Hızlı ve doğru bir suni teneffüs işlemi,... ... hayatta kalma olasılığını 3 katına çıkarır.患者の蘇生率を3倍にも高めるけれど 間違えれば患者が死亡する事もあるわ
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Deuxièment: tous les deux sont fortement commercialisés, ce qui crée une demande artificielle.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Doi: amandoua au fost comercializate masiv si au creat o cerere nenaturala.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Hai: cả hai đều đã và đang được tiếp thị rộng rãi, tạo ra nhu cầu không tự nhiên.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Kaksi: molempia markkinoidaan luonnottoman kysynnän aikaansaamiseksi.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Kettő: mindkettőt erősen propagálják, természetellenes igényt teremtve ezzel.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.두번째: 그 둘은 너무 과하게 마케팅이 되고있다는겁니다 그래서 비자연적인 수요를 만들어내죠
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Po drugie: oba produkty były silnie reklamowane, tworząc nienaturalną żądzę.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Secondo: entrambi vengono pubblicizzati aggressivamente, creando un bisogno indotto.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Segundo: los dos han sido muy promocionados, creando una demanda antinatural.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Twee: beide zijn behoorlijk in de marketing, wat onnatuurlijke vraag creëert.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Za druhé: oboje boli a sú mimoriadne reklamované, čo vytvára nezvyčajný dopyt.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Zadruhé: obojí je težce propagováno reklamou, což přináší nepřirozenou poptávku.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Zweitens: Beide werden intensiv vermarktet, und kreieren ein unnatürliches Verlangen in uns.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Δεύτερον: και τα δύο έχουν διαφημιστεί έντονα, δημιουργώντας αφύσικη ζήτηση.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Второе: и то и другое усиленно рекламируются, что ведет к неестественному спросу.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Две: и двете се рекламират много, създавайки неестествено търсене.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.שתיים: שניהם משווקים באגרסיביות, מה שגורם לביקוש לא טבעי.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.ثانياً: كلا الصنفين سُوِقا بشكل كبير وهذا أوجد طلبا غير طبيعيّ عليهما
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.第二,呢兩樣嘢都做好多推廣 製造唔自然嘅需求
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.需要を膨張している 「ハンバーグやあめを食べたい」というのは人間の本能じゃないね
in/ sunit description in listsin/sunit description in lists
in/ sunit description in listsin/sunit description in lists
in/ sunit description in listsin/ sunit description in lists
in/ sunit description in listsin/ sunit description in lists
in/ sunit description in listsin/ sunit description in lists
in/ sunit description in listsinunit description in lists
in/ sunit description in listsin/ δunit description in lists
in/ sunit description in listsin/ sunit description in lists
in/ sunit description in listsin/ sunit description in lists
in/ sunit description in listsin/sunit description in lists
in/ sunit description in listsin/ sunit description in lists
in/ sunit description in listsin/ sunit description in lists
in/ sunit description in listsin/ sunit description in lists
in/ sunit description in liststum/ sunit description in lists
in/ sunit description in listsunit description in lists
in/ sunit description in listsunit description in lists
in/ sunit description in listsunit description in lists
in/ sunit description in listsunit description in lists
in/ sunit description in listsдюйм/ сunit description in lists
in/ sunit description in listsдюйм/ сunit description in lists
Isaiah Berlin soyle demis, "Hukuk insanlarin icerisinde dokulmaz olacagi suni olmayan sinirlar cizer."이사야 벌린은 이런 식으로 설명을 하는데요, "법이 한계를 설정합니다. 인위적이지 않은, 우리 인간이 위반해서 안되는 범위를 정합니다."
Isaiah Berlin soyle demis, "Hukuk insanlarin icerisinde dokulmaz olacagi suni olmayan sinirlar cizer."عيسى بيرلين وصف هذا بقوله ان القوانين تصنع الحدود .. والغرض منها ليس إغراق البشر بحر من المحرمات والممنوعات
Isaiah Berlin soyle demis, "Hukuk insanlarin icerisinde dokulmaz olacagi suni olmayan sinirlar cizer."「法律はフロンティアを定めるが 人工的な線引きではなく 内側にいる人は侵害されることがないという境界です」 後半の部分を我々は失念していました
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Applicarono loro dei cappucci cervicali contenenti sperma artificiale.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Dan menyuruh mereka memakai penutup leher rahim yang mengandung air mani buatan.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Equiparam-nas com cápsulas cervicais que continham sémen artificial.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Et les ont équipé avec des capes cervicales contenant du sperme artificiel.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Och försåg dom med hylsor till livmoderhalsen som innehöll artificiell sperma.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Pesszáriumokat adtak nekik, melyek mesterséges spermát tartalmaztak.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Și le-au introdus în colul uterin niște recipiente cu lichid seminal artificial.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Và đã cho họ đeo những nắp cổ tử cung chứa tinh trùng nhân tạo.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Vystrojili ich príklopkou na krček obsahujúcu umelé semeno.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Ze werden uitgerust met baarmoederhalskapjes waar kunstmatig sperma in zat.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Και τους φόρεσαν καλύμματα τραχήλου τα οποία περιείχαν τεχνητό σπέρμα.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.И надели им маточные колпачки с искусственным семенем.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.Поставили им капачета на шийката на матката, съдържащи изкуствена сперма.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.הם ציידו אותם בכוס לצואר הרחם שמכיל זרע מלאכותי.
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.وتم تعريتهن .. وتم حقنهم على عنق الرحم خاصتهم بسائل منوي صناعي
Kadınlara, içinde suni semen bulunan servikal başlıklar yerleştirdiler.人工精液を入れたカップをつけました この人口精液には