun?What do you know about Tom's girlfriend?
Tom sana ne dedi?What did Tom say to you?
Tom gelirse ne yapmam bekleniyor?What am I supposed to do if Tom comes?
Tom gelirse ne yapmam gerekiyor?What am I supposed to do if Tom comes?
Tom gelinceye kadar mitinge başlamayacağız.We won't start the meeting until Tom comes.
Tom'un vize alamadığını duymak bizi hayal kırıklığına uğrattı.We were disappointed to hear that Tom couldn't get a visa.
Şu anda Tom Jackson'u mahkûm etmek için ihtiyacımız olan tüm kanıta sahibiz.We now have all the evidence we need to convict Tom Jackson.
Biz Tom'u takımın kaptanı yaptık.We made Tom the captain of the team.
Tom'un intihar ettiğini duyduk, ama biz ona gerçekten inanmadık.We heard that Tom had committed suicide, but we didn't really believe it.
Tom'u boşanmasından beri çok fazla görmedik.We haven't seen much of Tom since his divorce.
Çiti Tom'a açık yeşile boyattık.We had Tom paint the fence light green.
Tom'un cinayeti işlediğine inanıyoruz.We believe that Tom committed the murder.
Tom dün evde miydi?Was Tom at home yesterday?
Nehrin kenarında Tom'la birlikte gördüğün sen miydin?Was that you I saw with Tom near the river?
Maalesef, Tom bize yardım etmeyi reddetti.Unfortunately, Tom refused to help us.
Tom'un küçük kızı evlidir.Tom's younger daughter is married.
Tom'un işi ikinci-el arabalar satmaktır.Tom's work is selling second-hand cars.
Eğer gerçeği bilseydi, Tom'un eşi muhtemelen onu terk ederdi.Tom's wife would probably leave him if she knew the truth.
Tom'un konuşma şekli sinirlerime dokunuyor.Tom's way of talking gets on my nerves.
Tom'un sorunçıkaran günleri bitti.Tom's troublemaking days are over.
Tom'un üçüncü evliliği mutsuzdu ve hâlâ bir kez daha boşanmayı düşünüyordu.Tom's third marriage was unhappy and he was considering yet another divorce.
Tom'un müzik zevki benimkine benzer.Tom's taste in music is similar to mine.
Tom'un konuşması oldukça ilginçti.Tom's speech was quite interesting.
Tom'un oğlu geçen kış bir trafik kazasında öldürüldü.Tom's son was killed in a traffic accident last winter.
Tom çok yaşlı.Tom's so old.
Tom'un cevabı ani oldu.Tom's response was immediate.
Tom'un uçağı 14.30'da Boston'a hareket edecek.Tom's plane leaves for Boston at 2:30 p.m.
Tom'un ebeveynlerinin her ikisi de öğretmendir.Tom's parents were both teachers.
Tom'un fikirlerinin buralarda fazla ağırlığı yoktur.Tom's opinions don't carry much weight around here.
Tom'un operasyonu küçük bir servete mal olacak.Tom's operation was going to cost a small fortune.
Tom'un büyük kızı hâlâ bekardır.Tom's older daughter is still unmarried.
Tom nefes almıyor.Tom's not breathing.
Tom'un annesi çok iyi bir aşçıdır.Tom's mother is a very good cook.
Tom'un annesi Tom üniversiteden mezun olmadan tam bir hafta önce öldü.Tom's mother died just one week before Tom graduated from college.
Tom'un annesi Tom'u holde çıplak gezdiği için kovaladı.Tom's mother chased Tom as he ran naked around the lobby.
Tom'un oturma odası zevkle döşenmiştir.Tom's living room was tastefully furnished.
Tom'un evi satılıktır.Tom's house is for sale.
Tom'un evini bulmak kolaydır.Tom's house is easy to find.
Tom'un kalbi birdenbire daha hızlı atmaya başladı.Tom's heart suddenly began to beat faster.
Tom'un şapkası uçtu.Tom's hat blew off.
Tom'un saç çizgisinden uzaklaşıyorsun.Tom's hairline is receding.
Tom'un saç çizgisi basıktır.Tom's hairline is receding.
Montaj hattı üzerinde çalışırken, Tom'un parmakları mahvoldu.Tom's fingers got smashed while working on the assembly line.
Tom'un ailesi Boston'da yaşıyor.Tom's family lives in Boston.
Tom'un yüzü kırmızı.Tom's face is red.
Tom görme yeteneği eskisi kadar iyi değil.Tom's eyesight isn't as good as it used to be.
Tom'un gözleri kan çanağı.Tom's eyes are bloodshot.
Tom'un görevleri yaprakları tırmıkla toplamayı içermektedir.Tom's duties include raking the leaves.
Tom'un köpeği oynayarak onu ısırdı.Tom's dog bit him playfully.
Tom'un diyeti proteinden yoksun.Tom's diet is deficient in protein.
Tom'un ölümü bir sürpriz olarak geldi.Tom's death came as a surprise.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod