stüdyoda ile cümle
stüdyoda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O stüdyoda bir çok deney yapıyoruz.Nello studio facciamo un sacco di esperimenti.
O stüdyoda bir çok deney yapıyoruz. Stüdyoyu daha çok bir laboratovuar olarak görüyorum.No estúdio fazemos muitas experiências, considero o estúdio uma espécie de laboratório.
O stüdyoda bir çok deney yapıyoruz.Trong studio chúng tôi tiến hành rất nhiều thử nghiệm.
O stüdyoda bir çok deney yapıyoruz.V tom ateliéru děláme mnoho experimentů.
O stüdyoda bir çok deney yapıyoruz.Wykonujemy tam sporo eksperymentów.
O stüdyoda bir çok deney yapıyoruz.В студии мы проводим множество экспериментов.
O stüdyoda bir çok deney yapıyoruz.В студиото правим много експерименти.
O stüdyoda bir çok deney yapıyoruz.У цій студії ми проводимо безліч експериментів.
O stüdyoda bir çok deney yapıyoruz.בסטודיו אנחנו עושים הרבה נסיונות
O stüdyoda bir çok deney yapıyoruz.نقوم بالكثير من التجارب في الأستديو.
O stüdyoda bir çok deney yapıyoruz.私はスタジオをむしろ実験室のように考えています
Stüdyoda bir bilim adamı ya da mimara çok benzer çalışırım.Cuando estoy en el estudio trabajo básicamente como un científico o un arquitecto.
Stüdyoda bir bilim adamı ya da mimara çok benzer çalışırım.Dans le studio, je travaille vraiment comme un scientifique ou un architecte.
Stüdyoda bir bilim adamı ya da mimara çok benzer çalışırım.Eu trabalho mais ou menos como um cientista ou arquiteto no estúdio.
Stüdyoda bir bilim adamı ya da mimara çok benzer çalışırım.Ich arbiete sehr wie ein Wissenschaftler oder Architekt im Studio.
Stüdyoda bir bilim adamı ya da mimara çok benzer çalışırım.Jeg arbejder i høj grad som en forsker eller en arkitekt i mit atelier.
Stüdyoda bir bilim adamı ya da mimara çok benzer çalışırım.Pracuję podobnie do naukowca albo architekta w swojej pracowni.
Stüdyoda birdenbire neden bayıldın?De ce ai lesinat dintr-o data la statia de radio?
Stüdyoda birdenbire neden bayıldın?Dlaczego tak nagle omdlałaś podczas transmisji na żywo?
Stüdyoda birdenbire neden bayıldın?Kenapa kamu tiba-tiba pingsan di stasiun radio itu?
Stüdyoda birdenbire neden bayıldın?Pourquoi tu t'es soudainement évanouie à la station de diffusion ?
Stüdyoda birdenbire neden bayıldın?Γιατί λιποθύμισες ξαφνικά στον τηλεοπτικό σταθμό;
Stüdyoda birdenbire neden bayıldın?Почему ты упала в обморок на радиостанции?
Stüdyoda, gündüz gece demeksizin... ...bana defalarca sahip oldu.Jour et nuit, inlassablement il me faisait l'amour dans l'atelier.
Stüdyoda, gündüz gece demeksizin... ...bana defalarca sahip oldu.Nello studio, persa la cognizione del giorno e della notte, ci amammo ripetutamente.
Stüdyoda, gündüz gece demeksizin... ...bana defalarca sahip oldu.В студии, в полном отсутствии представления о дне или ночи мы занимались любовью все время.
Stüdyodaki herkes, hatırladığım kadarıyla 30 kişi bir odada toplandık.제 기억에 30명이 모두 스튜디오의 한 사무실에 모였던 것 같습니다
Stüdyodaki herkes, hatırladığım kadarıyla 30 kişi bir odada toplandık.Nous étions tous là, dans le studio, soit 30 personnes réunies dans une seule pièce.
Stüdyodaki herkes, hatırladığım kadarıyla 30 kişi bir odada toplandık.Unser gesamtes Studio, an die 30 Mitarbeiter, kam in einem Raum zusammen.
Stüdyodaki herkes, hatırladığım kadarıyla 30 kişi bir odada toplandık.Všichni jsme se sešli v jedné místnosti ve studiu, pokud si pamatuji dobře, v počtu 30 lidí.
Stüdyodaki herkes, hatırladığım kadarıyla 30 kişi bir odada toplandık.Wszyscy pracownicy studia, ze 30 osób, zebrało się w pomieszczeniu.
Stüdyodaki herkesin bir takma adı var.[스튜디오 안의 모든이들은 별명이 있다]
Stüdyodaki herkesin bir takma adı var.[Todos en el estudio tienen un apodo.]
Stüdyodaki herkesin bir takma adı var.[Tout le monde a un surnom à l'atelier]
Stüdyodaki herkesin bir takma adı var.(Tutti nello studio hanno un nomignolo.)
Stüdyodaki herkesin bir takma adı var.[Όλοι στο εργαστήριο έχουν ψευδώνυμο.]
Stüdyodaki herkesin bir takma adı var.[לכל אחד בסטודיו יש כינוי ]
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Dans le studio, au lieu de dessiner, nous avons appris à tricoter.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Deci în studio, mai degrabă decât să desenăm, am început să învăţăm să croşetăm.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Dus in de studio gingen we niet tekenen, maar leerden we breien.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Im Studio, anstatt zu zeichnen, lernten wir zu knüpfen.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Jadi di studio ini kami tidak menggambar, tapi belajar membuat simpul.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.우리는 스튜디오 내에서 그리기보다, 로프 짜는 방법을 배우기 시작했습니다.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.No estúdio, ao invés de desenhar, começámos a aprender a tricotar.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Quindi nello studio, piuttosto che disegnare, abbiamo iniziato a imparare come lavorare a maglia.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Tehát a stúdióban, nem rajzolni kezdtünk, hanem kötni tanulni.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Và trong các xưởng, hơn là ngồi vẽ, chúng tôi đã bắt đầu học đan.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.V štúdiu sme sa namiesto kreslenia začali učiť pliesť.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.W naszym studio, zamiast rysować nauczyliśmy się robić na drutach.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Поэтому вместо того, чтобы рисовать, мы начали учиться вязать.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.Така че в студиото, вместо да рисуваме, ние започнахме да се учим как да плетем.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.אז בסטודיו, במקום לצייר, התחלנו ללמוד איך לסרוג.
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.حتى في الاستوديو ، وبدلا من الرسم. بدأنا نتعلم كيفية تماسكها
Stüdyoda resmini yapmak yerine dokuma yapmayı öğrenmeye başladık.編み物を習いました。 このロープを互いに編んで
Tamam, hizmetçi gelip temizlik yapabilir." der. Artık stüdyodadır.Okay, tjenestepigen kan komme og gøre rent."
Tamam, lütfen geri sayım başlasın. 30 saniye içinde stüdyodayız.Okay Studio, bitte starten Sie den Countdown.
Tamam, lütfen geri sayım başlasın. 30 saniye içinde stüdyodayız.W porządku, proszę uruchomić zegar. za 30 sekund w studio.
Ve bu da stüdyoda büyük bir rahatlama yarattı.A studio odetchnęło z ulgą.
Ve bu da stüdyoda büyük bir rahatlama yarattı.Das Studio war sehr erleichtert.
Ve bu da stüdyoda büyük bir rahatlama yarattı.Een grote opluchting.
İlgili Sayfalar