su ile cümle
su kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Cevaplanacak bir sürü sorum var.I have a lot of questions to answer.
Halâ yapılmamış bir sürü işim var.I have a lot of work still outstanding.
Bana bir bardak süt ver.Give me a glass of milk.
Bana da biraz süt ver.Give me some milk, too.
Lütfen bana bir bardak su ver.Please give me a glass of water.
Bana bir bardak su getir.Bring me a glass of water.
Lütfen bana biraz su getir.Please give me some water.
Lütfen bana biraz su ver.Give me some water, please.
Avukat kuzenim şu anda Fransa'da.My cousin, who is a lawyer, is in France at present.
Amcam bir Ford sürer.My uncle drives a Ford.
Benim fotoğraf makinem sugeçirmez.My camera is waterproof.
Gelecek hafta sürücü belgemin süresi dolacak.My driver's license will expire next week.
Ehliyetimin süresi gelecek hafta sona eriyor.My driver's license will expire next week.
Benim evimden evine gitmek ne kadar sürer?How long does it take you to go home from my house?
Evim yansa bile kısa sürede söndürülürdü.Even if my house catches fire it would soon be put out.
Benim tatil planı suya düştü.My holiday plan has fallen through.
Kardeşim kadar ben de suçlanacağım.I as well as my brother am to blame.
Kardeşim gibi ben de suçluyum.I as well as my brother am to blame.
Erkek kardeşim bir araba sürebilir.My brother can drive a car.
Köpeğim suyu kana kana içti.My dog lapped the water thirstily.
Tenis, benim en sevdiğim spor, bana bir sürü arkadaş getirdi.Tennis, my favorite sport, has brought me a lot of friends.
Çayıma biraz daha süt ekle, lütfen.Add a little more milk to my tea, please.
Karım şişe kırdığı için tüm mutfak zemini üzerinde süt var.There is milk all over the kitchen floor because my wife broke the bottle.
Benim karım kötü bir sürücüdür.My wife is a poor driver.
Suçum bana gerçek dışı görünüyor.My crime seems unreal to me.
Arabam şu an tamir ediliyor.My car is being fixed now.
Benim mektup Susie'yi kızdırdı.My letter made Susie angry.
Büyük annem motosiklet sürebilir.My grandmother can ride a motorcycle.
Büyükannem bir motosiklet sürebilir, ve dahası bir bisikleti de.My grandmother can ride a motorcycle, and what's more, a bicycle.
Oğlum bir otobüs sürdüğünde her zaman hastalanır.My son always gets sick when he rides a bus.
Şehrimizin henüz su hizmeti yoktur.Our city has no water service yet.
Benim sezon biletimin süresi 31 Martta doluyor.My season ticket expires on March 31.
Erkek kardeşim kısa sürede Tokyo'da yalnız yaşamaya alıştı.My brother soon got used to living alone in Tokyo.
Benim odamda bir sürü kitap var.There are many books in my room.
Odamda bir sürü kitap var.There are many books in my room.
Annem sürekli insanların isimlerini unutuyor.My mother is constantly forgetting people's names.
Annem şu anda çok meşgul.Mother is very busy just now.
Arkadaşım iyi bir fikir ileri sürdü.My friend put forward a good suggestion.
Benim suçluluğum şüpheye yer bırakmaz.My guilt leaves no room for doubt.
Ebeveynlerimin her ikisi de şu an evdeler.Both my parents are at home now.
Tom bana ebeveynlerimin ayrılmadan önce ne kadar süredir evli olduklarını sordu.Tom asked me how long my parents had been married before they separated.
Ben şu nazik insanları unutamam.I cannot forget those kind people.
Şu iyilik timsali tiplere dayanamam.I can't stand those goody-goody types.
Hırsızı sadece kısa bir süre gördüm.I only got a glimpse of the thief.
Ben raporun doğruluğundan şüpheliyim.I doubt the truth of the report.
Şu an bir şeye ihtiyacım yok.I don't need anything now.
Cinayetle ilgili suçlu olduğuna inanmıyorum.I believe he is not guilty of the crime.
Onun bu işi bu kadar kısa bir süre içinde bitirebileceğini ummuyorduk.We did not expect him to finish the task in so short a time.
Onu on yıldan uzun bir süredir tanıyorum.I have known him for more than ten years.
Ben altı yaşındayken bisikletin nasıl sürüleceğini öğrendim..I learned how to ride a bike when I was six years old.
Bir hafta önce lisansımın süresini uzattım.I had my licence renewed a week ago.
Bir yıldan daha fazla bir süredir diyetteyim.I have been on a diet for more than a year.
Şu adama tahammül edemiyorum.I can't bear that fellow.
Senin suçlanacağını sanıyorum.I think that you are to blame.
Yeni arabanı sürdüğünü gördüm.I saw you driving your new car.
Sürekli seni düşünüyorum.I think of you all the time.
Ben şu arabayı satın aldım.I bought that car.
Şu uzun boylu kızları oldukça iyi tanırım.I know those tall girls quite well.
Şu ağacın altında duran bir kız görüyorum.I see a girl standing under that tree.
Yanımda her zaman bir şişe maden suyu taşırım.I always carry a bottle of mineral water with me.