Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.Все для того, чтобы только выбраться из воды.
Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.Помня само как се опитвам да се измъкна от водата.
Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.אני זוכר שרק ניסיתי לצאת מהמים.
Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.اتذكر اني كنت فقط احاول الخروج من الماء.
Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.氷から這い上がりました
Sudan Hükümeti askeri eylemlerini durdurmalı, hava bombardımanları dahil.Chính phủ Sudan phải dừng các hoạt động quân sự, bao gồm việc thả bom.
Sudan Hükümeti askeri eylemlerini durdurmalı, hava bombardımanları dahil.El Gobierno de Sudán tiene que detener sus acciones militares, incluyendo los bombardeos aéreos.
Sudan Hükümeti askeri eylemlerini durdurmalı, hava bombardımanları dahil.O Governo do Sudão precisa parar as suas ações militares, incluindo os bombardeios aéreos.
Sudan Hükümeti askeri eylemlerini durdurmalı, hava bombardımanları dahil.Wiemy, że działania militarne prowadzone przez rząd Sudanu muszą sie skończyć.
Sudan Hükümeti askeri eylemlerini durdurmalı, hava bombardımanları dahil.Η κυβέρνηση του Σουδάν πρέπει να πάψει τις εχθροπραξίες, συμπεριλαμβανομένου και των εναέριων βομβαρδισμών.
Sudan Hükümeti askeri eylemlerini durdurmalı, hava bombardımanları dahil.Правительство Судана обязано остановить военные действия, включая воздушные бомбардировки.
Sudan kaçamazlar.Chúng không thể thoát khỏi chỗ nước đó.
Sudan kaçamazlar.Elles ne peuvent pas s'échapper de cette eau.
Sudan kaçamazlar.Je kunt eigenlijk naar die poel lopen en ze daar doden, toch?
Sudan kaçamazlar.Não podem escapar da água.
Sudan kaçamazlar.Nem tudnak elmenekülni a tócsából.
Sudan kaçamazlar.Nie mogą uciec z wody.
Sudan kaçamazlar.No pueden escapar del agua.
Sudan kaçamazlar.Nu pot ieși din apă.
Sudan kaçamazlar.Sie können nicht aus dem Wasser entkommen.
Sudan kaçamazlar. Uçamazlar.물밖으로 탈출할 수도, 날 수도 없어요.
Sudan kaçamazlar. Uçamazlar.Non possono scappare dall'acqua, non possono volare.
Sudan kaçamazlar. Uçamazlar.Из воды им не выбраться — они не летают.
Sudan kaçamazlar. Uçamazlar.הם לא יכולים לברוח מהמים. לא יכולים לעוף.
Sudan kaçamazlar. Uçamazlar.لا يستطيعون الهروب من هذه المياه. لا يستطيعون الطيران.
Sudan kaçamazlar. Uçamazlar.つまり 我々が簡単に近づけるということです
Sudan kaçamazlar.Δεν μπορούν να ξεφύγουν από το νερό.
Sudan kaçamazlar.Вони не можуть втекти з води.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.Am adăugat codițe albastre după Sudan, Libia, China, India, Bangladesh.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.Dodałem niebieski ogonek za Sudanem, Libią, Chinami, Indiami i Bangladeszem.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.He añadido pequeñas cruces azules tras Sudán, Libia, China, India, Bangladesh.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.Ho aggiunto in blu l'andamento di Sudan, Libia, Cina, India, Bangladesh.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.Ich habe kleine blaue Schwänzchen an Sudan, Lybien, China, Indien und Bangladesh gehängt.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.Ik heb achter Soedan, Libië, China, India, Bangladesh wat kleine blauwe staarten toegevoegd.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.J'ai ajouté des petites lignes derrière le Soudan, la Libye, la Chine, l'Inde et le Bangladesh.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.Kis kék farkincákat tettem Szudán, Líbia, Kína, India és Banglades után.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.수단, 리비아, 중국, 인도, 방글라데시 뒤에 파란색 작은 꼬리를 달았습니다.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.Tôi đã cho thêm một cái đuôi xanh da trời bé đằng sau Sudan, Libya Trung Quốc, Ấn Độ, Bangladesh.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.Πρόσθεσα μικρές μπλε ουρές πίσω από το Σουδάν, τη Λιβύη, την Κίνα, την Ινδία, το Μπαγκλαντές.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.Добавих малки сини черти зад Судан, Либия, Китай, Индия и Бангладеш.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.Я добавил голубые "хвосты" позади Судана, Ливии, Китая, Индии, Бангладеш.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.הוספתי זנבות כחולים קטנים מאחורי סעודיה, לוב, סין, הודו, בנגלה-דש.
