suçlar ile cümle
suçlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Aku tenggelam dalam banjir kesalahanku, beban dosaku terlalu berat bagiku
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Căci fărădelegile mele se ridică deasupra capului meu; ca o povară grea, sînt prea grele pentru mine.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Denn meine Sünden gehen über mein Haupt; wie eine schwere Last sind sie mir zu schwer geworden.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Det er intet friskt i mitt kjød for din vredes skyld, det er ingen fred i mine ben for min synds skyld.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Det finnes intet helt på min kropp för din vredes skull, intet helbrägda i mina ben för min synds skull.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Door Uw toorn ben ik ziek geworden; door mijn zonde heb ik mijn gezondheid verloren.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Ei ole lihassani tervettä paikkaa sinun vihastuksesi tähden eikä luissani rauhaa minun syntieni tähden.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.내 죄악이 내 머리에 넘쳐서 무거운 짐 같으니 감당할 수 없나이다
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Nic není celého v těle mém pro tvou hněvivost, nemají pokoje kosti mé pro hřích můj.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Niemasz nic całego w ciele mojem dla rozgniewania twego; niemasz odpoczynku kościom moim dla grzechu mojego.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Nieto ničoho celého na mojom tele pre tvoje žehranie, niet pokoja v mojich kostiach pre môj hriech.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Nincs épség testemben a te haragodtól; nincs békesség csontjaimban vétkeim miatt.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Per il tuo sdegno non c'è in me nulla di sano, nulla è intatto nelle mie ossa per i miei peccati
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Pois já as minhas iniqüidades submergem a minha cabeça; como carga pesada excedem as minhas forças.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Porque mis iniquidades han sobrepasado mi cabeza; como carga pesada me agobian
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.thi over mit Hoved skyller min Brøde som en tyngende Byrde, for tung for mig.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Vì sự gian ác tôi vượt qua đầu tôi; Nó nặng quá cho tôi, khác nào một gánh nặng.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Vì sự gian_ác tôi vượt qua đầu tôi ; Nó nặng quá cho tôi , khác_nào một gánh nặng .
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Zakaj krivice moje mi presezajo glavo, kakor težko breme me tlačijo, pretežke so zame.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Διοτι αι ανομιαι μου υπερεβησαν την κεφαλην μου ως φορτιον βαρυ υπερεβαρυναν επ' εμε.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Защото беззаконията ми превишиха главата ми; Като тежък товар натегнаха на мене.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.כי עונתי עברו ראשי כמשא כבד יכבדו ממני׃
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.لان آثامي قد طمت فوق راسي. كحمل ثقيل اثقل مما احتمل.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.我 的 罪 孽 高 過 我 的 頭 、 如 同 重 擔 叫 我 擔 當 不 起
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.我的 罪孽 高 過 我 的 頭 、 如同 重 擔 叫 我 擔當 不起
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Aku akan mengampuni kesalahan-kesalahan mereka, dan tidak mengingat lagi dosa-dosa mereka.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Bo miłościw będę nieprawościom ich, a grzechów ich i nieprawości ich nie wspomnę więcej.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››for jeg vil være nådig mot deres urettferdigheter og ikke mere komme deres synder i hu.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Ik zal hun overtredingen vergeven en niet meer aan hun zonden denken." (B)
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››내가 저희 불의를 긍휼히 여기고 저희 죄를 다시 기억하지 아니 하리라 하셨느니라
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Lebo budem milostivý ich neprávostiam a na ich hriechy a na ich bezzákonné skutky viacej nespomeniem.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Mert megkegyelmezek álnokságaiknak, és az õ bûneikrõl és gonoszságaikról meg nem emlékezem.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Nebo milostiv budu nepravostem jejich, a na hříchy jejich, ani na nepravosti jejich nikoli nezpomenu více.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Nhơn ta sẽ tha sự gian ác của họ, Và không nhớ đến tội lỗi họ nữa.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Nhơn ta sẽ tha sự gian_ác của họ , Và không nhớ đến tội_lỗi họ nữa .
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Parce que je pardonnerai leurs iniquités, Et que je ne me souviendrai plus de leurs péchés.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Pentrucă le voi ierta nelegiuirile, şi nu-Mi voi mai aduce aminte de păcatele şi fărădelegile lor``.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Perché io perdonerò le loro iniquità e non mi ricorderò più dei loro peccati
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Porque serei misericordioso para com suas iniquidades, e de seus pecados não me lembrarei mais.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Porque seré misericordioso en cuanto a sus injusticias y jamás me acordaré de sus pecados.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Sillä minä annan anteeksi heidän vääryytensä enkä enää muista heidän syntejänsä."
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Thi jeg vil være nådig imod deres Uretfærdigheder og ikke mere ihukomme deres Synder."
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Ty jag skall i nåd förlåta deras missgärningar, och deras synder skall jag aldrig mer komma ihåg.»
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››потому что Я буду милостив к неправдам их, и грехов их и беззаконий их не воспомяну более.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Тим що милостив буду на неправди їх, і гріхів їх і беззаконий їх не згадувати му більше."
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››כי אסלח לעונם ולחטאתם ולפשעיהם לא אזכר עוד׃
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››لاني اكون صفوحا عن آثامهم ولا اذكر خطاياهم وتعدياتهم في ما بعد.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››我 要 寬 恕 他 們 的 不 義 、 不 再 記 念 他 們 的 罪 愆 。
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››我 要 寬恕 他 們的 不義 、 不 再 記念 他 們的罪愆 。
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Albowiem dosięgły grzechy jego aż do nieba i wspomniał Bóg na nieprawości jego.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Car ses péchés se sont accumulés jusqu`au ciel, et Dieu s`est souvenu de ses iniquités.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Denn ihre Sünden reichen bis in den Himmel, und Gott denkt an ihren Frevel.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.For hennes synder når like til himmelen, og Gud har kommet hennes urettferdige gjerninger i hu.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.God is haar misdaden niet vergeten. Haar zonden hebben zich hemelhoog opgestapeld.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.kajti grehi njeni so se nakopičili do neba, in Bog se je spomnil krivic njenih.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.그 죄는 하늘에 사무쳤으며 하나님은 그의 불의한 일을 기억하신지라
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Lebo jeho hriechy dosiahly až do neba, a Bôh sa rozpamätal na jeho neprávosti.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Mert az õ bûnei az égig hatottak, és megemlékezett az Isten az õ gonoszságairól.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Neboť dosáhli hříchové jeho až k nebi a rozpomenul se Bůh na nepravosti jeho.
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.Perché i suoi peccati si sono accumulati fino al cielo e Dio si è ricordato delle sue iniquità