Suni deri gerçeğiyle karşılaştırılamaz.Artificial leather can't compare with the real thing.
Suni oynuyor.Suni is playing.
O bana suni teneffüs yaptırdı ve hayatımı kurtardı.She gave me mouth to mouth and saved my life.
Tom Mary'ye suni teneffüs vermeye başladı.Tom started giving Mary CPR.
Suni teneffüsü biliyor musun?Do you know CPR?
Tom suni solunum aygıtına bağlandı.Tom is hooked up to a respirator.
O, suni solunumla hayatımı kurtardı.She saved my life with mouth-to-mouth resuscitation.
Tom, Mary'ye suni teneffüs yaptı.Tom gave Mary mouth-to-mouth.
1928 - Suni solunum cihazı ilk kez Boston'daki bir çocuk hastanesinde kullanıldı.1928 – An iron lung respirator is used for the first time at Children's Hospital, Boston.
26 Mart 2003 tarihinde, Vali Tauese Pita Fiti Sunia öldüğünde Tulafono yeni Vali oldu.Tulafono was lieutenant governor when, on March 26, 2003, Governor Tauese Pita Fiti Sunia died.
Günümüzde suni kürkler, özellikle düşük kalitede olanları için de kullanılmaktadır.In modern times, it is also used for fake fur, especially of poor quality.
Sunita onu tanır ama Sanjay onu tanımaz.Sandra believes him, but Scotland Yard do not.
Hari Om Rai, Sunil Bhalla, Shailendra Nath Rai ve Vishal Sehgal tarafından kuruldu.Lava was founded in 2009 by Hari Om Rai, Sunil Bhalla, Shailendra Nath Rai and Vishal Sehgal.
Sunita bağırarak herkesi uyandırır.Betsy screams, waking everyone.
Sunil Babu Pant (Nepali: सुनिलबाबु पन्त), Nepal'da eşcinselliği ile açık olan ilk siyasetçi.Sunil Babu Pant (Nepali: सुनीलबाबु पन्त) is a Nepalese activist and former politician.
Daha sonra Sunita, Sanjay'ı atlatır.Jasmin still goes out with Sanjay.
Alfheim, toprak altı ısıtma ile suni çimden yapılmış bir oyun yüzeyine sahiptir.Alfheim has a playing surface made of artificial turf with under-soil heating.
Sunita bir süre sonra kendini kurtarır.Dixon hangs himself shortly after.
Kullanım örnekleri, yazılım veya sistemlerin davranışlarını açıklamak için suni ve basit araçlardır.Use cases are deceptively simple tools for describing the behavior of software or systems.
Grönland'daki ilk suni çimli stadyum Eylül 2009'da Qaqortoq'da tamamlanmıştır.The first artificial turf in Greenland was completed and inaugurated in Qaqortoq in September 2009.
Arayan Sunita'dır.Sunnyvale Sun.
Ayrıca dev bir suni göl inşa edilmiştir.Also, a vineyard was planted.
Bu yenilikçi teknoloji suni (sentetik) biyoloji.Their breakthrough technology is synthetic biology.
Bunların hepsi suni. Ben bu paranın hepsini güvenlik için harcardım.I would spend all that money on safety devices instead of a tailfin
Ve geceleyin her birinin içinden suni ışık sızıyor ve dışarıya çıkıyor.And by night, artificial light in each one emanates and comes out to the outside.
Biliyoruz ki hasarlı kalçamızın yerine suni olanı takabiliyoruz.We know that if we have a damaged hip, you can put an artificial hip in.
Devletten gelen suni talep.Artificial demand from the government.
İki: ikisi de çok aşırı bir şekilde pazarlanmakta ve bu suni bir talep yaratıyor.Two: both have been marketed heavily, creating unnatural demand.
Kendi başına nefes alıp veremiyordu, suni solunum cihazına bağlandı.Unable to breathe on her own, she was put on a ventilator.
Sunil Kız Ortaokulu'nun kraliçesi.She's the queen of Sunil Girls' Jr. High.
Affedersiniz ama, siz Sunil Kız Ortaokulu'na gitmiyor musunuz?Excuse me, but, aren't you going to Sunil Girls' Jr. High?
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.When we got there, 20 minutes later, we started CPR on the kid.
Pratik beceriö suni teneffüs yapmak.The practical skill is giving CPR.
Hızlı ve doğru bir suni teneffüs işlemi,... ... hayatta kalma olasılığını 3 katına çıkarır.A quick and accurate act of CPR, increases the probability of survival by 3 times.
Gerçek hayatta, birisi kalbi duran bir hastaya suni teneffüs yaptı.In real life someone gave CPR to someone whose heart stopped.
Dün Sunitha'dan ve Kavita'dan kızlara neler yaptığımızı dinledik.And we heard from Sunitha yesterday, and Kavita about what we do to girls.
Bunu Sunitha için yapmak istiyorum.And I want to do it for Sunitha.
Suni semen içinde radyoopak bir madde vardı, böylece röntgende görünecekti.And in the artificial semen was a radio-opaque substance, such that it would show up on an X-ray.
"Acaba nasıl suni semen yapılıyor?" diye merak edebilirsiniz.You may be wondering, "How do you make artificial semen?"
Bir suni çiftleşme makinası tasarladılar.They developed an artificial coition machine.
Müzisyenler ve dinleyici arasında suni bir ayrım yaratmışız.We've created this artificial divide between musicians and audience.
% 1 TB/ sunits%1 TiB/ s
% 1 GB/ sunits%1 GiB/ s
% 1 MB/ sunits%1 MiB/ s
% 1 KB/ sunitless - just a number%1 KiB/ s
sunit description in listss
m/ sunit description in listsm/ s
ft/ sunit description in listsft/ s
in/ sunit description in listsin/ s
Foto muhabiri Sunil Sharma yazıyor ki:Photojournalist Sunil Sharma writes:
O zamandan beri 2006'da CDR Sunita Williams tarafından izlendi..She has since been followed by CDR Sunita Williams in 2006.
3,306 kapasiteye sahip stadyumun zemini suni çim olarak düzenlenmiştir. [1]It has a capacity of 3,306, and the pitch is made of artificial turf.[2]
Gerek doğal, gerekse suni olsun; buz donmuş olduğu sürece oyun güvenliği açısından tehlike oluşmaz.As long as the ice is frozen, natural or unnatural, it is ok for the players to play.
Suni dölleme (tohumlama)Artificial insemination
Ağrısızdır ve suni tohumlamanın en basit, en kolay ve en yaygın yöntemidir.It is painless and is the simplest, easiest and most common method of artificial insemination.
Bazı ülkeler suni tohumlamayı çeşitli şekillerde kısıtlamaktadır.Some countries restrict artificial insemination in a variety of ways.
Modern suni tohumlamanın öncülüğünü Pennsylvania Eyalet Üniversitesi'nden John O. Almquist yaptı.Modern artificial insemination was pioneered by John O. Almquist of Pennsylvania State University.
Modern türlerin korunmasında meni toplama ve suni tohumlama kuşlarda da kullanılmaktadır.In modern species conservation, semen collection and artificial insemination are used also in birds.
Gerçekten her söz ve hareketleri suni ve iğreti duruyor.Doch er sucht Ute; nimmt alle ihre Worte und Gesten begierig auf.
Fakat Suni İpek Fabrikası kapatılmış.Die Spodiumfabrik wurde stillgelegt.