Ana içeriğe geç
Sözlük

töm ile cümle

töm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un sabıka kaydı sadece iki sarhoş sürücü celbinden oluşuyor.Tom's criminal record consists of only two drunken driving citations.
Tom son dört yılda iki kez alkollü araba sürmekten mahkûm edildi.Tom has been convicted of drunken driving twice in the last four years.
Tom idam edileli üç yıl oldu.Tom has been on death row for three years.
Tom idam sırasındaki 3.000'den fazla mahkumdan biridir.Tom is one of the more than 3,000 inmates on death row.
Tom şu anda ne yapıyor?What's John doing right now?
Tom benim kadar genç değil.Tom is not as young as I am.
Tom bir yıldan daha fazla süredir Boston'da yaşamaktadır.Tom has lived in Boston for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla bir süre Boston'da yaşamayı planlıyor.Tom plans to live in Boston for more than a year.
Tom Boston'u ziyaret ettiğinden beri bir yıldan fazla oldu.It's been more than a year since Tom has visited Boston.
Tom bir yıldan daha fazla süredir Mary'yi görmedi.Tom hasn't seen Mary for more than a year.
Bir yılı aşkındır Tom Mary'i görmedi.Tom hasn't seen Mary for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmamayı ümit ediyor.Tom hopes he doesn't have to live in Boston for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live in Boston for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmadığı için mutluydu.Tom was glad he didn't have to live in Boston for more than a year.
Son zamanlarda Tom'la buluşmadım.I haven't met with Tom recently.
Tom gösterişli ve güzel bir ev yapmak istiyor.Tom wants to build an ostentatious and smart house.
Tom'a söylemesen iyi olur.You'd better not tell Tom.
Tom'a karşılık vermesen iyi olur.You'd better not talk back to Tom.
Tom'la tartışmasan iyi olur.You'd better not argue with Tom.
Tom'un ne kadar sık ödevini yapmamasına şaşırırdın.You'd be amazed how often Tom doesn't do his homework.
Tom'un oyun oynayarak ne kadar çok zaman harcadığına şaşırırdın.You'd be amazed how much time Tom spends playing games.
Dışarı çıktığında Tom'un ne kadar çok bira içtiğine şaşırırdın.You'd be amazed how much beer Tom drinks when he goes out.
Tom'un onu yapmamasını kaç kez söylediğime şaşırırdın.You'd be amazed how many times I've told Tom not to do that.
Tom'a güvenmemelisin.You shouldn't trust Tom.
Tom'la alay etmemelisin.You shouldn't make fun of Tom.
Tom'un arabasını ödünç almamalıydın.You shouldn't have borrowed Tom's car.
Tom'un sana söylediği her şeye inanmamalısın.You shouldn't believe everything Tom tells you.
Bugün mümkünse Tom'dan uzak durmalısın. O sana çok kızgın.You should avoid Tom today if at all possible. He's very mad at you.
Tom'un odasına girmeden önce her zaman kapıyı çalmalısın.You should always knock before entering Tom's room.
Tom'u ziyaret etmek istediğini söylüyorsun? Allah aşkına bunu neden yapmak istiyorsun?You say you want to visit Tom? Why in the world would you want to do that?
Tom'a hayır demekten vazgeçmelisin.You need to stop saying no to Tom.
Tom'u kışkırtan kavgaları durdurmalısın.You need to stop provoking fights with Tom.
Tom'dan gelen e-postaları görmemezlikten gelmeyi durdurmalısın.You need to stop ignoring email messages from Tom.
Tom'u rahatsız eden şeyleri yapmayı durdurmalısın.You need to stop doing things that bother Tom.
Tom'la karşılaşabilirsin.You might meet Tom.
Kütüphane giderseniz Tom'la karşılaşabilirsiniz.You might meet Tom if you go to the library.
Tom'dan nefret ediyorsun, değil mi?You hate Tom, don't you?
Tom'un dün niçin gelmediğini biliyorsun, değil mi?You don't know why Tom didn't come yesterday, do you?
Tom'un ne zaman geleceğini bilmiyorsun, değil mi?You don't know when Tom will come, do you?
Tom'un söylediğini yapmak zorunda değilsin.You don't have to do what Tom says.
Tom'u görmedin, değil mi?You didn't see Tom, did you?
Tom'a güvenemezsin.You can't trust Tom.
Tom'un yardımına güvenemezsin.You can't count on Tom's help.
Tom'dan yardım isteyebilirsin.You can ask Tom for help.
Her zaman Tom'un yardımını isteyebilirsin.You can always ask for Tom's help.
Beyzboldan hoşlanan tek kişi sen değilsin. Tom da ondan hoşlanıyor.You aren't the only one who likes baseball. Tom likes it, too.
Dün Tom bütün gün evde kaldı.Yesterday Tom stayed home all day.
Tom'un ne zaman geleceğini bana bildirir misin?Would you let me know when Tom comes?
Bana Tom'un adresini verir misin?Would you give me Tom's address?
Tom masanın üzerindeki yemeği birkaç dakika içinde yemiş.Within a few minutes, Tom had eaten up all the food on the table.
Bağlantıların ile, Tom için bir iş bulabilmelisin.With your connections, you should be able to find a job for Tom.
Tom'la yüzecek misin?Will you swim with Tom?
Tom'a diğer çocuklarla birlikte kampa gitmesine izin verilecek mi?Will Tom be allowed to go camping with the other children?
Tom böyle bir şeyi niçin yapardı?Why would Tom do such a thing?
Tom öyle bir şeyi niçin yapardı?Why would Tom do something like that?
Tom niçin Boston'a gitmemeye karar verdi?Why would Tom decide not to go to Boston?
Niçin Tom'u aramıyorsun?Why don't you call Tom up?
Niçin Tom'a sormuyorsunuz?Why don't you ask Tom?
Tom'a sorsana.Why don't you ask Tom?
Tom'un bizimle kart oynamayı isteyip istemediğini niçin öğren miyoruz?Why don't we see if Tom wants to play cards with us?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod