Ana içeriğe geç
Sözlük

su kaynağı ile cümle

su kaynağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bizim su kaynağımız çok yetersiz.Our water supply is very short.
Sınırlı su kaynağımızı koruyalım.Let's conserve our limited water supply.
Bir atık su arıtma tesisi şehrin su kaynağının içine zehirli kimyasallar boşalttı.A sewage treatment plant discharged toxic chemicals into the town's water supply.
Ancak, ilk olarak tarımsal amaçlı bir su kaynağı olarak kullanıldığı görülmektedir.However, it seems that the lake originally was used as a water resource for agricultural purposes.
Bir hidronimden (su kaynağı adı) gelen adı, 1261'den beri bilinmektedir.The name of the settlement has been known since 1261.
Kettle bataklıkları ekosistemleri kapalı çünkü yağış dışında hiçbir su kaynağı yoktur.Kettle bogs are closed ecosystems because they have no water source other than precipitation.
Kaynak (coğrafya); Coğrafya'da suyun yeryüzüne çıktığı yer (su kaynağı).The floor has been much silted up with earth brought in by rain water.
Nil'in en uzak su kaynağıdır.It is the most distant headwater of the Nile.
Vaha erken çiftlik örnekleri için modern çağa kadar su kaynağı işlevi gördü.The oases provided water for early farms until the modern age.
Nimrim adı pınar, su kaynağı, berrak su anlamındadır.It is found, and known to live under moist rocks, and near water sources.
Tek tatlı su kaynağı Vrana Gölü'dür.Cres's only fresh water source is the Lake Vrana.
Bu sırada toprağı eşeleyen İsmail bir su kaynağı bulur.Oden – The rain, they worship him (it) for its life-giving water.
Sivrisinekler ufak bir durdun su kaynağında kolayca çoğalabilirler.The mosquitoes easily breed in small amounts of standing water.
Hemen hemen hiç su kaynağı yoktur.They rarely leave the water except after a heavy rainstorm.
Elektrik sağlayan bir dizel jeneratör bulunur ve su kaynağı olarak kuyu suyu pompalanırdı.A diesel generator provided electricity, and well water was pumped in as the water supply.
Bu sebeple damıtım evleri genelde bir su kaynağının yanında olurlar.Blackhouses were most often grouped together close to a water-source.
Kuzeyden bu göle açılan Ruzizi nehri, gölün başlıca su kaynağıdır.The river, which runs all year round, is the main inflow to the lake.
Önümüzdeki günler için tek sıcak su kaynağımız.This is the only hot water we'll have for the next few days.
Altımda, tüm tartışmaları yaratan unutulmuş su kaynağı var.Behind me is the forgotten water resource that's causing all the controversy.
Altımda unutulmuş su kaynağı var.Behind me is the forgotten water resource... Nat, sorry.
Yani, su kaynağı veya karayolu ağı ile aynı düzeyde olsun.So it's on a par with the water supply or the road network.
Su kaynağına kolera mikrobu karıştırmak iyi bir fikir mi sizce?Would adding cholera to the water be a good idea? Probably not.
Eski Chiswick Bicky arıyor göz verdi; sonra su kaynağı chappie döndü.Old Chiswick gave Bicky a searching look; then he turned to the water-supply chappie.
Burada arkadaşlarımla beraber yaptığım harici bir su kaynağını görüyorsunuz,Here is an outside water fountain that
Semûd, Lût kavmi, o sık ağaçları besleyen su kaynağının sahipleri Eykeliler de.And the Thamud, the people of Lot, as well as the dwellers of the Wood, had denied.
De ki: "Suyunuz yere batarsa, söyleyin, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir?"Say thou: bethink ye, were your water to be sunk away, who then could bring you water welling-up?
Her bölük insan kendilerine özgü su kaynağını bilmişti.Each (group of) people knew its own place for water.
Taştan hemen oniki göze fışkırmıştı. Her bölük insan kendilerine özgü su kaynağını bilmişti.And there gushed out therefrom twelve springs (so that) each tribe knew their drinking-place.
Su Kaynağı Ekran KoruyucusuParticle Fountain Screen Saver
Kura Nehri, Azerbaycan'ın ana su kaynağı ve arteridir.Kur River is the main water source and artery of Azerbaijan.
Seçkin Yeniçeriler, su kaynağını keserek kasabayı kontrol altına almayı başardılar.The elite Janissaries managed to subdue the town by cutting off its water supply.
Soğutucu(lar), soğutulmuş su kaynağını soğutmak için sırayla açılır ve kapanır.The chiller(s) are sequenced on and off to chill the chilled water supply.
Sürülerim Volga üzerinde, su kaynağım İrtiş'tir .My herds are on the Volga river, my water source is the Irtysh.
Havza, Avustralya'nın iç kısımlarının çoğunda tek tatlı su kaynağını sağlar.[2]The basin provides the only source of fresh water through much of inland Australia.[2]
Söylenceye göre, adını içinde bulunan ve şu an çeşme halinde olan bir su kaynağından almıştır.Ihren Namen erhielt sie wegen der Trübung des Wassers durch Abträge des Lößlehmbodens in ihrem Oberlauf.
Ilıpınar su kaynağının üzerinde bulunan bu mescide ahşap iki kanatlı kapıdan girilir.In den äußeren Bögen stehen zwei Adler (das Wappentier der Borghese) als Wasserspeier.
Üzerinde geniş yaylalar vardır ve bolca su kaynağı bulunur.Die eine Mariengestalt und die vielen Quellen.
Adanın tatlı su kaynağı bulunmamaktadır.Dugi Otok besitzt keine Süßwasserquellen.
Ilıpınar su kaynağının üzerinde bulunan bu mescide ahşap iki kanatlı kapıdan girilir.Magnien (de Chailly): d'azur à deux palmes adossées d'or.
Rukarara'nın kaynağı, Nil'in en uzak su kaynağı olarak kabul edilir.La source du Rukarara est considérée comme étant la source globale du Nil.
Birkaç gün sonra su kaynağı yeniden sağlandı.Plusieurs jours plus tard la végétation fume encore.
Nil'in en uzak su kaynağıdır.C'est l'une des sources les plus lointaines du Nil.
Peace Nehri'nin ana su kaynağı olan Finlay Nehri, Mackenzie Nehri'nin en büyük kaynağı olarak kabul edilir.La source de la rivière Finlay, le lac Thutade, est considérée comme la source ultime du fleuve Mackenzie.
Adanın tatlı su kaynağı bulunmamaktadır.La isla no tiene una fuente de agua dulce fresca.
Tek tatlı su kaynağı Vrana Gölü'dür.La única fuente de agua dulce en la isla se encuentra en el pequeño lago Vrana.
Nimrim adı pınar, su kaynağı, berrak su anlamındadır.Font de ferro:(fuente de hierro) Fuente que debe su nombre al sabor del agua que allí brota.
Bu nedenle kurulacak arazi yapısı, su kaynağına yakın dik yamaçlı tepeliklerdir.Permiten el asentamiento humano, gracias a las cercanas fuentes de alimento que proporciona el mar.
Mahalleye ait su kaynağı yoktur.No hay fuentes de agua de la isla.
Nimrim adı pınar, su kaynağı, berrak su anlamındadır.I nostri nomi si avvicendavano or su, or giù, come i ceci nell'acqua bollente».
Mahalleye ait su kaynağı yoktur.Nelle vicinanze non è presente alcuna sorgente d'acqua.
Birkaç gün sonra su kaynağı yeniden sağlandı.Dopo tre giorni fu ripristinata la fornitura di acqua potabile.
Ama bir su kaynağı bulursa su içebilir.Tuttavia, quando è disponibile, beve anche acqua.
Ayrıca su kaynağı da bulunmamaktadır.Вода — неиссякаемый источник.
Su kaynağı sondajla temin edilmektedir.Воду источника посчитали целебной.
Höyüğün eteklerinde iki tatlı su kaynağı vardır.При этом на его дне было обнаружено два ключа чистой воды.
Bu sırada toprağı eşeleyen İsmail bir su kaynağı bulur.Иблис является джинном, созданным из огня.
Üzerinde geniş yaylalar vardır ve bolca su kaynağı bulunur.У их подножия — многочисленные горячие источники.
Mahalleye ait su kaynağı yoktur.Поступлений воды из сопредельных территорий нет.
Köyün su kaynağının bitmek üzere olduğu yönünde söylemler de vardır.До сих пор не ясно из какого источника брали воду жители города.
Kuş bir su kaynağının yanına yerleştirilir ve bu pozisyon onun gagasının suya dalmasını sağlar.Птичка помещается рядом с источником воды, это приводит к контакту клюва с водой.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod