Ana içeriğe geç
Sözlük

töm ile cümle

töm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir tebessümle, "Günaydın", dedi."Good morning", said Tom with a smile.
Tom'a her zaman güvenebilirsin.You can always count on Tom.
Sen Tom'un bir arkadaşısın, değil mi?You're a friend of Tom's, eh?
Cevabını Tom'unkiyle karşılaştır.Compare your answer with Tom's.
Cevabını Tom'unki ile karşılaştır.Compare your answer with Tom's.
Bizim için sürpriz oldu, Tom Mary ile bizim partiye geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Sürpriz oldu, Tom partimize Mary ile birlikte geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Şu işe bak ki Tom bizim partiye Mary'yle geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Bize sürpriz oldu, Tom Mary ile partimize geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Tom motoru çalıştırdı.Tom started the engine.
Öğretmen Tom'un sık sık sınıfta bulunmamasından endişeliydi.The teacher was worried by Tom's frequent absence from class.
Acele et, Tom.Hurry up, Tom.
Tom eve giderken Amerikalı olduğunu düşündüğü bir adamla karşılaştı.On his way home, Tom met a man who he thought was an American.
Fırsatımız varken Tom'u ziyaret etmememiz ne kötü.It's a pity we didn't visit Tom when we had the chance.
Okula giderken Tom ile karşılaştım.I met Tom on my way to school.
Okuluma giderken Tom'la karşılaştım.I met Tom on my way to school.
Genelde, Tom neredeyse yaptığı her şeyde uyumlu bir insandır.By and large, Tom is an easygoing person in almost everything he does.
Görmek istediğim Tom'dur.It is Tom whom I want to see.
Tom bizim takımda kurtarma vuruşu yapar.Tom bats cleanup on our team.
Çiçekler hâlâ tomurcuk.The flowers are still in bud.
Çiçekler tomurcuklardan gelişir.Blossoms develop from buds.
Tom bana telefon ettiğinde evden ayrılıyordum.I was leaving home when Tom telephoned me.
Tom ekranda ne oynarsa oynasın, muhteşem görünüyor.No matter what he plays on the screen, Tom looks great.
Tombul parmaklarım var, bu nedenle küçük bir klavye kullanamam.I have chubby fingers, so I can't use a small keyboard.
Kırmızı çatısı olan ev Tom'un evidir.That's Tom's house with the red roof.
Tom hariç, bütün aile sessizce TV izliyordu.Except for Tom, the family was all watching TV in silence.
Londraya giderken Bay Higgins Tom ve Susie'ye bir sürü ilginç şeyler söyledi.On the way to London Mr Higgins told Tom and Susie many interesting things.
Çoğunlukla olduğu gibi, Tom sınıfa geç kalmıştı.Tom was late for class, as is often the case.
Tom onu sevmek için zamanında geldi.In time, Tom came to love her.
Merhaba, Tom. Günaydın.Hello, Tom. Good morning.
Merhaba, Ben Japonyalı Tomoko Sato'yum.Hello, I'm Tomoko Sato from Japan.
Mary Tom'u aşağılıyordu.Mary was scornful of Tom.
Meg Tom'la tekrar buluşmaktan mutlu oldu.Meg was happy about meeting Tom again.
Meg Tom'la tekrar buluşmaktan mutluydu.Meg was happy about meeting Tom again.
Tom ile esrar kullanımı ile ilgili bir tartışma vardı.I had an argument with Tom about the use of marijuana.
Tom'la esrar kullanımı hakkında tartıştım.I had an argument with Tom about the use of marijuana.
Mike ve Tom aynı sınıftalar.Mike and Tom are in the same class.
Bayan White Tom'un okuldan sonra kalmasını emretti.Ms. White ordered that Tom should stay after school.
Bob ve Tom erkek kardeştirler.Bob and Tom are brothers.
Ben Tom Hunter.I'm Tom Hunter.
Philip ve Tom'un birbirleriyle ilişkisi var.Philip and Tom are related to each other.
Soğuk hava Tom'u yeniden hayata döndürdü.The cold air revived Tom.
Bill Tom'a aniden vurdu.Bill dealt Tom a sudden blow.
Tom masasını temizlemek için tam zamanında ofise gitmek istedi.Bill wanted to get to the office in good time to clean his desk.
Hey, Tom, endişelerini unut.Hey, Tom, forget about your worries.
Tomoko neredeyse ağlamaya başladı.Tomoko almost started to cry.
Tom'dan başka hiç kimse onun adresini bilmez.No one knows his address but Tom.
Tom'a güvenirim.I count on Tom.
Tom'dan başka hiç kimse raporu teslim etmedi.No one but Tom handed in the report.
Şu anda hem Tom hem de Bill tenis oynuyorlar.Both Tom and Bill are playing tennis now.
Tom da oradaydı.Tom was also there.
Tom hikayeyi duyduğunda suratını astı.Tom pulled a long face when he heard the story.
Tom'un hiç görgüsü yok.Tom has no manners.
Tom, iyi bir aşçıdır.Tom is a good cook.
Tom, zeki bir çocuğa benziyor.Tom looks like a clever boy.
Tom, haber verilmeden görevden alındı ​​.Tom was dismissed without notice.
Tom, akşam yemeğine geç kalmıştı.Tom was late for dinner.
Tom çoğu zaman sözünü tutmayı başaramaz.Tom often fails to keep his word.
Tom beyzbol oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play baseball.
Tom beyzbol oynarken kendi havasında.Tom is in his element when he is playing baseball.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod