Düşündüğü şey - tabi bu tamamen bir kavram -- sperm hücrelerine yazı tipi enjekte etmek.فهو يفكر - طبعا هذه مازالت أفكار- في حقن خطوط داخل النطفة وداخل "سبيرماتوزا" --
Düşündüğü şey - tabi bu tamamen bir kavram -- sperm hücrelerine yazı tipi enjekte etmek.活字書体が組み込まれた 精子です 英語で何と呼ぶのかは 難しいですが...
- Efendim T. Browne. Sperma Ceti VE Sperma Ceti BALİNA VE.BROWNE。スペルマくじら座ANDスペルマくじら座のクジラの。 HIS VEをVIDE
- Efendim T. Browne. Sperma Ceti VE Sperma Ceti BALİNA VE.- אדוני ט בראון. של SPERMA סטי והלווייתן סטי SPERMA.
- Efendim T. Browne. Sperma Ceti VE Sperma Ceti BALİNA VE.-- سيدي T. براون. من SPERMA CETI والحوت CETI SPERMA.
Eğer buradaki X kromozomu bulunduran sperm yumurtaya ilk ulaşırsa, döllenen yumurta dişi olacak demektir. -Jeśli wygra wyścig, to z zapłodnionej komórki jajowej rozwinie się zarodek płci żeńskiej.
Eğer buradaki X kromozomu bulunduran sperm yumurtaya ilk ulaşırsa, döllenen yumurta dişi olacak demektir. -그녀가 경기를 이긴다면 수정된 알은 여성이 됩니다
Eğer buradaki X kromozomu bulunduran sperm yumurtaya ilk ulaşırsa, döllenen yumurta dişi olacak demektir. -Se ela ganhar a corrida, então o óvulo fertilizado desenvolver-se-à numa fêmea.
Eğer buradaki X kromozomu bulunduran sperm yumurtaya ilk ulaşırsa, döllenen yumurta dişi olacak demektir. -Si gana la carrera, el óvulo fecundado se desarrollará en una hembra.
Eğer buradaki X kromozomu bulunduran sperm yumurtaya ilk ulaşırsa, döllenen yumurta dişi olacak demektir. -وبعد ذلك البويضة المُخصبة ستتطور الى أنثى
Erkek gametine sperm, kadın gametine ise yumurta denir.Le cellule germinali, e' noto, sono quelle che producono i gameti.
Erkek gametine sperm, kadın gametine ise yumurta denir.Para los hombres, eso es semen y para las mujeres es huevos.
Erkek gametine sperm, kadın gametine ise yumurta denir.Para os homens, os espermatozóides e para as mulheres os óvulos.
Erkek gametine sperm, kadın gametine ise yumurta denir.Plemniki u mężczyzn i komórki jajowe u kobiet.
Erkek gametine sperm, kadın gametine ise yumurta denir.Pro muže, to je spermie a pro ženy je to vejce.
Erkek gametine sperm, kadın gametine ise yumurta denir.Чоловіча гамета - це сперматозоїд, жіноча - яйцеклітина.
