Ana içeriğe geç
Sözlük

ster ile cümle

ster kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece hepsi benim adıma, 5-6 bin sterlin karşılığı bir sürü şey almışlar.Alle diese elektronischen Kontos und so haben sie etwa 5000-6000 £ an Warenwert, auf meinen Namen erhalten.
Böylece hepsi benim adıma, 5-6 bin sterlin karşılığı bir sürü şey almışlar.Det är hur hon är fick ca 5000-6000 kr värde av varor, på mitt namn.
Böylece hepsi benim adıma, 5-6 bin sterlin karşılığı bir sürü şey almışlar.la electricitate si asa a obtinut ea lucruri in valoare de 5-6 mii lire in numele meu.
Böylece hepsi benim adıma, 5-6 bin sterlin karşılığı bir sürü şey almışlar.これは犯罪だろうと思いました。
Bu 7 inçlik bir iğne ve çok çok keskin. Onu biraz sterilize edeceğim.Nagyon, nagyon hegyes, és egy kicsit sterilizálom.
Bu 7 inçlik bir iğne ve çok çok keskin. Onu biraz sterilize edeceğim.Αυτή είναι μια καρφίτσα 17 εκατοστών, πολύ αιχμηρή, θα την αποστειρώσω μια στιγμούλα.
Bu 7 inçlik bir iğne ve çok çok keskin. Onu biraz sterilize edeceğim.Вона страх яка гостра, я її простерилізую трішки.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Acest baieti fac cel mai puternic sistem audio de masina din lume.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Ces gens fabriquent les enceintes de voitures les plus puissantes au monde.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Ci ludzie stworzyli najgłośniejsze auto na świecie.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Deze mannen maken de luidste autostereo in de wereld.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Diese Typen stellen die lauteste Auto-Stereoanlage der Welt her.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Estes tipos fazem o rádio automóvel mais ruidoso do mundo.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Estos chicos hacen el estereo para auto más ruidoso del mundo.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Ezek a srácok építik a leghangosabb autó hifit a világon.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar. (Kahkahalar)De här killarna bygger världens värsta bilstereoljud (Skratt)
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar. (Kahkahalar)Những chàng trai ở đây tạo ra những chiếc xe có loa to nhất thế giới (tiếng cười)
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.이 사람들은 세상에서 가장 시끄러운 카스테레오를 만들었습니다.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Orang-orang ini membuat speaker mobil terbising sedunia.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Questi tipi producono lo stereo più potente al mondo.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Ti fantje delajo najglasnejše avto ozvočenje na svetu.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Tito chlapíci postavili to nejhlasitější stereo do auta.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Αυτοί οι τύποι φτιάχνουν το δυνατότερο ηχοσύστημα αυτοκινήτου στον κόσμο.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Тези хора произвеждат най-шумната музикална уредба за кола в света.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.Эти ребята сделали самую громкую автомагнитолу в мире.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.החבר'ה האלה עושים את מערכת השמע למכוניות החזקה ביותר בעולם,
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.هؤلاء الأشخاص قاموا بصنع السماعات الأعلى صوتاً لمسجل سيارة في العالم.
Bu adamlar dünyanın en yüksek sesli araba stereosunu yapıyorlar.(笑)
Bu alandaki müdahaleler anlamında, Kıbrıs dışındaki bütün ülkelerin steril iğne ve şırınga dağıtımıLetno poročilo 2006: stanje v zvezi s problemom drog v Evropi
Bu alandaki müdahaleler anlamında, Kıbrıs dışındaki bütün ülkelerin steril iğne ve şırınga dağıtımıTämä ei kuitenkaan tarkoita, että tällaisen palvelun eduista oltaisiin yksimielisiä.
Bu arada biz ödeme bankalar faiz 192 milyon sterlin her gün yalnız İngiltere'de anlamına gelir.Στην πραγματικότητα μας νοικιάζουν τα χρήματα πρέπει να διευθύνουμε την οικονομία μας από τις τράπεζες.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.A ideia central que faz com que este computador funcione é uma coisa chamada projeção estereográfica.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.Az alapötletet, amitől ez a számítógép működik úgy hívják, hogy sztereografikus projekció.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.Dan ide pokoknya yang membuat komputer ini bekerja adalah yang disebut proyeksi stereografis.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.Het centrale idee dat deze computer laat werken, heet stereografische projectie.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.Iar ideea principală care face acest calculator să funcţioneze este un lucru numit proiecţie stereografică.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.Khái niệm chính mà làm cho cỗ máy này hoạt động là thứ này, được gọi là phép chiếu nối.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.Le concept central qui fait fonctionner cet ordinateur est ce qu'on appelle la projection stéréographique.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.L'idea fondamentale che fa funzionare questo computer è il concetto di proiezione stereografica.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.U podłoża tego komputera leży odwzorowanie stereograficzne.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.Y la idea central que hace que esta computadora funcione es esto que se llama la proyección estereográfica.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.Централната идея, която кара този компютър да работи е това нещо, наречено стереографично проектиране.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.Центральная идея, вокруг которой построена эта вычислительная машина, - это идея стереографической проекции.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.והרעיון המרכזי שגורם למחשב הזה לעבוד נקראה הקרנה סטראוגרפית.
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.والفكرة الرئيسية عن هذا الكمبيوتر وعمله هو ما يدعى الإسقاط المجسمي
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.これは立体射影とよばれるものです 基本的な構想は
Bu bilgisayarın çalışmasını sağlayan şey stereographic projeksiyon denilen bir şey.이 초기의 컴퓨터를 작동시키는 핵심원리는 평사(平射)도법 (stereo projection)에 있습니다.
Bu bir yatırım bankası. Bear Sterns diyelim buraya.En waren gebaseerd op, ik denk eigenlijk dat ze toezicht hadden van het parlement.
--bu, dikkate değer olan yeni format-- ve bunu direk 20,000 dolarlık stereoları olan insanlara pazarladım.Postanowiłem skierować ten produkt do ludzi, którzy maja sprzęt stereo za 20 000 USD
--bu, dikkate değer olan yeni format-- ve bunu direk 20,000 dolarlık stereoları olan insanlara pazarladım.SACD라는 뛰어난 새 포맷으로 만들어지길 뭔했습니다. 그리고 저는 이걸 2만달러짜리 스테레오를 가진 사람들에게 직접 마케팅했죠.
--bu, dikkate değer olan yeni format-- ve bunu direk 20,000 dolarlık stereoları olan insanlara pazarladım.בפורמט SACD -- פורמט חדש ויוצא מהכלל -- ושיווקתי אותם ישירות לאנשים עם מערכות שמע שעולות 20,000 דולר.
--bu, dikkate değer olan yeni format-- ve bunu direk 20,000 dolarlık stereoları olan insanlara pazarladım.على هيئة SACD-- هذه هيئة جديدة ملحوظة -- وقمت بتسويقها مباشرة إلى الناس مع استريوهات بقيمة 20،000 دولار.
--bu, dikkate değer olan yeni format-- ve bunu direk 20,000 dolarlık stereoları olan insanlara pazarladım.私は2万ドル級のステレオを持った人たちに向けて 市場に出しました。 でも2万ドルのステレオを持つ人たちは 新しい音楽なんて好きじゃないんです。
Bu güvenli, steril içilebilir su.Acesta este apă potabilă, sterilă, sigură.
Bu güvenli, steril içilebilir su.Das ist sauberes, steriles Trinkwasser.
Bu güvenli, steril içilebilir su.Dat is veilig, steriel drinkwater.
Bu güvenli, steril içilebilir su.Esto es agua potable y estéril.
Bu güvenli, steril içilebilir su.Ez biztonságos, steril ivóvíz.
Bu güvenli, steril içilebilir su.Inilah air minum yang steril dan aman.
Bu güvenli, steril içilebilir su.Isto é água limpa, estéril e potável.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod