sporu ile cümle
sporu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Brands Hatch, İngiltere'nin Fawkham kasabasında bulunan bir motor sporu yarış pistidir.Brands Hatch je dirkališče, ki leži blizu angleškega mesta Swanley v Kentu.
1952 yılında profesyonel spora yağlı güreş yaparak başladı fakat daha sonra güreş sporunu yapmaya başladı.Leta 1955 je FIA priredila svetovno vzdržljivostno prvenstvo, prvo tako serijo za športne avtomobile.
1970'lerde durgunluk dönemine giren kürek sporunda 1980'lerde yeniden canlanma görüldü.Znova so dejavnosti mladinskih delovnih brigad oživele v sredini 70. let 20. stoletja.
1969 yılında bisiklet sporuna başladı.1969 m. pradėjo lankyti dviračių sporto treniruotes.
2007 yılında ara verdi ama 2008 yılında F1 yarış sporuna Honda Takım Patronu olarak geri döndü.2007 m. jis pasitraukė iš Formulės 1, tačiau kitais metais grįžo kaip Honda F1 komandos vadovas.
Firma silahların yanı sıra atıcılık sporunda kullanılmak üzere ürettiği aksesuarlarla da ünlüdür.Kompanija taip pat pabrėžia, kad jos ginklai, atseit, tinka sportiniam šaudymui.
Bu başarı halen bu sporun en başarılı kişisel performansı olmaktadır.Pastarasis pasiekimas yra asmeninis sportininko rekordas.
Üniversite, Yelken sporuna ilgiyi artırmak için bir proje hazırlamıştır.Kool seab oma eesmärgiks Sahha spordikoondiste järelkasvu ettevalmistamise.
Boks sporuna şimdi profesyonel olarak devam etmektedir.Spordiala on muutunud järjest professionaalsemaks.
Yağlı güreş Yağlı Güreş, geleneksel bir Türk sporudur.Yağlı güreş ehk Türgi õlimaadlus on Türgi rahvuslik spordiala.
Fransa Bisiklet Turu (Fransızca: Tour de France), bisiklet sporunun en prestijli yarışlarından biri.(Le) Tour de France (prantsuse keeles 'Prantsusmaa (velo)tuur') on maailma kuulsaim jalgrattaspordivõistlus.
Arakawa Olimpiyat şampiyonu olduktan sonra aktif sporu bırakmıştır.Kohe pärast olümpiavõitu loobus Arakawa spordist.
Tiyatro sporu gösterisi asla tekrar etmez.Sellisel juhul ei kordu ühesugune kunstiteos mitte kunagi.
Ana madde: Bisiklet yarışı Bisiklet sporunun yüz yılı aşan bir geçmişi vardır.1960. aasta NSV Liidu meistrivõistlused jalgrattasõidus toimusid mitmes osas.
Sporun kozmonotların hayatında bir demirbaş haline geldiğini söylerken yanıldığımı sanmıyorum.Hõrak leiab, et on ekslik pidada raamatu autorit evolutsioonibioloogiks.
9. Başlık okul yöneticilerini sporu daha eşit hâle getirmeleri için zorladı.Ce fut le Titre IX qui a forcé les administrateurs scolaires à rendre les sports plus égalitaires.
9. Başlık okul yöneticilerini sporu daha eşit hâle getirmeleri için zorladı.Chính Title IX đã buộc Ban Giám Hiệu trường
9. Başlık okul yöneticilerini sporu daha eşit hâle getirmeleri için zorladı.È stata la Title IX a obbligare gli amministratori scolastici a rendere lo sport più equo.
9. Başlık okul yöneticilerini sporu daha eşit hâle getirmeleri için zorladı.스포츠를 더욱 평등하게 운영하도록 학교 관계자들에게 압력을 넣기 시작한 것이
9. Başlık okul yöneticilerini sporu daha eşit hâle getirmeleri için zorladı.To właśnie ta ustawa zmusiła administrację szkół do zniesienia nierówności w sportach.
9. Başlık okul yöneticilerini sporu daha eşit hâle getirmeleri için zorladı.Раздел IX принудил администрации школ сделать спорт более равноправным.
