Ana içeriğe geç
Sözlük

stabilite ile cümle

stabilite kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
41
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Stabilite: Bazı virüsler genetik olarak kararsızdır ve genomları hızle biçim değiştirebilir.Stability: Some viruses are genetically unstable and can rapidly rearrange their genomes.
Cihazın stabilitesi klasik bir anorganik silikon bazlı güneş hücresininkiyle eşleşir.The stability of the device matches that of a conventional inorganic silicon-based solar cell.
Bununla birlikte, kompozisyon ömrü ve voltaj stabilitesini etkileyebilir.However, the composition can affect service life and voltage stability.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.One, it is the lateral stability for the entire building; it's a structural element.
Konformerlerin göreceli stabilitesini etkileyen hem sterik hem de elektronik etkiler vardır.There are both steric and electronic effects that affect the relative stability of conformers.
Bir çalışmada zihinsel rotasyonun postural stabilite üzerine etkisi araştırıldı.A study investigated the effect of mental rotation on postural stability.
Bu yatma açısı, gemilerde stabilitenin doğru bir şekilde hesaplanmasında da çok önemlidir.This angle of repose is also crucial in correctly calculating stability in vessels.
Aerodinamik türbülansa bağlı olarak açık artırma, işaretleme stabilitesini daha da düşürür.Buffeting due to aerodynamic turbulence further degrades the pointing stability.
Demir sülfür mineralleri, stabilite artan şekilde aşağıda sıralanmıştır:By increasing order of stability:
Bu ittifakın Avrupa'nın politik stabilitesini savunması bekleniyordu.Marshall estaba convencido de que la estabilidad económica aportaría estabilidad política a Europa.
Yüksek sıcaklıklarda mekanik özelliklerini korurlar, ısıl stabiliteleri yüksektir.Una propiedad importante es el mantenimiento de las propiedades mecánicas a altas temperaturas.
Seri porta göre hızlı olmasına rağmen aynı stabiliteyi sağlayamaz.Il Palazzo può spostarsi in aria, anche se mantenendo la stessa altitudine.
Stabilite: Bazı virüsler genetik olarak kararsızdır ve genomları hızle biçim değiştirebilir.Стабильность : некоторые вирусы генетически нестабильны и могут быстро перестраивать свои геномы.
Böyle bir gezegen varsa Dünya'dan çok daha kütleli olamaz; aksi takdirde yörünge stabilitesi bozulurdu.Musíme ji přetvořit, jinak si naši planetu zničíme.
Böyle bir gezegen varsa Dünya'dan çok daha kütleli olamaz; aksi takdirde yörünge stabilitesi bozulurdu.如果这颗行星确实存在,它的质量不可能比地球大很多,否则会导致轨道不稳定。
Yüksek sıcaklıklarda mekanik özelliklerini korurlar, ısıl stabiliteleri yüksektir.Stoga moraju zadržati dobra mehanička svojstva na povišenim temperaturama i da budu vatrootporni.
Bu ittifakın Avrupa'nın politik stabilitesini savunması bekleniyordu.Týmto má nadácia prispieť ku politickej stabilite východoueurópskych krajín.
Bu fazladan stabilite molekülün kimyasını değiştirir.Lisandunud stabiilsus muudab molekuli keemilisi omadusi.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.A tradição é essencial para formar a estabilidade para criar famílias e formar grupos sociais coesos.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.전통이라는 것은 가족을 키우고 결속력 있는 사회적 집단을 만드는 안정성의 근간이 되기 때문에 꼭 필요합니다.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.La tradición es esencial para brindar estabilidad para formar familias y grupos sociales cohesivos.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.La tradizione è essenziale per impostare la stabilità per tirar su famiglie e formare gruppi sociali coesi.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.Tradície sú dôležité ako stabilná základňa pre rodiny a formovanie súdržných sociálnych skupín.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.Traditie is essentieel voor de stabiliteit om families groot te brengen en stabiele sociale groepen te vormen.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.Tradycja jest ważna aby zbudować stabilność, by zakładać rodziny i tworzyć spójne grupy społeczne.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.Η παράδοση είναι απαραίτητη για την σταθερότητα τη δημιουργία οικογενειών και συνεκτικών κοινωνικών ομάδων.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.מסורת חיונית כדי לבסס את היציבות לגידול משפחות וליצור קבוצות חברתיות מלוכדות.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.إن التقاليد هامة جداً لتنظيم وتثبيت الإستقرار لتربية ونهوض الأُسر وتمثيل مُجتمعات مُتحدة.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.家族や社会的なつながりを維持させます ここで突然
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.D'abord, fournir de la stabilité latérale à toute la construction: c'est un élément structural.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Eén, ze vormt de laterale stabiliteit voor het hele gebouw: het is een structureel element.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Jedna to stateczność boczna całego budynku: to element konstrukcyjny.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.첫번째로, 건물이 수평으로 흔들리지 않도록 잡아줍니다. 구조적인 역할을 하죠. 하지만 꼭 구조적인 이유에서만 사이즈가 결정된 것은 아닙니다.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Uma é a estabilidade lateral do edifício, é um elemento estrutural.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Una es la estabilidad lateral del edificio en su conjunto: es un elemento estructural.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Uno, è la stabilità laterale per tutto l'edificio: è un elemento strutturale.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Unul, este legat de stabilitatea laterală pentru întreaga clădire: este un element de structură.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.По-перше, забезпечує поперечну стабільність цілого будинку як структурний елемент.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Първо, тя е латералната стабилност за цялата сграда: тя е структурен елемент.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.אחת, ליציבות הצידית של כל הבניין: זה אלמנט מבני. אבל המידות שלו תוכננו לא רק לחיזוק,
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.واحد , هو الاستقرار الجانبى للمبنى بالكامل وهو عنصر هيكلي , ولكن ابعاده لم تصمم فقط لأجل الهيكل
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod