Üç Friz dilinin tek standartlaşmış dilidir.Er is een Friese standaardtaal.
Model 1200: Standart versiyondur.A320neo: Standaard variant.
Standart IMAX ekranı 22 metre genişliğinde ve 16 metre yüksekliğindedir.Een standaard IMAX-scherm is 22 meter breed en 16 meter hoog, maar kan ook groter zijn.
Standart bir otomobil 100 km'de 6 litre benzin harcamaktadır.Ter vergelijking: een hybride auto verbruikt een kleine 5 liter per 100 km.
Bunlardan biri standartlara uyumdur.Twee hiervan zijn voor standaard aanvallen.
Konteyner boyutları ISO 6346 standartıyla belirlenmiş çeşitli farklı ölçülerde olabilmektedir.Alle containers worden geclassificeerd volgens de internationale standaard ISO 6346.
Piyasalarda satılan belleklerin çoğu belli standartlara göre üretilirler.De meeste producten die op de markt zijn verschenen zijn in staat om de standaard te volgen.
Normal takım maçlarında standart güreş kuralları uygulanır.Bij rolstoeltennis worden de spelregels van het normale tennis gebruikt.
Euro III standartında çevreci motora sahiptir.De motoren voldoen aan de Euro 3 norm.
HD DVD'ler standart DVDlerin geleceği olarak geliştirilmişlerdir.Het is een derivaat van de hd-dvd, die door het DVD Forum werd ontwikkeld als opvolger van de reguliere dvd.
Bu nedenle uyumluluğun standart ölçümü (dalganın direk ölçülebildiği alanlarda bile) çoğunlukla dolaylıdır.Bovendien was de kwaliteit van bewoonbare woningen (naar huidige maatstaven) soms erg laag.
Bununla birlikte, modern standartlara göre çıktı büyük değildi.Deze was naar hedendaagse maatstaven niet bijster comfortabel.
Bu ciltler zamanının standartlarına göre çok kaliteli idi.Het geleverde werk was -naar de normen van de tijd- van hoge kwaliteit.
Avrupa'da hayat standartları yükseldi.In Europa gelden de minimumleeftijdsnormen.
Vietnam Savaşı sırasında ABD güçlerinin standart piyade tüfeği idi.Het was gedurende beide wereldoorlogen de standaard vuurmond van de Nederlandse veldartillerie.
ISO 3166 Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO) tarafından yayınlanan bir standarttır.De relevante ISO-standaard is ISO 16262 (Internationale Organisatie voor Standaardisatie).
Ayrıca baca gazı emisyonuna belli standartlar getirilmiştir.Ook werd er straatverlichting met gas geïntroduceerd.
Standartın ilk taslağı 30 Eylül 1980'de IEEE tarafından yayınlandı.De standaard werd gepubliceerd op 30 september 1980.
Standart stoutlar, Amerikan ve İngilizlerin tatlı stoutlarına göre daha sek bir tada sahipti.Later werd dit net zo populair als andere Amerikaanse zoete snacks.
T-skoru, z-skorlarinin 50 otelenmis halindeki bir standart skordur.Met uitzondering van de TZR 50 schakelbrommer.
Uluslararası standartları uyumludur.De afmetingen zijn volgens een internationale standaard.
Bütün yaşlı modeller standart Leopard 2A4'lere dönüştürülmştür.Plannen bestaan om de tanks te moderniseren tot Leopard 2A5.
RJ45 jakına kablo takılırken belirli bir standart vardır.Bij het patchpanel horen een groot aantal RJ-45-kabels met een variabele lengte.
XHTML 26 Haziran 2000'den beri bir web standartıdır.XHTML 1.0 is een W3C-standaard geworden op 26 januari 2000.
2005 senesinde havalimanı onarılıp Uluslararası bir havalimanı standartına geçti.In 2005 kreeg de luchthaven een permanente internationale status en heeft nu een duty free winkel.
Birinci dünya savaşında askerlere standart giyecekleriyle birlikte verilmekteydi.De meest gebruikelijke van deze waren Eerste Wereldoorlog uniformen met volledige decoraties.
Cromwell VIIw Cromwell VII tasarımı üzerinde çalışılarak standart hale getirildi ve Cromwell Vw adını aldı.Cromwell VIIw Cromwell Vw verbeterd tot de Cromwell VII-standaard.
1976 yılında, standart başlık The Pink Panther'in yanına Strikes Again eklenmesiyle ismine kavuşmuştur.Vanaf 1974 herwon hij het publiek alsnog met de vervolgen op de Pink Panther-reeks.
Bu motorların asenkron tipleri standart bir aygıt olmuştur.Dat is een normale eigenschap van motoren.
Fakat standartlara uygun olmak zorundadır.Tevens dragen zij de standaard.
Ayrıca her dans için bu dansların kayılacağı standart müzikler belirler.Op deze muziekstijlen werd natuurlijk ook gedanst.
