Tom onlara onun ne istediği ile ilgili genel bir fikir verdi.Tom gave them a general idea of what he wanted.
Tom çok kibar bir insandır.Tom is a very gentle person.
Tom'un amacı otuzundan önce bir ev sahibi olmaktır.Tom's goal is to own a home before he's thirty.
Tom tam-buğday ürünlerini tercih eder.Tom prefers whole-grain cereals.
Tom tam taneli tahıl tercih eder.Tom prefers whole-grain cereals.
Tom iki profesyonel gruba aittir.Tom belongs to two professional groups.
Tom on yıldır bir hapishane gardiyanıdır.Tom has been a prison guard for ten years.
Tom havaalanında bir güvenlik görevlisidir.Tom is a security guard at the airport.
Tom parayı almakla suçludur.Tom was guilty of taking the money.
Tom parayı almakla suçluydu.Tom was guilty of taking the money.
Tom elbiselerini asar, sonra onları rengine göre düzenler.Tom hangs his clothes, then arranges them by color.
Tom çiğ soğanlardan nefret eder.Tom hates raw onions.
Tom sabah erken kalkmaktan nefret eder.Tom hates getting up early in the morning.
Tom kurallardan nefret eder.Tom hates the rules.
Tom'un bacağı iyileşiyor.Tom's leg is healing.
Tom'un kırık kolunun iyileşmesi birkaç hafta sürdü.Tom's broken arm took several weeks to heal.
Tom'un ağır bir işyükü var.Tom has a heavy workload.
Tom ağır halterleri kaldırabilir.Tom can lift heavy weights.
Tom endişelerini karısından sakladı.Tom hid his worries from his wife.
Tom Arap atları yetiştirir.Tom raises Arabian horses.
Tom İngilizcesini geliştirmek için çok çalışıyor.Tom is working hard to improve his English.
Tom gerçekten geliştirmek istiyor.Tom really wants to improve.
Tom'un öğle yemeği bir sandwiç ve bir elmadan oluşur.Tom's lunch includes a sandwich and an apple.
Tom'un bilgisayar sanayinde iyi bir işi var.Tom has a good job in the computer industry.
Tom film sanayinde çalışır.Tom works in the film industry.
Tom bir araba kazasında yaralandı.Tom was injured in a car accident.
Tom iş arkadaşlarının anlaşmazlığında arabuluculuk etti.Tom intervened in his coworkers' disagreement.
Tom'un babası hapishanededir.Tom's father is in jail.
On yıl içerisinde Tom'un sekiz işi oldu.Tom has had eight jobs in ten years.
Tom okulun tiyatro kulübüne katıldı.Tom joined his school's drama club.
Tom Marine Corps'a katıldı.Tom joined the Marine Corps.
Tom deniz piyadelerine katıldı.Tom joined the Marine Corps.
Tom bir sanat yarışmasında bir hakemdi.Tom was a judge in an art contest.
Tom az önce gitti.Tom just left.
Tom G. Roberts, ABD Yüksek Mahkemesi Başyargıcıdır.Tom G. Roberts is the Chief Justice of the U.S. Supreme Court.
Tom işini kaybettiğinde arkadaşları çok nazikti.Tom's friends were very kind when he lost his job.
Tom çocuğunu günde yüzlerce kez öpüyor.Tom kisses his child a hundred times a day.
Tom komşularını tanımıyor.Tom doesn't know his neighbors.
Tom çok şey bilir.Tom knows many things.
Tom daha çok bilgi kazanmalı.Tom needs to gain more knowledge.
Tom işi bitirmek için motivasyondan yoksun.Tom lacks motivation to finish the job.
Tom binadan ayrılmak zorunda kalacak.Tom will have to leave the building.
Tom yaklaşık akşam altıda binayı terk etti.Tom left the building at about 6 p.m.
Tom parayı almak için uzandı.Tom lied about taking the money.
Güneşli bir günde, Tom çimende uzanmayı sever.Tom loves to lie in the grass on a sunny day.
Tom üç kez yıldırım tarafından çarpıldı.Tom has been struck by lightning three times.
Tom kağıda düz bir çizgi çizdi.Tom drew a straight line on the paper.
Tom bir saat kuyrukta bekledi.Tom stood in line for an hour.
Tom üniversitede edebiyatı asıl branş olarak aldı.Tom majored in literature at the university.
Tom bir Çin edebiyatı profesörüdür.Tom is a professor of Chinese literature.
Tom İngiliz edebiyatı okumayı sever.Tom likes reading English literature.
Tom'un hayali dağlarda yaşamaktır.Tom's dream is to live in the mountains.
Tom bir araba satın almak için bankadan kredi çekti.Tom took out a loan in order to buy a car.
Tom her gün yerel kahve dükkanında kahvaltı yapar.Tom has breakfast at the local coffee shop every day.
Tom onun mesajının sesli olduğundan emindi.Tom made sure his message was loud.
Tom ülkesine sadık bir vatandaştır.Tom is a loyal citizen of his country.
Tom bana eğlenceli bir kısa mesaj gönderdi.Tom sent me a funny text message.
Tom odanın ortasında durdu.Tom stood in the middle of the room.
Tom, hukuk fakültesine gitmeye karar verdi.Tom made up his mind to go to law school.
Tom karar veremez.Tom can't make up his mind.