Akki beni sudan çıkardı, kendi oğlu gibi büyüttü beni. "Káin "várost épített, és azt fiáról Hénochnak nevezte."
2003'te Çad'ın komşusu Sudan'daki Darfur bölgesindeki çatışmalar Çad'a sızdırıldı.2003: kezdetét veszi a dárfúri konfliktus a szudáni-csádi határon.
Diğer deneylerde ise kurbağaların yavaşça ısıtılan sudan kaçmaya çalışmadıkları sonucuna varıldı.A harmadik teszt azokat zárta ki, akik nem voltak elég kitartó úszók.
1 Ocak 1944, Hosh Bannaga), Sudan devlet başkanı ve Ulusal Kongre Partisi'nin lideri.1944. január 1. –) Szudán elnöke, a Nemzeti Kongresszusi Párt irányítója.
Omdurman (Arapça: أم درمان - Umm Durman), Sudan'ın Hartum Eyaleti'nde şehir.Omdurmán (arab nyelven: أم درمان) Szudán legnagyobb városa, Kartúm államban.
Çok nadiren sudan sıçrama hareketi yaparlar.Nappal ritkán merészkedik ki a mocsárból.
Sudan çok korkar.Fél a víztől.
Ayrıca ülke ismi olan Sudan Arap dilinde siyah renk anlamına gelmektedir.A folyó neve ukrán nyelven feketét jelent.
Aynı şekilde Sudan'da Uluslararası Afrika Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi aldı.Emellett a Strasbourg-i Egyetemen nemzetközi összehasonlító jogot hallgatott.
Lanetli Samara sudan korkmaktadır.A gyűlölködés szelleme Sátántól ered.
Siddig, Sudan'da doğdu ama hayatını İngiltere'de geçirdi.Siddig syntyi Sudanissa, mutta on elänyt suurimman osan elämästään Englannissa.
Güney Sudan Cumhuriyeti 167.Etelä-Sudanin tasavalta 167.
1952), Güney Sudan Cumhuriyetinin ilk Başkan Yardımcısıdır.1953) on Etelä-Sudanin entinen varapresidentti.
Güney Sudan'ın bağımsızlığı 9 Temmuz 2011'de resmî olarak ilan edildi.Maa itsenäistyi Sudanista 9. heinäkuuta 2011.
Mistura, BM'de ilk görevine 1971'de Sudan'da Dünya Gıda Programı sorumlusu olarak başladı.Vuonna 1971 de Mistura aloitti uransa YK:ssa Maailman ruokaohjelman virkailijana Sudanissa.
1 Ocak 1944, Hosh Bannaga), Sudan devlet başkanı ve Ulusal Kongre Partisi'nin lideri.1. tammikuuta 1944 Hosh Bonnaga) on Sudanin nykyinen presidentti.
Bu arada Sudan'dan getirilmişi siyahi kölelere de önemli mevkiler verdi.Sen kautta kuljetettiin erityisesti Sudanista tuotuja mustia orjia.
16 Nisan 1985, Wau), Güney Sudan asıllı Britanyalı profesyonel basketbolcu.16. huhtikuuta 1985 Wau) on sudanilaissyntyinen englantilainen koripalloilija.
1920 yılında Fransız Sudanı koloni bölgesi yeniden oluşturulmuştur.Vuonna 1920 alue nimettiin jälleen Ranskan Sudaniksi.
Sudan, Ocak 1956'da bağımsızlığını kazandı.Sudan itsenäistyi 1956.
1985 yılında Güney Sudanlı isyancılara katıldı.Etelä-Afrikan turvallisuuspoliisi murhasi heidät vuonna 1985.
Arap ülkeleri içerisinde Fas, Mısır, Sudan ve Cezayir'den sonra dördüncü kalabalık nüfusa sahip ülkedir.Marokko on väkiluvultaan maailman neljänneksi suurin arabimaa Egyptin, Sudanin ja Algerian jälkeen.
Hindistan, Güney Sudan'ın bağımsız bir devlet olduğu gün 9 Temmuz 2011'de Güney Sudan'ı tanıdı.Etelä-Sudan itsenäistyi 9. heinäkuuta 2011 Sudanista, joka samana päivänä tunnusti sen itsenäisyyden.
Sudan'dan köle getirilmesini yasaklayarak köle ticaretini durdurma çabası da başarısızlığa uğradı.Said yritti myös puuttua orjakauppaan kieltämällä orjien tuonnin Sudanista.
Bayrak daha önce Sudan Halkın Özgürlük Ordusu/Hareketi tarafından da kullanılmıştır.Lippu on maan vapautusliikkeen (Sudan People's Liberation Army, SPLA) entinen tunnus.
Babası Enver Muhammed El Sedat, Yukarı Mısırlıydı ve annesi Sit El Berain, babasından tarafından Sudanlıydı.Sadatin isä Anwar Mohammed El Sadat oli yläegyptiläinen ja äiti Sit Al-Berain oli sudanilaissyntyinen .
9 Ocak — Güney Sudan'da bağımsızlık referandumu yapıldı.9. heinäkuuta – Etelä-Sudan itsenäistyi.
Nitrojen ise kirletme etkisi en ciddi ve sudan en ayrışması zor maddedir.Narsistinen häiriö eli minävaurio on vakavin itsetunnon häiriö.
Libya ve Sudan üniversitelerinde okudu.Hän opiskeli Soulissa ja Haagissa.
Yüzmeyi bilmez, bilmediği için de sudan çok korkar.Sunaota vaivaa kamalasti se, ettei hän osaa uida.
Sudan nefret eder.Μάλαμας Μάλαμας.
Ey Tanrım, Güney Sudan'ı koru. ^ marşıΩ Θεέ, ευλόγησε το Νότιο Σουδάν. ύμνου
Bayrak daha önce Sudan Halkın Özgürlük Ordusu/Hareketi tarafından da kullanılmıştır.Νωρίτερα, η σημαία χρησιμοποιούνταν από Λαϊκό Απελευθερωτικό Κίνημα του Σουδάν.
EVD ilk olarak Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyetinde belirlenmiştir.Το EVD εντοπίστηκε για πρώτη φορά στο Σουδάν και τη Λαϊκή Δημοκρατία του Κονγκό.
1819 yılında Muhammed Ahmed 'in işgali ardından, Sudan bir Mısır yönetimi tarafından yönetilmeye başlandı.Μετά την εισβολή του Μεχμέτ Αλή το 1819, το Σουδάν κυβερνιόταν από αιγυπτιακή διοίκηση.
Güney Sudan Cumhuriyeti 167.Δημοκρατία του Νοτίου Σουδάν 167.
Sudan şehri Nyala'da Konsolos olarak görev yaptı.Υπηρέτησε ως Πρόξενος στην πόλη Νιάλα του Σουδάν.
En çok etkilenen ülke Güney Sudan’dır.Η χώρα που επλήγη περισσότερο είναι το Νότιο Σουδάν.
Sudan 1999 yılının son çeyreğinde ham petrol ihraç başlamıştır.Το Τσαντ άρχισε να εξάγει πετρέλαιο το 2004.
Benzer olaylar başka ülkelerde örneğin Sudan'da da görülmüştür.Το ίδιο συνέβει και σε άλλες χώρες, όπως η Φινλανδία.
Sudan Cumhuriyeti 150.Republik af Sudan 150.
2011 yılında, Güney Sudan'ın Jonglei eyaletindeki MSF kliniği saldırıya uğradı ve yağmalandı.I 2011 blev Læger uden Grænsers klinik i staten Jonglei i Sydsudan angrebet og plyndret af røverbander.
Güney Sudan Cumhuriyeti 167.Republik af Sydsudan 167.
Tana Gölü ve Sudan sınırı arasındaki Abay'ın sayısız kolları bulunmaktadır.Der er mange bifloder til Abay mellem søen Tana og den sudanesiske grænse.
Kala-azar (sıtmaya benzeyen bir hastalık) Sudan'daki en büyük problemlerden biridir.Kala Azar har været et af de største sundhedsproblemer i Sudan.
Dünya Devlet Adamları - SudanLänsstyrelserna – länsstyrelserne i Sverige
Sudan, Ocak 1956'da bağımsızlığını kazandı.Sudan blev uafhængig i 1956.
Eyaletin yönetim merkezi Port Sudan şehridir.Den administrative hovedby er Port Sudan.
Böylelikle Sudan, Mısır'ın kontrolü altına girdi.Derfra spredte den sin magt og kontrol til Egypten.
Oyuncuları, Çad-Sudan sınırındaki mülteci kamplarında yaşamaktadırlar.De fordrevne lever primært i flygtningelejre i nabolandet Tchad.
Çad'lı isyancıların Sudanhükümetinden silah yardımı aldığı açıktı.Tchad hævdede, at begge oprørsgrupper var støttet af regeringen i Sudan.
Sudan'da hala yaygın olarak görülen hastalıklar verem, Kala-azar, menenjit, kolera, sıtma ve kızamık tır.Almindelige sygdomme i Sudan inkluderer tuberkulose, Kala Azar, meningitis, mæslinger, kolera og malaria.
Güney Sudan'daki nüfus çoğunlukla Hıristiyan ve Nilotik insanlardan oluşur.Den sydlige sudanesiske befolkning er overvejende kristne eller har en traditionel animistiske tro.
Ona göre her şey sudan gelmekte yine suya dönmekteydi.Så måtte der igen åbnes for vandet.
2003'te Çad'ın komşusu Sudan'daki Darfur bölgesindeki çatışmalar Çad'a sızdırıldı.I 2003 begyndte Tchad at modtage flygtninge fra Darfur-regionen i vestlige Sudan.
Libya ve Sudan üniversitelerinde okudu.Han studerte ved universiteter i Sudan og Libya.
Firavunun kızı, çocuğa Musa (İbranice: Moşe משה, Sudan çıkarttım) ismini koyar ve onu evlat edinir.Faraos datter fant Moses i Nilen og trakk ham opp fra elven.
Oğlu cevap verdi: “Bir dağa sığınacağım, beni sudan korur.”David svarte: «Jeg er sønn av din tjener Isai i Betlehem.»
Sudan Rashaida ve Eritrea, Beja halkıyla yakın bir yerde yaşıyorlar.Rashaidafolket i Sudan og Eritrea bor nært bejafolket.
2011 - Güney Sudan bağımsızlığını ilan etti.2011 – Sør-Sudan erklærer seg selvstendig.