su ile cümle
su kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir sonraki kavşağa sür ve sola dön.Drive to the next intersection and make a left turn.
Bisiklet sürerken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful in riding a bicycle.
Araba sürerken yayalara dikkat et.Look out for pedestrians when you drive a car.
Başarısızlığın için diğerlerini suçlama.Don't blame others for your failure.
Odamı süpür.Sweep my room.
Tanker törenin ardından suya indirildi.The tanker was launched after the ceremony.
Başarısızlık için diğerlerini değil kendini suçlamalısın.You ought to blame yourself, not the others, for the failure.
Hata için onu suçlama.Don't blame the mistake on her.
Gerçek şu ki, ben bir yazar olmak istiyorum.The truth is, I want to be a writer.
Gerçek şu ki, Ellen seni dünyalar kadar sevdi.The truth is, Ellen liked you a whole lot.
Gerçek şu ki onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum.The fact is that I don't know anything about him.
Gerçek şu ki, onu ben yaptım.As a matter of fact, I did it.
Gerçek şu ki, biz hava olmadan yaşayamayız.The truth is that we can't live without air.
Gerçek şu ki onun babası işten dolayı New York'ta yalnız yaşıyor.The fact is that his father lives alone in New York because of work.
Gerçek şu ki, onun hakkında hiçbir şey bilmiyor.The fact is that he knows nothing about it.
Gerçek şu ki o yalan söyledi.The fact is that she lied.
Gerçek şu ki, o, mektubu bile okumamıştı.The fact is that she didn't even read the letter.
Gerçek şu ki ebeveynler suçlanacaktı.The truth is that the parents were to blame.
Doğrusunu söylemek gerekirse, babamın arabasını onun izni olmadan sürdüm.To tell the truth, I drove my father's car without his permission.
Gerçeği söylemek gerekirse, şu an yanımda hiç para yok.To tell the truth, I have no money with me now.
Yumurtaları kaynar suyun içine koyun.Put the eggs into the boiling water.
Geçen araba bana çamurlu su sıçrattı.The passing car splashed muddy water on me.
Araba ile sadece otuz dakika sürer.It only takes thirty minutes by car.
Arabayla ne kadar sürer?How long does it take by car?
Arabada sorun yok, sadece sen kötü bir sürücüsün.Nothing is the matter with the car. It's just that you are a bad driver.
Dikkatli sür.Drive carefully.
Nasıl araba süreceğini biliyor musun?Do you know how to drive a car?
Araba sürmek çok eğlencelidir.Driving a car is a lot of fun.
Ben araba sürmeyi öğrenmekteyim.I've been learning to drive.
Sürücü belgemi almaya gideceğim.I'm going to go and get my driver's license.
Arabayı süren adam içki içiyordu.The man driving the car had been drinking.
Araba sürerken virajlarda yavaşlamak zorundasınız.When you are driving, you should slow down on corners.
Bir araba sürebilmenden önce bir ehliyete sahip olman gerekir.You must have a driver's license before you can drive a car.
Bir araba sürebilmek için önce bir ehliyete sahip olmalısın.You must have a driver's license before you can drive a car.
Bir araba sürmek için bir ehliyete sahip olmak gereklidir.It is necessary to have a license to drive a car.
Araba sürerken dikkat etmelisiniz.You must take care when you drive a car.
Sürücüler kazalara karşı her zaman uyanık olmalılar.Drivers should always be on their guard against accidents.
Araba sürmeden önce frenleri kontrol edin ve ayarlayın.Check and adjust the brakes before you drive.
Neden kaldırıma yanaşıp bir süre dinlenmiyorsun?Why don't you pull over and take a rest for a while?
Eğer sürmüyorsan bir arabaya sahip olmanın yararı nedir?What's the good of having a car if you don't drive?
Gençken bir sürü kitap okusan iyi olur.You had better read a lot of books while you are young.
Genç çift çok kısa sürede birbirlerine âşık oldu.The young couple fell in love with each other very soon.
Alkolün etkisi altında araba sürmeyin.Don't drive under the influence of alcohol.
Ben suşi sevmiyorum.I don't like sushi.
Suşi sever misiniz?Do you like sushi?
Canım suşi yemek istemiyor.I don't feel like eating sushi.
Size suşi ısmarlayacağım.I'll treat you to sushi.
Sadece sürekli çalışma yerine arada bir dışarı çık ve eğlen.Go out and have a good time once in a while instead of just studying all the time.
O yeterince anne sütü içmiyor.She doesn't drink enough breast milk.
Yeterli kanıt yokluğunda, polis onu suçlayamadı.In the absence of sufficient proof, the police could not indict him.
Uzun süre orada olacaksın.You'll be there in plenty of time.
Uzman sürücüler bile hata yapar.Even expert drivers can make mistakes.
Sana sunulanı yemek zorundasın.You must eat what you are served.
Lütfen bana elinden geldiğince kısa süre içinde yaz.Please write to me as soon as you can.
Lütfen mümkün olduğu kadar kısa sürede bize cevabını ver.Please give us your answer as soon as possible.
Onu mümkün olduğunca kısa sürede yap.Do it as soon as possible.
En kısa sürede borcumu ödeyeceğim.I will pay my debt as soon as possible.
En kısa sürede toplantının düzenlenmesini istiyoruz.We want the meeting arranged as soon as possible.
Bahar tatilin ne kadar sürer?How long is your spring vacation?
Süt sıcak bir günde uzun süre tutulmaz.Milk does not keep long on a hot day.