Erkek gametine sperm, kadın gametine ise yumurta denir.للرجل الحيوان المنوي وللمرأة البويضة
Erkek gametine sperm, kadın gametine ise yumurta denir.しかし、あなたは胚細胞に感染した後、あなたが想像できます。
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.Bărbaţii, cu penisul lor, fertilizează ouăle prin spermă.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."Bene, gli uomini, attraverso il pene, fecondano le uova con lo sperma che ne esce.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."die Männer befruchten mit ihrem Penis die Eier mit dem Sperma, das da herauskommt.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.남자가 그들의 성기를 통해서 나온 정자들로 난자들을 수정시키는 거야.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.Les hommes, avec leur pénis, Ils fertilisent les œufs avec le sperme qui en sort.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.los hombres, por medio de sus penes, fecundan los huevos con la esperma que sale.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."No, muži, pomocí jejich penisu, oplodní vajíčko spermatem, který z něj vychází.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."Nos, a férfiak, a péniszükkel termékenyítik meg a tojásokat a spermájukkal.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."os homens, através dos seus pénis, "fertilizam os ovos com o esperma que é ejetado
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."Tak to máš tak, muži, pomocou penisu oplodnia vajíčka spermiami, ktoré z neho vychádzajú.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."Więc mężczyzna swoim penisem zapładnia jajka nasieniem, które z niego wychodzi.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."Ну, чоловіки через свій пеніс, запліднюють ікринки спермою, яка звідти виходить.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.גברים, באמצעות הפין שלהם, הם מפרים את הביצים ע"י פליטת זרע.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.الرجال، عن طريق قضيبهم، إنهم يقوموا بتخصيب البويضات عن طريق الحيوانات المنوية التى تخرج منهم.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.「女性の膣を通るよう射精して」 「受精するのよ」
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.De bliver betalt i pollen og nektar, til at flytte den mandlige sperm, pollen, fra blomst til blomst.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Elles sont payées par du pollen et du nectar, pour déplacer de fleur en fleur les gamètes males, le pollen,
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.꽃가루와 꿀로 말이죠. 이 꽃에서 저 꽃으로 남성정자에 해당하는 꽃가루를 옮깁니다.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Les pagan con el polen y el néctar, para mover la esperma masculina, el polen, de flor en flor.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Maksu annetaan siitepölynä tai metenä, miespuolisen sperman, siitepölyn, siirtämisestä kukasta kukkaan.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.São pagas com pólen e néctar, para mover o esperma masculino, o pólen, de flor em flor.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Są opłacane pyłkiem i nektarem, by przemieszczać pyłek między kwiatami.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Sunt plătite cu polen şi nectar pentru a muta sperma, polenul, din floare în floare.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Virágporban és nektárban fizetnek, hogy a hímivarsejtet, azaz a pollent virágról virágra hordják.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Ze worden betaald met pollen en nectar, om het mannelijke zaad, het pollen, van bloem naar bloem te brengen.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Они вознаграждаются пыльцой и нектаром, перемещая мужскую сперму, пыльцу, с цветка на цветок.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.Те са заплатени с цветен прашец и нектар, за да местят мъжкия сперматозоид, прашеца, от цвете на цвете.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.הן מקבלות תשלום באמצעות פולן ונקטר, כדי להעביר את הזרע הגברי, הפולן, מפרח לפרח.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.يتقاضون رواتبهم كحبوب اللقاح والرحيق ، لنقل الحيوانات المنوية من الذكور ، وحبوب اللقاح من زهرة الى زهرة.
Erkek spermini, poleni, çiçekten çiçeğe taşırlar ve çiçeklerden karşılığını polen ve nektar şeklinde alırlar.ミツバチは精子つまり花粉を花から花へ運びます 多くの花は自分では繁殖できません つまり
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Als ik met mijn vrouw de liefde bedreef kwam er geen sperma vrij, maar bloed.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Când făceam dragoste cu soția mea, nu ieșea spermă din mine, ieșea sânge.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Cuando hacía el amor con mi esposa, no me salía esperma ; me salía sangre.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Když jsem se miloval se svou ženou, nevyšlo ze mě žádné sperma, jen krev.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Khi tôi làm tình với vợ mình, tôi không có tí tinh dịch nào; tôi chảy máu.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Kiedy kochałem się z żoną, wypływała ze mnie nie sperma, lecz krew.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.아내와 사랑을 나눌 때, 정액이 나오는게 아니라 피가 나왔어요.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Mikor a feleségemmel szeretkeztem, sperma helyett vér ömlött belőlem.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Quand je faisais l'amour à ma femme, ce n'était pas du sperme qui sortait de moi, mais du sang.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Quando facevo l'amore con mia moglie, non mi usciva nemmeno più sperma; usciva sangue.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Quando fazia amor com a minha mulher, não saía esperma, mas sangue.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Wenn meine Frau und ich uns geliebt haben, kam kein Sperma mehr, nur Blut.