stil ile cümle
stil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
O yüzden özel ilgi gösterin, stilist Jang.Jadi beri perhatian khusus untuk itu, Stylist Jang.
O yüzden özel ilgi gösterin, stilist Jang.Quindi, presta particolare attenzione, Stilista Jang.
O yüzden özel ilgi gösterin, stilist Jang.Zwróć na to uwagę, stylistko Jang.
O yüzden özel ilgi gösterin, stilist Jang.Γι'αυτό δώσε ιδιαίτερη προσοχή, στυλίστρια Τζανγκ.
O yüzden özel ilgi gösterin, stilist Jang.Поэтому будь внимательнее, стилист Чан.
O yüzden özel ilgi gösterin, stilist Jang.لـذا عليكِ إيلاء إهتمام خاص، خبيرة-الأزياء جــانغ
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.Ik bedacht hun biografie, de passies in hun leven en hun kunststijlen, en ik begon hun werk te maken.
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.Kitaláltam az önéletrajzukat, a szenvedélyeiket, a stílusukat, és elkezdtem megalkotni a műveiket.
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.전 그들의 일생, 삶에 있어서의 열정, 어떤 미술을 하는지를 알아냈죠. 그리고 그들의 작품을 만들기 시작했습니다.
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.Le-am compus biografiile, pasiunile lor în viaţă, şi stilurile lor de artă, şi am început să le fac lucrările.
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.Me imaginé sus biografías, sus pasiones en la vida y sus estilos artísticos. Y empecé a hacer su trabajo.
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.Vymyslel jsem jim biografii, jejich vášně a styly jejich umění. A začal tvořit jejich díla.
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.Vymyslel som ich životopisy, ich životné vášne a ich umelecké štýly a začal som pracovať na ich dielach.
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.Wymyśliłem ich biografie, pasje i ich artystyczne style, i zacząłem tworzyć ich dzieła.
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.Я выдумал их биографии, увлечения и художественные стили - и начал рисовать их работы.
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.המצאתי את קורות החיים שלהם, את התשוקות שלהם ואת סגנונות האמנות שלהם, והתחלתי ליצור את העבודות שלהם.
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.اخترعت سيرهم الذاتية واهتمامتهم الحياتية وأساليبهم الفنية وبدأت في تنفيذ أعمالهم
Özlerini, ... ...hayattaki arzularını, sanat stillerini inceledim ve... ...çalışmalarımı yapmaya başladım.芸術のスタイルなどを考え出して 彼らの作品を創り始めました (笑)
Peki Gerry, marka nedir? Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Muito bem, o que é a marca Gerry?
Peter'da ileride Denetimsiz Öğrenme'yi (Unsupervised Learning) anlatacak. bu biraz farklı bir stil.2つはまったく違う内容です このクラスの後に強化学習も行う予定です
Popülasyon büyüdükçe, köyler ,göçebe yaşam stiline uymamaya başlamıştı. -아무튼 인구가 증가하고 자라나는 세대들은 곧 유목생활을 하지않게 되었습니다
Popülasyon büyüdükçe, köyler ,göçebe yaşam stiline uymamaya başlamıştı. -W każdym razie populacja ludzka rosła i wkrótce, rozrastające się rodziny odwykły od wędrownego trybu życia.
Popülasyon büyüdükçe, köyler ,göçebe yaşam stiline uymamaya başlamıştı. -בכל אופן, האוכלוסיות גדלו. ודי מהר, המשפחות המתפתחות בכפרים האלה
Popülasyon büyüdükçe, köyler ,göçebe yaşam stiline uymamaya başlamıştı. -على أية حال , زاد عدد السكان وعاجلاً , تزايد الأسر فى هذه القرى أصبح أقل ملائمة
Popülasyon büyüdükçe, köyler ,göçebe yaşam stiline uymamaya başlamıştı. -育ちざかりの子供がいる家族には 遊牧生活は合っていませんでした。
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.Al Rap, chiaro, al Rap -- al free-style (improvvisazione).
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.A rap, természetesen, a rap, a szabad stílus.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.El rap, por supuesto, el rap de estilo libre.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.랩, 물론, 프리스타일의 랩입니다.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.Le rap, bien sûr, le rap -- free-style.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.Muzica rap, bineinteles, rap -- free-style [stilul-liber].
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil."Rap", claro, "rap" — estilo livre.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.Rap, natürlich, rap - Freistil.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.Rap, natuurlijk, rap - freestyle.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.Rap oczywiście, rap -- freestyle.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.Rap, prirodzene, rap, free-style.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.Rap, tentunya, rap -- secara bebas.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.Ραπ φυσικά, ραπ -- φριστάιλ (ελεύθερο στύλ).
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.Рап, разбира се, рап -- свободен стил.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.Рэп, конечно, рэп — фристайл.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.ראפ כמובן, ראפ -- פרי-סטייל.
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.انها موسيقى الراب .. نعم الراب الراب الحر
Rap, tabi ki, rap -- serbest-stil.フリースタイルです 私は以前からフリースタイルに惹かれていました
Sadece bir stilist bunu nasıl yapabilir?Come hai potuto quando sei solo una stilista?
Sadece bir stilist bunu nasıl yapabilir?Comment peut tu faire ça alors que tu n'es qu'une styliste ?
Sadece bir stilist bunu nasıl yapabilir?Cum ai putut face asa ceva, cand de fapt esti doar o stilista?
Sadece bir stilist bunu nasıl yapabilir?Πως μπορείς ενώ είσαι απλά μια στυλίστρια;
Sadece bir stilist bunu nasıl yapabilir?Зачем ты это сделала, когда ты всего то стилист?
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Gerry: Aku rasa aliranku, gayaku adalah dark glamor.
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Gerry: Direi che il mio genere, il mio stile sarebbe tipo dark glamour.
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Gerry:
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Gerry: Jeg tror den genre, stil, jeg er ville være mørk glamour.
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Gerry:
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Gerry:
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Gerry:
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Ich denke, das Genre, der Stil, den ich habe, ist wohl "dark glamour".
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Je suppose quel genre, quel style je suis serait comme glamour sombre.
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.제리: 독특함.
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Myslím, že žánr, styl, který představuji, by byl něco jako tmavý glamour.
Sanırım benim tarzım, stilim dark glamor olur.Supongo que el tipo de género, el estilo que tengo sería como un 'glamour oscuro'.