Ana içeriğe geç
Sözlük

suda ile cümle

suda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tahminen 30.000 Sudanlı öğrenci , 2013'ten beri Hindistan'daki üniversitelerden mezun olmuştur. (yardım)生徒数 401人 (2013年現在) 水戸高等学校の旧東原校地の南半分に設立された。
Hava ve suda parçalanır.空中や水中で浮遊している。
Yerde sürünerek ilerlerler ama suda iyi yüzerler.地上を歩く事は出来ないが水中ではしなやかに泳ぐ。
Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir.ただし遠距離を泳ぐことはできず、水中に長い時間いると溺れてしまう。
Köy halkının BAŞIN SUYU dedikleri sudan almaktadır.天水(てんすい) 地名 天水市。
Bazen suda çiftleşir ve doğururlar.時にマングローブに混生して成育する。
Suda ıslanmaz.水に浮かない。
5 barın üzerindeki basınçlarda ise bulutlar amonyak, amonyum sülfit( (NH4)2S ) ve sudan oluşuyor olabilir.5 bar以上の気圧下では、雲はアンモニアや硫化アンモニウム、硫化水素、水から成っているかもしれない。
Suda tamamen çözünür.水には易溶。
O suda küçük bir bot ile denize açılıyor.彼は小さな船を水に浮かべている。
Eski bir havuz var. Kurbağa içine atlar ve sudan ses çıkar.古池やかわずとびこむ水の音
Diğer deneylerde ise kurbağaların yavaşça ısıtılan sudan kaçmaya çalışmadıkları sonucuna varıldı.其他的实验表明,青蛙并没有试图跳出逐渐加热的水中。
Mısır, Kenya, Endonezya ve Sudan'da ise genellikle profesyonel sağlık çalışanları uygulamayı yapar.在埃及、蘇丹和肯亞,通常會有專業的醫療人士陪同。
Güney Sudan Cumhuriyeti, Ocak 2012'de uluslararası elektronik pasaportları çıkartmaya başlamıştır.南蘇丹共和國於2012年1月開始發行被國際承認的電子護照。
Örneğin, 6B kimyasalı suda %2,93, etanolde %15,21 oranında çözünür.甲基紫6B在水的溶解度是2.93%,在乙醇的溶解度是15.21%。
Bu, ışığın boşlukta suda olduğundan 1.33 kat daha hızlı gittiğini gösterir.表示光在真空中的传播速度是在水中传播速度的1.33倍。
Genellikle suya yakın durur ve yüzmeyi, suda dolaşmayı sever.一般居住在水的附近,尤其喜歡游泳和涉水。
Güney Sudan'ın bağımsızlığı 9 Temmuz 2011'de resmî olarak ilan edildi.2011年7月9日南苏丹正式宣布独立。
2011 - Güney Sudan bağımsızlığını ilan etti.2011年:南苏丹共和国宣布独立。
Oğlu cevap verdi: “Bir dağa sığınacağım, beni sudan korur.”謝瞻臨終時寫信給謝晦,說:「我得以善終,下葬在山下,沒有遺憾了。
Hac dönüşünde Sudan’ı ziyaret etti.婭賽蘭甦醒後則回到其身邊照顧。
2011 - Güney Sudan'da bağımsızlık referandumu yapıldı.2011年舉行南蘇丹獨立公民投票。
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.找一口大鍋,裝滿冷水。
Bilim insanları Dünya'daki hayatın suda başladığını düşünmektedir.有學說認為,地球上的生命最初是在水中出现的。
Yüzmeyi bilmez, bilmediği için de sudan çok korkar.她对游泳这个项目简直一窍不通,她非常得怕水。
Afrika'nın tropikal doğu bölgesinde, Sudan'dan Zambiya'ya kadar büyük bataklıklarda yaşarlar.鲸头鹳生活在非洲东部热带地区从苏丹共和国到赞比亚的巨大沼泽地区。
İlk olarak Mahdist Sudan ve Mısır arasında yaşanmıştır.战争最初在马赫迪苏丹与埃及之间进行。
1992'de Suudi Arabistan'dan sürüldü ve Sudan'a yerleşti.1992年,移居以色列,现居住于阿什杜德。
Yapılan otopsi raporuna göre Rasputin kurşunlardan değil ciğerine dolan sudan, yani boğularak ölmüştür.法醫官的驗屍报告发现,拉斯普京既不是被毒死,也不是因多处枪伤而死,也不是被啞鈴打死,而是溺死的。
Bir kısmı suda serbest olarak yüzer.也有人認為是享受在水中游泳的自由自在。
.ss, Güney Sudan'ın internet ülke üst seviye alan adı (ccTLD) kodudur..ss是南蘇丹國碼頂級網域名稱(ccTLD)的域名。
Ey Tanrım, Güney Sudan'ı koru. ^ marşı啊上帝,保佑南苏丹。
Sudan gizlice İsrail'in mülteci kamplarını boşaltmasına izin verdi.苏丹默许以色列撤离难民。
Sığ suda veya bir gölün kenarında inşa ettiği büyük yığınlarda yuva yaparlar.其生長多數附生於樹上或其他高大植物上。
Gözlerinin bir kısmı suda, bir kısmı havada görür.牠們那雙向上看的眼睛可見牠們生活在河底。
Bu bileşik, sıcak suda çözünebilen sarı bir tozdur.是难溶于水的黄色固体。
Polisülfit polimerler suda, yağlarda ve pek çok organik çözücüde çözünmez.多硫聚合物不溶於水、油及許多的有機溶劑。
Teknenin üçte ikisi sudaydı.它小于二分之一航程。
Omdurman'da yeni yapılmakta olan uluslararası havaalanı Sudan'ın en büyük havaalanı olma özelliğini alacaktır.它將取代目前的喀土穆國際機場成為蘇丹最大的機場。
Bunun dışında Sudanlı mültecilerle buluşmak için Mısır'a gitti.后来,英国加入埃及一方,与苏丹作战。
Bu suya çocuğu olmayan kadınlar gelip dua ederek suda yıkanırlarmış.當日在場的信徒,如果還沒有受過浸入水中的水禮,就都再次受浸禮。
Örneğin naftalin suda çözünmez fakat benzende çözünür.異丙醇不會從汽油中除去水,相反地,它溶解水於汽油中。
Suda, kritik nokta yaklaşık 647 K (374 °C veya 705 °F) 22,064 MPa gerçekleşir.水的臨界點是647K(374 °C)及22.064MPa。
Sudan doğumlu olup, Irak'ta elektrik mühendisliği eğitimi aldı.塞拉诺是一名电力工程师,曾就读于瑞典。
Nerdeyse bütün fransiyum tuzları suda çözünebilirler.幾乎所有鈁鹽都可溶於水。
Bunlar suda çözündükleri zaman kendini meydana getiren tuzların iyonlarına ayrışmazlar.如果水沒有正確過濾,設備維護不正確,將會導致堵塞。
Bu sırada Yüzük, parmağından çıktı ve suda kayboldu.隨後這條魷魚扯斷觸手并消失在深海當中。
Köy, adını, vaktiyle bulunan bir sudan almaktadır.地名便是來自此地的泉水,現已乾涸。
Barınma ve gündüz gizlendikleri yerler sudan uzak değildir.现已证实被日向家藏匿起来的不是天照素,而是常绝。
Bitkiler ve baharatlar 2-3 gün boyunca suda ıslatılır.这些原材料晒干后浸泡在水酒中两至三天。
Örneğin Köroğlu’nun atı sudan çıkmadır.服吐蕃也是馬的來源。
İsim eskiden oradaki dereden akan sudan geldiğini bilinir.이 곳의 지명은 옛날부터 바닷물이 넘어 들어왔다고 하여 붙여진 이름이다.
Hac dönüşünde Sudan’ı ziyaret etti.이때 민공은 낭(郞) 땅까지 나가서 돌아오는 계우를 기다렸다.
Hacer, çıkan suyun etrafını çevirip biriktirmiş, bu sudan kırbasını doldurmuş, kendisi de içmiştir.권보 등은 태조의 기신(忌晨)에 박거비(朴去非)의 집에 모여서 술을 마시며 기생을 불러 풍악을 베풀었는데, 이때에 이르러 일이 발각되어 규탄했던 것이다.
Lanetli Samara sudan korkmaktadır.그러나 지옥의 중생들은 물을 피고름으로 본단다.
Suda yemek yer, ürer ve uyur.거기서 그들은 음식을 찾아 먹고, 몸을 씻고 잠을 청한다.
Desulforudis audaxviator bakterisi, yeryüzeyin 1.5 km ile 3 km altındaki suda yaşar.데술포루디스 아우닥스비아토르(Desulforudis audaxviator)는 1.5~3km 깊이의 지하수에서 서식하는 세균이다.
Amfibiyen uçak, hem karada hem de suda iniş ve kalkış yapabilen bir uçaktır.수륙양용기(水陸兩用機)는 땅과 물 위에서 이륙과 착륙을 할 수 있는 항공기다.
Diğer deneylerde ise kurbağaların yavaşça ısıtılan sudan kaçmaya çalışmadıkları sonucuna varıldı.19세기에 행해진 또 다른 실험에서는 서서히 끓는 물에서 개구리는 탈출을 시도하지 않는다는 결과가 나온 바가 있다.
Sesin sudaki hızı havadan yaklaşık 4 kat daha fazladır.예를 들어 물에서 빛의 속력은 진공의 약 3/4이다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
suda ile cümle - Sayfa 27 - suda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App