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.قمت بإضافة ذيول صغيرة خلف السودان، ليبيا، الصين، الهند و بنغلاديش
Sudan, Libya, Çin, Hindistan, Bangladeş'e küçük mavi kuyruklar ekledim.バングラデシュに小さな青色のしっぽを付けました これは15年間の変化を示します
Sudanlı bir kadının bir defasında bana dediği gibi,제게 말했던 것을 이해할 필요가 있습니다.
Sudanlı bir kadının bir defasında bana dediği gibi,Так, зі слів однієї жінки з Судану,
Sudanlı bir kadının bir defasında bana dediği gibi,Так, по словам одной женщины из Судана,
Sudanlı bir kadının bir defasında bana dediği gibi,כפי שאישה סודנית פעם אמרה לי,
Sudanlı bir kadının bir defasında bana dediği gibi,كما أخبرتني سيدة سودانية ذات مرة ،
Sudanlı bir kadının bir defasında bana dediği gibi,"平和とは 足の指の爪が
(Sudan) ( MİLYONLARCA İNSANA) ( Orta Afrika Cumhuriyeti) (Gürcistan- İNSANLARI BİR ARAYA GETİRECEĞİZ)(수단) (수백만명의 사람들에게) (중앙 아프리카 공화국)
(Sudan) ( MİLYONLARCA İNSANA) ( Orta Afrika Cumhuriyeti) (Gürcistan- İNSANLARI BİR ARAYA GETİRECEĞİZ)(Sudan) (A MILIONI DI PERSONE) (Repubblica dell'Africa Centrale) (Georgia - NOI VOGLIAMO RIUNIRE IL POPOLO)
(Sudan) ( MİLYONLARCA İNSANA) ( Orta Afrika Cumhuriyeti) (Gürcistan- İNSANLARI BİR ARAYA GETİRECEĞİZ)(Sudán) (A MILLONES DE PERSONAS) (República de Africa Central) (Georgia - VAMOS A REUNIR LA GENTE)
(Sudan) ( MİLYONLARCA İNSANA) ( Orta Afrika Cumhuriyeti) (Gürcistan- İNSANLARI BİR ARAYA GETİRECEĞİZ)(Sudan) (UNTUK JUTAAN ORANG) (Republik Afrika Tengah) (Georgia - KAMI AKAN MENYATUKAN ORANG-ORANG)
(Sudan) ( MİLYONLARCA İNSANA) ( Orta Afrika Cumhuriyeti) (Gürcistan- İNSANLARI BİR ARAYA GETİRECEĞİZ)(السودان) ( لملايين الناس ) (جمهورية أفريقيا الوسطى )
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.He eivät huomaa pienen pientä kylttiä, jossa lukee: "Älkää menkö veteen."
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Ignorują mały znak przestrzegający przed wchodzeniem do wody.
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Ils ne voient pas le petit panneau discret où il est inscrit : "baignade interdite".
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.그들은 "물에 들어가지 마시오"라고 적혀있는 작은 표지판을 보지 못합니다.
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Mà không thấy 1 biển báo nhỏ xíu " Tránh xa nước biển"