Portland'da yazarlık, haber spikerliği ve spikerlik yaptı.His time (1936–37) in Portland was with KGW-AM, owned by The Oregonian, a Portland daily newspaper.
Kaili, siyasi kariyerinden önce 2004'ten 2007'ye kadar Mega Channel'da haber spikeri olarak çalıştı.Before her political career, Kaili was a newscaster at Mega Channel from 2004 until 2007.[1]
Eski bir NFL geniş alıcısı ve spor spikeriydi.He was a former NFL wide receiver and sportscaster.
Oyunculuğu dışında spiker, tercüman ve barmen olarak da çalışmaktadır.Neben der Schauspielerei arbeitet er auch als Sprecher, Dolmetscher und Barmann.
1998’de Lawler ara sıra güreşti ve daha çok spikerlik yaptı.Ab 1998 wurden die Matches von Lawler seltener und er konzentrierte sich auf das Kommentieren.
Mouth lucas ve arkadasları maç yaparken maçı bir spiker gibi anlatır.Nun versucht sie mit allen Mitteln, Lukas als Freund zu gewinnen.
Radyonun ilk spikeri olan Reşîd 1955 yılından 1982 yılına kadar spikerlik yapmıştır.Besonders bekannt ist ihr Hit Mexican Radio aus dem Jahr 1982.
1989 yılında TRT İzmir Müdürlüğü'nde spikerlik görevine geri döndü.1989 wurde das eigene Reisebüro unter der Trend Touristik GmbH eröffnet.
Dean Ambrose ve Roman Reigns ise özel spiker oldu.Dean Ambrose et Roman Reigns continuent cependant à faire équipe.
NTV'de spor spikerliği ve aynı zamanda %100 Futbol'un sunuculuğunu yapmaktadır.La programmation de Gol Televisión est composée à 100 % de football.
Las Vegas Fox News spikeri John Huck, William Frank rolünde.John Huck interpreta al anfitrión de Fox News de Las Vegas William Frank.
1999-2000 yılları arasında Show TV’de haber spikerliği yaptı.Entre 2000 y 2004 condujo La noticia en casa por TN.
Daha sonra Lawler tekrar Jim Ross’la spikerliğe Smackdown’da başladı.Tras el Draft, comentó junto a Jim Ross al ser transferido a SmackDown.
İlk spikeri de Eznîva Reşîd idi.Il primo singolo è stato Standing There.
Chick & Stew: İki spiker tavuktur.Le 3 Galline: sono 3 galline stupide.
Dialog Spikerlik ve Sunuculuk Okulu'nu derece ile bitirdi.Mi stupisce che oggi finalmente abbia finito la scuola in regola e con tutti gli onori.
1977 yılından itibaren spor spikeri olarak çalıştı.Dal 1973 si dedicò al gioco per corrispondenza.
Bir spikerin yağmur yağacağını haber verdikten sonra gerçekten de yağmur yağdığına şahit oluyoruz.И вот когда мы заговорили о будущей погоде, кто-то сказал: будет завтра дождь.
Daha sonra sabah haber spikerliği yaptı.Утром был получен ещё один радиосигнал.
Radyo Sport'ta spikerlik yapmaya başladı.За что уничтожают спортивное радио.
İlk spikeri de Eznîva Reşîd idi.Но Первая леди была непреклонна.
Ama Lawler, XFL’de spikerlik yapmak istemedi.Да и сам Тейлор не горел особым желанием играть в Slipknot.
Mesleğe Flash TV'de haber spikeri olarak başladı.Как замечено в выпуске Flash Vol.
Radyolarda, sunuculuğa ve spikerliğe üç yıl devam etti.استغرق الأمر ثلاث سنوات للحصول على الإذن والدعم.
Babasının isteği üzerine spikerlik kursuna yazıldı ve Star TV Ana Haber'de staj yapmaya başladı.وبناءً على طلب والدها فقد سجُلت بالإذاعة و بدأت فترة تدريب بتلفزيون ستار.
Güreşçiler arasındaki gerginlik spikerlerede sıçradı.نشب القتال بين المتنافسين.
Dizinin başrollerini Kelsey Grammer ve Patricia Heaton; haber spikerlerini canlandırarak oynadı.A série estrelou Kelsey Grammer e Patricia Heaton como apresentadores de um programa de notícias.
Bir dönem İngiliz televizyonlarında spikerlik de yaptı.Atualmente ela faz séries para a TV inglesa.
Bu sefer elektro gitarda John Koneski, Bas gitarda ise John Spiker vardı.O álbum teve John Konesky na guitarra e John Spiker do Trainwreck no baixo.
News spikerliği ve Fashion Police sunuculuğu görevlerini üstlenmektedir.Excetuam-se os divertimentos e as reuniões permitidas pela polícia.
