Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Dit Navn vil jeg kundgøre for mine Brødre, prise dig midt i Forsamlingen:
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Então anunciarei o teu nome aos meus irmãos; louvar-te-ei no meio da congregação.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Fräls mig från lejonets gap. Ja, du bönhör mig och räddar mig undan vildoxarnas horn.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Frels mig fra løvens gap, og fra villoksenes horn - du bønnhører mig!
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Ich will deinen Namen predigen meinen Brüdern; ich will dich in der Gemeinde rühmen.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:내가 주의 이름을 형제에게 선포하고 회중에서 주를 찬송하리이다
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Ments meg engem az oroszlán torkából, és a bivalyok szarvai közül hallgass meg engem.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Oznanjati hočem ime tvoje bratom svojim, sredi zbora te bom hvalil:
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Pelasta minut jalopeuran kidasta, villihärkäin sarvista - vastaa minulle.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Perbuatan-Mu akan kuceritakan kepada saudara-saudaraku; dalam pertemuan umat-Mu aku memuji-muji Engkau
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Salvami dalla bocca del leone e dalle corna dei bufali
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Tôi sẽ rao truyền danh Chúa cho anh em tôi, Và ngợi khen Chúa giữa hội chúng.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Tôi sẽ rao truyền danh Chúa cho anh_em tôi , Và ngợi_khen Chúa giữa hội chúng .
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Voi vesti Numele Tău fraţilor mei, şi Te voi lăuda în mijlocul adunării.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Wybaw mię z paszczęki lwiej, a od rogów jednorożcowych wyzwól mię.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Zachovej mne od úst lva, a od rohů jednorožcových vyprosť mne.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Zachráň ma od úst ľva! Však keď som volal od rohov jednorožcov, ohlásil si sa mi.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Θελω διηγεισθαι το ονομα σου προς τους αδελφους μου εν μεσω συναξεως θελω σε επαινει.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Ще възвестявам името Ти на братята си; Всред събранието ще Те хваля.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:אספרה שמך לאחי בתוך קהל אהללך׃
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:اخبر باسمك اخوتي. في وسط الجماعة اسبحك.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:我 要 將 你 的 名 傳 與 我 的 弟 兄 . 在 會 中 我 要 讚 美 你
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:我 要 將 你 的 名 傳與 我 的 弟兄 . 在 會中 我 要 讚美你
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.A Adoniáš bojac sa Šalamúna vstal a odišiel a chytil sa rohov oltára.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Aber Adonia fürchtete sich vor Salomo und machte sich auf, ging hin und faßte die Hörner des Altars.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonia, che temeva Salomone, alzatosi andò ad aggrapparsi ai corni dell'altare
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonia s'a temut de Solomon; s'a sculat şi el, a plecat, şi s'a apucat de coarnele altarului.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonias, porém, temeu a Salomão e, levantando-se, foi apegar-se �s pontas do altar.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adoniáš také boje se Šalomouna, vstav, odšel a chytil se rohů oltáře.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonija eut peur de Salomon; il se leva aussi, s`en alla, et saisit les cornes de l`autel.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonija pa, boječ se Salomona, vstane in odide ter se oprime oltarjevih rogov.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonijasz także, bojąc się Salomona, wstał, i poszedł, a uchwycił się rogów ołtarza.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Adonja var redd Salomo; han stod op og gikk avsted og grep fatt i alterets horn.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.De Adónia félt Salamontól, és felkészülve elfutott, és megragadta az oltárnak szarvait.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.아도니야도 솔로몬을 두려워하여 일어나 가서 제단 뿔을 잡으니
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Men Adonia fruktade så för Salomo, att han stod upp och gick bort och fattade i hornen på altaret.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.men Adonija frygtede for Salomo og ilede hen og greb fat om Alterets Horn.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Mutta Adonia pelkäsi Salomoa, nousi, meni ja tarttui alttarin sarviin.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Pero Adonías, temiendo a Salomón, se levantó y fue a asirse de los cuernos del altar
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.А Адония, понеже се уплаши от Соломона, стана и отиде да се хване за роговете на олтара.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.Адония же, боясь Соломона, встал и пошел и ухватился за роги жертвенника.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.ואדניהו ירא מפני שלמה ויקם וילך ויחזק בקרנות המזבח׃
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.وخاف ادونيا من قبل سليمان وقام وانطلق وتمسك بقرون المذبح.
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.亞 多 尼 雅 懼 怕 所 羅 門 、 就 起 來 、 去 抓 住 祭 壇 的 角
Adoniya ise, Süleymandan korktuğu için, gidip sunağın boynuzlarına sarıldı.亞多 尼雅 懼怕 所羅門 、 就 起來 、 去 抓住 祭壇 的 角
Aile Birliği Fince ve İngilizce dillerinde ilişki danışmanlığı ve eş terapisi hizmeti sunar.La Federación Familiar ofrece asesoramiento y terapia para parejas, en finés y en inglés.
Aile Birliği Fince ve İngilizce dillerinde ilişki danışmanlığı ve eş terapisi hizmeti sunar.La organización Väestoliitto ofrece orientación para parejas y terapia de pareja en finlandés y en inglés.
Aile Birliği Fince ve İngilizce dillerinde ilişki danışmanlığı ve eş terapisi hizmeti sunar.Väestöliitto erbjuder parrådgivning och parterapi på finska och engelska.
Aile Birliği Fince ve İngilizce dillerinde ilişki danışmanlığı ve eş terapisi hizmeti sunar.Väestöliitto erbjuder rådgivning och terapi för par på finska och engelska.
Aile Birliği Fince ve İngilizce dillerinde ilişki danışmanlığı ve eş terapisi hizmeti sunar.Väestöliitto fournit des conseils et des thérapies de couple en finnois et en anglais.
Aile Birliği Fince ve İngilizce dillerinde ilişki danışmanlığı ve eş terapisi hizmeti sunar.Väestöliitto tarjoaa parisuhdeneuvontaa ja pariterapiaa suomeksi ja englanniksi.
Aile Birliği Fince ve İngilizce dillerinde ilişki danışmanlığı ve eş terapisi hizmeti sunar.Ассоциация семьи предлагает семейные консультации и парную терапию на финском и английском языках.
Aile Birliği Fince ve İngilizce dillerinde ilişki danışmanlığı ve eş terapisi hizmeti sunar.رابطة السكان تقدم استشارات في علاقات الشراكة وعلاجًا للعلاقات الثنائية باللغة الفنلندية والإنجليزية.
Aile Birliği Fince ve İngilizce dillerinde ilişki danışmanlığı ve eş terapisi hizmeti sunar.人口协会也提供家庭关系咨询和情感治疗,他们提供芬兰语和英语咨询服务。
Aile Birliği Fince ve İngilizce dillerinde ilişki danışmanlığı ve eş terapisi hizmeti sunar.芬兰人口联合会提供情感咨询及情感治疗服务,服务语言为芬兰语和英语。
Akademik Kurul'dur.Anayasal olarak, senato ? Konsey'e rapor sunar.Nach der Universitätsverfassung erstattet der Senat dem Council Bericht.
Akıllı telefonda bir ilk; Xperia Z, HDR video özelliğini sunar.Dan untuk pertama kalinya di dunia ponsel pintar - Xperia Z memiliki fitur HDR video.
Akıllı telefonda bir ilk; Xperia Z, HDR video özelliğini sunar.Desuden er Xperia Z den første smartphone nogensinde med HDR-video.
Akıllı telefonda bir ilk; Xperia Z, HDR video özelliğini sunar.Dodatkowo po raz pierwszy w smartfonie - Xperia Z przedstawia funkcję HDR do nagrań wideo.
Akıllı telefonda bir ilk; Xperia Z, HDR video özelliğini sunar.E, pela primeira vez num smartphone, o Xperia Z inclui vídeo HDR.