Örneğin, Suudi Arabistan'daIn Saudi Arabien zum Beispiel gibt es ein Phänomen, das Religionspolizei genannt wird.
Örneğin Suudi Arabistan'daki, benim memleketim İstanbul'dan ya da Türkiye'den çok farklıdır.사우디아라비아의 그것은 제 고향인 이스탄불이나 터키에서와는 상당히 다릅니다.
Örneğin Suudi Arabistan'daki, benim memleketim İstanbul'dan ya da Türkiye'den çok farklıdır.La cultura de Arabia Saudita es muy diferente a la de mi ciudad, Estambul, en Turquía.
Örneğin Suudi Arabistan'daki, benim memleketim İstanbul'dan ya da Türkiye'den çok farklıdır.Törökországé, ahonnan én jövök, Isztanbulból.
Örneğin Suudi Arabistan'daki, benim memleketim İstanbul'dan ya da Türkiye'den çok farklıdır.התרבות בערב הסעודית שונה מאוד מהתרבות מהיכן שאני מגיע בטורקיה.
Örneğin Suudi Arabistan'daki, benim memleketim İstanbul'dan ya da Türkiye'den çok farklıdır.وتلك الموجودة في المملكة العربية السعودية .. مختلفة جداً عن تلك الموجودة في اسطنبول تركيا .. موطني
Örneğin Suudi Arabistan'daki, benim memleketim İstanbul'dan ya da Türkiye'den çok farklıdır.私の出身地であるトルコのイスタンブールのそれとは大きく異なっています。 しかしそうではあるのですが、
Örneğin, Suudi Arabistan'da예를 들어, 사우디아라비아에서는
Örneğin, Suudi Arabistan'daNapríklad, v Saudskej Arábii existuje fenomén nazývaný náboženská polícia.
Örneğin, Suudi Arabistan'daNa przykład, w Arabii Saudyjskiej istnieje zjawisko zwane policją religijną.
Örneğin, Suudi Arabistan'daPar exemple, en Arabie Saoudite il y a un phénomène appelé la police religieuse.
Örneğin, Suudi Arabistan'daPéldául Szaúd-Arábiában
Örneğin, Suudi Arabistan'daPer esempio, in Arabia Saudita c'è un fenomeno chiamato polizia religiosa.
Örneğin, Suudi Arabistan'daPor ejemplo, en Arabia Saudita hay un fenómeno llamado policía religiosa.
Örneğin, Suudi Arabistan'daVí dụ như ở Saudi Arabia có một hiện tượng được gọi là cảnh sát tôn giáo.
Örneğin, Suudi Arabistan'daΓια παράδειγμα, στη Σαουδική Αραβία υπάρχει το φαινόμενο της "θρησκευτικής αστυνομίας".
Örneğin, Suudi Arabistan'daНаприклад, у Саудівській Аравії існує таке явище як релігійна поліція.
Örneğin, Suudi Arabistan'daНапример, в Саудитска Арабия има феномен, наречен религиозна полиция.
Örneğin, Suudi Arabistan'daНапример, в Саудовской Аравии существует феномен называемый "религиозной полицией".
Örneğin, Suudi Arabistan'daלדוגמא, בערב הסעודית
Örneğin, Suudi Arabistan'daفعلى سبيل المثال في المملكة العربية السعودية ..
Örneğin, Suudi Arabistan'da宗教警察というものがあります。
Suudi Arabistanafrica. kgmArabia Saudităafrica. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmArabia Sauditaworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmArabia Sauditaworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmArábia Sauditaworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmArabia Saudyjskaworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmL'Arabie Saouditeworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmSaudi Arabiaafrica. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmSaudiarabienafrica. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmSaudi-Arabienworld.kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmSaudiarabienworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmSaudi Arabiëworld.kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmSaudova Arabijaafrica. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmSaudská Arábiaworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmSaúdská Arábieworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmSzaúd- Arábiaworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmΣαουδική Αραβίαworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmСаудитска Арабияworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmСаудівська Аравіяworld. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmСаудовская Аравияafrica. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmערב הסעודיתafrica. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmالسعوديةafrica. kgm
Suudi Arabistanafrica. kgmサウジアラビアworld.kgm
Suudi Arabistan'a gitme fırsatım oldu.J'ai eu la chance d'aller en Arabie Saoudite.
Suudi Arabistan'a gitme fırsatım oldu.사우디아라비아를 방문할 기회가 있었습니다.
Suudi Arabistan'a gitme fırsatım oldu.lehetőségem nyílt ellátogatni Szaúd-Arábiába.
Suudi Arabistan'a gitme fırsatım oldu. Ve bir Müslüman olarak, yapmak istediğim ilk şeyJako muslim jsem nejdříve chtěl jet do Mekky a vidět Kábu, nejvzácnější svatyni islámu.
Suudi Arabistan'a gitme fırsatım oldu.Είχα την ευκαιρία να πάω στη Σαουδική Αραβία.
Suudi Arabistan'a gitme fırsatım oldu.הייתה לי הזדמנות ללכת לערב הסעודית.
Suudi Arabistan'a gitme fırsatım oldu.حظيت بفرصة الذهاب الى المملكة العربية السعودية
Suudi Arabistan'a gitme fırsatım oldu.一人のイスラム教徒として私は
Suudi Arabistan'a gittim.2回目と同じ側の頬に 続けてキスをするんですよね
Suudi Arabistan'a gittim.Am mers în Arabia Saudită.
Suudi Arabistan'a gittim.Dann ging ich nach Saudi-Arabien.
Suudi Arabistan'a gittim.Fui a Arabia Saudí.
Suudi Arabistan'a gittim.Fui até à Arábia Saudita.
Suudi Arabistan'a gittim.Ik ging naar Saoedi-Arabië.
Suudi Arabistan'a gittim.Jel jsem do Saúdské Arábie.