1999-2000 yılları arasında Show TV’de haber spikerliği yaptı.No ano lectivo 1999 / 2000 passou a ter também uma emissão na internet.
Bir dönem İngiliz televizyonlarında spikerlik de yaptı.Ook werkte hij jarenlang voor de Britse televisie. (en) A History of Venice.
Maçı kaybetti ve artık spiker olacağını söyledi.Deze match verloor hij en ook een rematch.
Şimdi Merziye Haşimi Press TV kanalında gazeteci ve spiker olarak çalışıyor.Tegenwoordig is ze ook columnist en autosportjournalist voor Italiaanse media.
Bir spikerin yağmur yağacağını haber verdikten sonra gerçekten de yağmur yağdığına şahit oluyoruz.Na de bekendmaking van de waarneming ontstond een geruchtenstroom.
1977 yılından itibaren spor spikeri olarak çalıştı.Od 1973 udzielał się jako zawodnik sportów motocyklowych.
Sağlık sorunları nedeniyle spor spikerliğini bırakmıştır.Zerwała definitywnie ze sportem ze względu na komplikacje zdrowotne.
İlk spikeri de Eznîva Reşîd idi.Podobnie jak pierwsze pozostało ono bezpotomne.
Buğdaycı, 2001 yılında spikerlik mesleğine geri döndü.Na jesieni 2001 Mami powrócił do kariery solowej.
Aynı zamanda TGRT Haber spikeri olarak gelişen olayları aktarmıştır.Trevor zamieszczał tam też informacje o tym, jak zespół się rozwija.
Maç spikerleri ise Clive Tyldesley ve Andy Townsend'dir.Kommentatorerna är från ITV Sports, Clive Tyldesley och Andy Townsend.
Bir BGP spikeri periyodik olarak 19 byte lık canlı mesajları ana bağlantıya gönderir(her 60 saniyede).En BGP-router skickar varje minut ett 19 byte långt keepalive-meddelande för att hålla förbindelsen levande.
Orkun Çolakoğlu da spiker olarak görev yapacak.Båthamnen fungerar också som gästhamn.
ROH spikerleri bu maçın onun son maçı olacağını düşünüyordu ve son maçta ona saygı gösterdiler.Раби розуміли, що це їх останній бій, тому бій був запеклим.
News spikerliği ve Fashion Police sunuculuğu görevlerini üstlenmektedir.News, однак буде продовжувати вести Fashion Police.
Maçı kaybetti ve artık spiker olacağını söyledi.Вони програли матч і втратили лідерство.
Gözde haber spikerin kimdir?Хто твій улюблений телекоментатор?
İlk spikeri de Eznîva Reşîd idi.To první bylo také záhy potvrzeno.
Maçı kaybetti ve artık spiker olacağını söyledi.Ověří se, zda hráč A přišel o všechny králíky.
Eureka College'den 1932 yılında mezun olan Reagan, Iowa'da radyo spor spikeri olarak çalışmaya başladı.După ce a absolvit Eureka în 1932, Reagan s-a dus la Iowa, unde a fost crainic la câteva posturi de radio.
Maçı kaybetti ve artık spiker olacağını söyledi.Nu s-a prezentat la meci și a fost declarat învins.
Bir dönem İngiliz televizyonlarında spikerlik de yaptı.Közben brit televíziós sorozatban is szerepelt.
İlk spikeri de Eznîva Reşîd idi.Az első vezetője Rényi Dezső volt.
Maçı kaybetti ve artık spiker olacağını söyledi.Ottelu keskeytettiin, ja siitä tuli tappiomerkintä Koivulalle.
Bu lakabı maç spikerlerinin onu bu isimle anons etmesinden almaktadır.Läpi pelin shamaanien voi kuulla sanovan tämän nimeä.
Brian Christopher bu maçın misafir spikeri oldu.Chris Benoit lähti ottelusta mestarina.
Kanal D'de muhabirlik, ana haber spikerliği, sabah programı spikerliği yaptı.Kanavan aamushow, Aamulypsy, on kuunnelluin aamuohjelma.
Bernadette Ní Ghallchóir , İrlandalı televizyon sunucusu ve haber spikeri.Η Μπερναντέτ νι Γκαλτσόιρ είναι ιρλανδή τηλεοπτική παρουσιάστρια και εκφωνήτρια.
Çaylakların maceralarını anlatan haber spikeridir.Τα τεύχη με τις ιστορίες των περιπετειών του Τεντέν.
İkinci eşi spor spikeri Ümit Aktan ile 3 Kasım 1991 tarihinde evlendi.Debutalbumet hennes, Dina, kom ut 3. november 2003.