Bu sayede, bu kuruluşlar meslek için etik standartların sağlanmasında önemli bir rol oynar.W ten sposób te organizacje odgrywają ważną rolę w zachowaniu standardów etycznych dla zawodu.
CoreMedia DRM yazılımında endüstri standartları OMA DRM 1.0, 2.0 ve Windows DRM baz olarak alınmıştır.CoreMedia DRM opiera się na przemysłowych standardach OMA DRM 1.0, 2.0 i Windows DRM.
NASA astronotları standart ekipman olarak Victorinox çakılarına sahiptirler.Dla astronauty NASA nóż Victorinox jest wyposażeniem standardowym.
2006 yılında, protokolün revize edilmiş versiyonu olan SSH-2, standart olarak kabul edildi.W 2006 roku ulepszona wersja protokołu - SSH-2, została przyjęta jako standard.
Standart sürümün son şarkısı ise "Farewell"dir.Finałowa piosenka z wersji standardowej, "Farewell" to ballada.
ARJ21-700 – 70-95 yolcu kapasiteli standart model.ARJ21-700 - Model podstawowy, jego pojemność wynosi 70-95 pasażerów.
STS-7 ile uçan en son standart ağırlık tankı yaklaşık olarak 35. 000 kilogram olarak ölçülmüştür.Ostatni ciężki zbiornik, który poleciał w misji STS-7, miał masę 35 ton.
Vickers 1916 yılında İngiliz ve Fransız savaş uçakları için standart silah olmuştur.Od 1916 Vickers używany był także jako uzbrojenie samolotów brytyjskich i francuskich.
Standart ölçüsü dünyanın her yerinde gösterilen filmler için olanaklı yapıldı.Standardowa szerokość umożliwiła prezentację filmów we wszystkich krajach świata...
Fakat standartlara uygun olmak zorundadır.W tym celu jest standaryzowane.
PaK 40, Alman ordusunun savaşın sonuna kadar kullandığı standart tanksavar silahı olarak kaldı.Armata PaK 40 była standardowym niemieckim działem przeciwpancernym do końca wojny.
Enformasyon ve iletişim teknolojileri standartlarına yönelik bir dernektir.Technologia transmisji danych i zapewnienia jakości są zdefiniowane przez odpowiedni standard.
ILO uluslararası çalışma standartlarını sözleşmeler ve tavsiyeler yoluyla ifade etmektedir.MOP koncentruje swoją działalność na ustanawianiu standardów pracy w formie konwencji i zaleceń.
Sonra onu Standart Liège transfer etti.Niedługo potem wypożyczono go do Standardu Liège.
Her iki motor da Euro 5 emisyon standartlarına göre tasarlanmıştır.Wszystkie silniki spełniają normę emisji spalin Euro 5.
Touch ID ve Retina Ekran gibi standart iPad'den bir dizi özellik taşınıyor.Wiele elementów zostało wziętych ze standardowych iPadów, jak Touch ID czy wyświetlacz Retina.
Bu biçim, 1994 yılında ISO 10918-1 adıyla standartlaşmıştır.Ustandaryzowany przez ISO w 1992 jako ISO 10589.
Bu özellik, kanonik ( kabul edilmiş, standart) dönüşümlerde kullanılır.Jest to słownictwo znormalizowane (standaryzowane) i kontrolowane.
SSH sunucularına bağlanmak için atanmış standart TCP port numarası 22 dir.Standardowy port TCP 22 został przypisany do kontaktowania się z serwerami SSH.
B. Stroustrup: Standart C++'ı Yeni Bir Dil Olarak Öğrenmek.Bjarne Stroustrup: Język C++.
Bu başlık dosyasında standart giriş-çıkış fonksiyonlarının prototipleri mevcuttur.Prócz powyższych zasad obowiązują standardowe zasady tworzenia testów wydajnościowych.
İlki normal standart versiyonudur.Pierwszy z nich jest wersją tradycyjną.
HTML standartları W3C tarafından belirlenmektedir.Specyfikacje XHTML przygotowuje organizacja W3C.
Üretimdeki artış, halkın yaşam standartlarının yükselmesine yol açıyordu.Wzrost produktywności prowadzi bowiem do zwiększenia realnego dochodu społeczeństwa jako całości.
Bütün üyelerin onayı ile uluslararası standartlar oluşturmaktır.Stosujmy się więc wszyscy do naszych narodowych zwyczajów.
Telefon Windows Mobile 6.0 Standart'a dayanıyor.Posiada Windows Mobile w wersji 6.0 Standard.
Daha sonra bu özellik tüm modeller için standart haline geldi.Klimatyzacja stała się standardowym wyposażeniem wszystkich modeli.
İki tür saha bulunmaktadır: küçük ve standart.Istnieją dwa rodzaje fauli: duże i małe.
Standart personel taşıyıcı.Transporter opancerzony.