Tom'dan kapıyı kapamasını rica ettim.I asked Tom to close the door.
Tom'un gitar çalmasını rica ettim.I asked Tom to play the guitar.
Tom'un pencereyi açmasını rica ettim.I asked Tom to open the window.
Tom'a yazdım, ve kız kardeşim de ona yazdı.I wrote to Tom, and my sister also wrote to him.
Tom'a telefon ettim.I called Tom up.
Tom'a yeni kitabı hakkında soru sordum.I asked Tom about his new book.
Tom'un işini yapacak birini almak zorunda kalacağım.I will have to take on someone to do Tom's work.
Tom'un nazik olduğunu düşünüyorum.I think that Tom is kind.
Tom'un nazik olduğunu sandım.I thought that Tom was kind.
Tom kadar iyi tenis oynayamam.I can't play tennis as well as Tom.
Tom'u bir arkadaş olarak görüyorum.I regarded Tom as a friend.
Ben haberleri Tom'a anlattım, Mary'ye değil.I told the news to Tom, not to Mary.
Küçük bir çocukkenden beri Tom'u tanıyorum.I have known Tom since I was a little boy.
Sınavı geçtim ve Tom da öyle.I passed the exam and so did Tom.
Ben araba sürebilirim fakat Tom süremez.I can drive a car, but Tom can't.
Mağazanın önünde Tom'la karşılaştım.I met Tom in front of the store.
Yolda Tom'a rastladım.I met Tom on the way.
Karaoke'ye gittiğimizde, Tom bütün gece şarkı söylemeye devam etti.When we went to karaoke, Tom went on singing all night.
Tom'a liderimiz olarak saygı duyarız.We look up to Tom as our leader.
Tek oğlum Tom'a büyük babamın ismini verdik.We named our only son Tom after my grandfather.
Otomatik kapı açıldı ve Tom içeri girdi.The automatic doors opened and Tom got in.
Tom, Mary'ye bir şey olabileceğinden endişeleniyordu.When he was young, he used to follow Beethoven everywhere he went.
Delikanlı Tom'un üzerine abandı ve kulağına bağırdı.The lad leaned over and shouted into Tom's ear.
O neşeyle Tom'a sırıttı.He grinned cheerfully at Tom.
Tom'a önemli bir görev verildi.An important post was given Tom.
Ev ödevi bitirildikten sonra, Tom yatmaya gitti.His homework having been finished, Tom went to bed.
Önceleri iş, Tom'a iyi göründü fakat daha sonra iş yorucu oldu.At first the job looked good to Tom, but later it became tiresome.
İster inan ister inanma, Tom 70 yaşında.Believe it or not, Tom is 70 years old.
Öğretmen Tom'un sınavı geçeceği sonucuna vardı.The teacher concluded that Tom would pass the exam.
Öğretmen Tom'un sık sık derse gelmemesinden endişe duyuyordu.The teacher was worried by Tom's frequent absences from class.
Tombul beyaz bir kedi, duvarın üstüne oturdu ve onları uykulu gözlerle seyretti.A fat white cat sat on a wall and watched them with sleepy eyes.
Tom'un dışında kimle görüşmeliyim?Who should I meet but Tom?
Herkes Tom'dan her zaman iyi şekilde bahseder.Everyone always speaks well of Tom.
Adam Tom'un sandalyesinin yanında durdu.He stopped by Tom's chair.
Tom yabancılara havlaması için köpeğini eğitti.Tom trained his dog to bark at strangers.
Metro treni yolunu sarsarken Tom güzel güzel uyudu.Tom slept peacefully as the underground train rattled on its way.
Tomoko'nun bana ödünç verdiği çizgi roman hiç ilginç değildi.The comic book that Tomoko lent me was not at all interesting.
Tomoko mutlu şekilde kapıdan dışarı çıktı.Tomoko bounced happily out the door.
Tomoko arkadaşlarının partisine gelmesini istedi.Tomoko asked her friends to come to her party.
Uzun adam Tom'a baktı ve gülümsedi.The tall man looked at Tom and smiled.
Tom artık ağrıya dayanamadı.He could no longer stand the pain.
Tren geçerken Tom sürücünün bir anlık bakışını yakaladı.Tom caught a glimpse of the driver as the train raced past.
Tomei Otoyolu, Nagoya ile Tokyo'yu bağlar.The Tomei Expressway connects Tokyo with Nagoya.
Bay Suziki Tom'un şakası hakkında kızgın.Mr. Suzuki is angry about Tom's prank.
Onun babası onu Tom olarak çağırır.His father calls him Tom.
Onun adı Tomoyuki Ogura.His name is Tomoyuki Ogura.
O yakında Tom'a yetişecek.He'll soon catch up with Tom.
O, çocuğu Tom olarak çağırır.He calls the boy Tom.
O, Tom'dan çok daha gençtir.He's much younger than Tom.
O çok gençtir. O, Tom'dan çok daha gençtir.He's very young. He's much younger than Tom.
O, Tom'un iş bitirilmeden önce ayrıldığını gördü.He saw Tom leave before the job was finished.
O, Tom'dan daha kısadır.He's shorter than Tom.
Onlar kedilerine Tom ve Jerry adını verdiler.They named their cats Tom and Jerry.
Kedilerine Tom ve Jerry adını verdiler.They named their cats Tom and Jerry.
O, Mary ve Tom'un arasında oturuyordu.He was sitting between Mary and Tom.
O, Tom'la evlendiği için kızıyla tartıştı.He argued his daughter out of marrying Tom.
Onların isimleri Tom ve Ken'dir.Their names are Tom and Ken.
Onlar Tom'un yeni teorisini küçümsüyorlar.They are crying down Tom's new theory.
Onlar Tom'un doğum günü için parti düzenleyecekler.They will get up a party for Tom's birthday.
Tom'un doğum günü dolayısıyla bir parti verecekler.They will get up a party for Tom's birthday.