su bitkileri ile cümle

su bitkileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
O zaman 300.000 yapışkan yumurtalarını su bitkileri üzerine bırakırlar.He left at least 6,000 watercolors of his plants.
Hem yuva hem de yüzen platform su bitkilerinden yapılır.Both the nest and platform are made of aquatic vegetation.
Bol su bitkileri bulunan ama temiz sularda yaşamayı tercih eder.It has been found in moderately turbid water, but prefers clear water.
Bazen su bitkileri ve plankton'dan da beslenirler.The bream eats water plants and plankton, as well.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.And then he's off, launching into more talk about rare birds and algaes and strange aquatic plants.
Bu nehirler genellikle çeşitli su bitkileri türleriyle bitki örtüsüne sahiptir.These rivers are usually well vegetated with assorted species of aquatic plants.
Küçük bir tapir büyüklüğündeydi, bataklık bir ortamda yaşadı ve yumuşak su bitkileriyle beslendi.The size of a small tapir, it lived in a marshy environment and fed on soft aquatic plants.
Meyve, ot ve su bitkilerini de yer.Darin sind tropische Pflanzen, Wasserpflanzen und Moose untergebracht.
Meyve, ot ve su bitkilerini de yer.Il se nourrit de graines, de fruits et de feuillage.
O zaman 300.000 yapışkan yumurtalarını su bitkileri üzerine bırakırlar.La femmina depone fino a 450 uova che distribuisce su piante acquatiche.
Bazen su bitkileri ve plankton'dan da beslenirler.Кроме того, они поедают водную растительность и планктон.
Hidrokültür su bitkileri yetiştiriciliğidir. ^ Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).مرض التهاب الحوض قناة فالوب Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).
Kışları asıl olarak tohumlar ve su bitkilerinin köksaplarıyla beslenirler.In de winter voeden zich voornamelijk met zaden en granen.
Bazen su bitkileri ve plankton'dan da beslenirler.Деякі споживають водорості або планктон.
Meyve, ot ve su bitkilerini de yer.Živí se semeny a suchými i dužnatými plody rostlin.
Bazen su bitkileri ve plankton'dan da beslenirler.Někteří jedinci žijící v jezerech mohou dokonce požírat plankton.
Otlar ve su bitkileri ana besin kaynaklarıdır.Horské řeky a jezera jsou hlavním zdrojem vodní zásoby pro město.
O zaman 300.000 yapışkan yumurtalarını su bitkileri üzerine bırakırlar.El a lăsat cel puțin 6.000 de acuarele le plantelor sale.
Dişileri bu zamanda 100.000 yumurtayı çakıl taşlarının ve su bitkilerinin üzerine bırakır.Hunnen gyder op til 100.000 æg på sand- og grusbund.
Yüzgeçleri küçüktür, çünkü kalın su bitkileri arasında gitmektedir.En mindre stiv opbygning, fordi vandet støtter planterne.
Hidrokültür su bitkileri yetiştiriciliğidir. ^ Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).Anoreksi Fobi Spiseforstyrrelser Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).
Hidrokültür su bitkileri yetiştiriciliğidir. ^ Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).Liên minh Bảo tồn Thiên nhiên Quốc tế. ^ a ă Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).
Bakterilere ek olarak su bitkileri de amonyak ve nitratları metabolize ederek azotlu atıkları elimine ederler.バクテリアに加えて、水生植物もまたアンモニアと硝酸塩を物質交換して窒素廃棄物を除去する。
Üreme zamanı, Nisan-Mayıs aylarında yumurtalarını su bitkilerinin üzerine bırakır.繁殖期は4-5月で、水溜りに産卵する。
Bol su bitkileri bulunan ama temiz sularda yaşamayı tercih eder.Dáva prednosť mäsitej potrave, ale je aj vodným rastlinám.
Bazen su bitkileri ve plankton'dan da beslenirler.Del njegove prehrane so tudi alge in vodni plankton.
Yetişkin kızılkanatlar neredeyse sadece su bitkilerinden beslenirler.Suaugėliai maitinasi beveik vien augaliniu maistu.
Gölün su bitkileriyle kaplı kıyılarında çok sayıda su kuşu yaşar.Järve kallastel elab palju linde.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.A jde dál a sype ze sebe další věci o vzácných ptácích a řasách a podivných vodních rostlinách.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.E continuou a conversar sobre aves e algas raras e plantas aquáticas estranhas.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.En toen praatte hij zo verder over zeldzame vogels en algen en vreemde waterplanten.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.És már lép is tovább, és elkezd a ritka madarakról és algákról, illetve fura vízi növényekről beszélni.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.E subito dopo si lancia ancora in discorsi su uccelli rari, alghe e strane piante acquatiche.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.I tu zaczyna kolejny wywód, na temat rzadkich ptaków i alg, oraz rzadkich roślin wodnych.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.그러더니 다시 희귀한 새며 해조류, 이상한 수중 식물에 대해 설명을 늘어놓는 거에요.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.Lalu dia melanjutkan pembicaraan lagi tentang burung langka dan ganggang dan tanaman-tanaman air yang aneh.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.Och sen fortsätter han att prata om sällsynta fåglar och alger och underliga vattenväxter.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.Şi apoi se lansează în mai multe discuţii despre păsări rare şi alge şi stranii plante acvatice.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.Und dann geht er und stürzt sich in mehr Gerede von seltenen Vögeln und Algen und seltsamen Wasserpflanzen.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.Và rồi anh ấy lại lao vào nói tiếp về các loài chim hiếm và các loài tảo và các loài thực vật nước lạ.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.Y después arranca nuevamente charlando respecto de aves raras y algas y plantas acuáticas extrañas.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.Και αρχίζει πάλι να μιλάει για σπάνια πουλιά και φύκια και παράξενα υδρόβια φυτά.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.А потом он переключается на разговор о редких птицах, водорослях и странных водных растениях.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.И започва да ми обяснява за редки птици и водорасли, и странни водни растения.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.ואז הוא המשיך לדבר על ציפורים נדירות ואצות ועל צמחים מימיים מוזרים.
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.ثم أنطلق يُكمل حديثه عن .. بعض الطيور النادرة والعوالق .. والنباتات المائية الغريبة ..
Ve ardından ender görülen kuşlar, algler ve garip su bitkileri hakkında konuşmaya devam etti.希少な鳥類や藻類の話 珍しい海草の話 誤解しちゃダメだよ すばらしい話だった

İlgili Sayfalar