9. Başlık okul yöneticilerini sporu daha eşit hâle getirmeleri için zorladı.זה היה טיטל IX שהכריח מנהלי בתי ספר
9. Başlık okul yöneticilerini sporu daha eşit hâle getirmeleri için zorladı.فقد أجبر "القانون التاسع" مدراء المدارس
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Also suchte ich mir klugerweise Rudern aus, und wurde darin sehr gut.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Aşa că am ales vâslitul, la care eram foarte bun.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Così ho saggiamente scelto il canottaggio, nel quale sono diventato molto bravo.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Donc j'ai choisi l'aviron, auquel je suis devenu très doué.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Ezért, okosan, az evezést választottam, amiben elég jó voltam.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Heel slim koos ik dus roeien, waar ik erg goed in werd.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Jadi saya dengan cerdik memilih olah raga mendayung, yang kemudian dapat saya kuasai dengan sangat baik.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.그래서 저는 현명하게 조정을 선택했고, 아주 잘 하게 됐습니다.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Sprytnie wybrałem wiosłowanie, w którym nabrałem dużej wprawy.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Tak jsem si chytře vybral veslování, které mi šlo.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Οπότε επέλεξα την κωπηλασία, και έγινα πολύ καλός.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Затова избрах гребането, в което станах много добър.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Так что я мудро выбрал греблю, и весьма в ней преуспел.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.Так що я вдало обрав веслування, в якому досяг значних успіхів.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.אז עשיתי בחוכמה, ובחרתי בחתירה, בה נעשיתי טוב מאד.
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.فاخترت بذكاء التجديف و كنت جيدا في ذلك
Akıllılık edip kürek sporunu seçtim, sonrasında da bayağı ilerlettim.学校代表として漕いでいたのですが
AM: Tabii ki. Şey, sanırım, hep sporun içinde oldum.네, 음... 생각해보면 저는 항상 스포츠라는 것에 관여를 하고 있었어요
AM: Tabii ki. Şey, sanırım, hep sporun içinde oldum.איימי: כן. אני מניחה שתמיד הייתי מעורבת בספורט.
AM: Tabii ki. Şey, sanırım, hep sporun içinde oldum.ايمي: نعم. أظن أنني كنت دائماً مشاركة في الرياضة.
AM: Tabii ki. Şey, sanırım, hep sporun içinde oldum.子供の頃は5年間ソフトボールをして
BALIKÇILIK Balikçilik da hayvanlarin aci çektigi bir kan sporu.Το ψάρεμα είναι επίσης θανάσιμο άθλημα, όπου τα μη ανθρώπινα ζώα υποφέρουν.
Balikçilik da hayvanlarin aci çektigi bir kan sporu.A horgászat is halálos sport, ahol a nem-ember állat szenved.
Balikçilik da hayvanlarin aci çektigi bir kan sporu.Angeln ist ebenso eine Todessportart, wobei das Tier leidet.
Balikçilik da hayvanlarin aci çektigi bir kan sporu.Fiske är också en dödssport, vari det ickemänskliga djuret lider.
Balikçilik da hayvanlarin aci çektigi bir kan sporu.La pesca è un altro sport sanguinario in cui un animale non umano soffre.
Balikçilik da hayvanlarin aci çektigi bir kan sporu.Memancing juga merupakan olahraga kematian, di mana binatang bukan manusia menderita.
Balikçilik da hayvanlarin aci çektigi bir kan sporu.Pescuitul este deasemenea un sport al mortii, in care animalele neumane sufera.
Balikçilik da hayvanlarin aci çektigi bir kan sporu.,גם דיג הוא ספורט דמים .בו חיות לא אנושיות עוברות סבל
Balıkçılık da hayvanların acı çektiği bir kan sporu.A horgászat is halálos sport, ahol a nem-ember állat szenved.
Balıkçılık da hayvanların acı çektiği bir kan sporu.Angeln ist ebenso eine Todessportart, wobei das Tier leidet.
Balıkçılık da hayvanların acı çektiği bir kan sporu.Fiske är också en dödssport, vari det ickemänskliga djuret lider.
Balıkçılık da hayvanların acı çektiği bir kan sporu.Kalastus on myös kuoleman harrastus, jossa eläimet kärsivät.
Balıkçılık da hayvanların acı çektiği bir kan sporu.La pêche est également un sport de mort, où souffrent des animaux non humains.
Balıkçılık da hayvanların acı çektiği bir kan sporu.La pesca è un altro sport sanguinario in cui un animale non umano soffre.
Balıkçılık da hayvanların acı çektiği bir kan sporu.La pesca tamién es un deporte mortífero, donde los animales no humanos sufren.
Balıkçılık da hayvanların acı çektiği bir kan sporu.Łowienie ryb jest także krwawym sportem, w którym nie ludzkie stworzenia cierpią
İlgili Sayfalar