Bu gibi ilişkilerin tümü bir soyağacına dayandırılamaz.All diese Beziehungen lassen sich nicht in einen Stammbaum fassen.
Şimdi bir aktör çünkü benim soyadımı taşıyor.Als Künstler führte er den Namen Reinhoud.
1901 yılından itibaren anne soyadı olan Picasso'yu kullanmaya başladı.Ab 1901 produzierte er selbst Porzellan.
1902 sonrasında soyadını değiştirerek doğduğu kasabanın ismini kullanmaya başladı.Bereits 1902 wechselte die Straße jedoch ihren Namen.
Böylece değersiz Riddle soyadını bitirir.Der Name ehrt Rudolf Endlich.
Çetesi ile birlikte şehrin fakir insanlarını soyarlar.Gemeinsam ziehen sie mit seinen Mannen gegen die Stadt.
Soyadı Litvan olan büyük babasından gelmektedir.Den Nachnamen verdankt er seinem Urgroßvater, der aus Italien stammt.
Asım Ülker 1979 yılında çocukları Selçuk ve Faruk Berksan ile birlikte yeniden Berksan soyadını aldı.Dieses Problem griffen 1979 Bibb Latané und Kollegen wieder auf.
Bayan, kadınların ad veya soyadlarının önüne gelen bir saygı sözcüğüdür.Adi ist ein männlicher oder weiblicher Vorname bzw. Familienname.
Ara sıra kendisini Count de Farussi (annesinin kızlık soyadını kullanarak) diye tanıtırdı.Sie stellt sich ihm als Komtess Nicole de Langret (der Name ihrer Mutter) vor.
Soyadını babasının ve annesinin mezarlarının bulunduğu Tekirdağ'ın Banarlı ķöyünden almıştır.Sie wurde unter dem von ihr für die Schwester und Mutter erbauten Grabmal bestattet.
Köy adını, köye ilk yerleşen ve mahallenin kurucusu olarak kabul edilen kişinin soyadından almıştır.Eine Person dieses Namens ist als Gründer der Siedlung anzunehmen.
1928 yılında Kaygılı soyadını aldı.1928 erhielt er die Amtsbezeichnung Landrat.
Patronimik : Babasının soyadına dayanılarak verilen isim.Der Vatersname ist vom Vornamen des Vaters abgeleitet.
Bu sırada Phileas Fogg, bankayı soyan hırsıza benzetilir.Auf ihm wirkt Felix Räuber mit.
Daha sonra ise tekrar verilen hakla bir kısım eski soyadları olan Sarıalioğlu'na dönüş yapmıştır.Damit habe er sogleich das Wappen seiner Vorfahren, das „Oude Vlaenderen“, ersetzt.
Yaman, Türkçede erkeklere verilen bir ad ve soyadı.Yaman ist ein türkischer männlicher Vorname und Familienname.
Usha, daha sonra Palin Majere ile evlenip Majere soyadını almıştır.Später heirateten sie; Edna behielt aber anscheinend ihren Nachnamen.
1934 - Soyadı Kanunu kabul edildi.1934 wurde auch das Familiennamensgesetz eingeführt.
Dönmez soyadı yine KONARlara damat gelerek soyadı değişmiştir.Nach dem Aufstieg wechselte Albay erneut zu Adıyamanspor.
New York'a vardıktan sonra kısaca Deren soyadını almıştır.Demnach trat sie zumindest in Wien bis zuletzt unter ihrem Mädchennamen auf.
1946'da varlıklı bir bankacı olan İbrahim Gencer ile evlendi ve Gencer soyadını aldı.1946 heiratete sie den Bankier Ibrahim Gencer.
Glücksburg, bir soyadı değil bir kasaba adıdır.Dies suggeriert, Baskerville sei eine Ortschaft und kein Familienname.
"Starkiller" ise George Lucas'ın Star Wars filmlerinin kahramanı Luke Skywalker için ilk düşündüğü soyadıdır.Luke hat seinen Namen dem Star-Wars-Helden Luke Skywalker zu verdanken.
Adams ve Hancock soyadlarını düşündüm, en sonunda aklıma Anthony Wayne geldi." .J'ai essayé Adams, Hancock… puis j'ai pensé à Anthony Wayne »,.
1559' dan sonra soyadındaki "h" ' yi atmış ve eserlerini Bruegel şeklinde imzalamaya başlamıştır.Dès 1559, il supprima le « H » de son patronyme et signa « BRVEGEL ».
1995'te çekilen Casper adlı filme göre soyadı Mcfadden'dır.Dans le film sorti en 1995, le nom complet du personnage est Casper McFadden.
26 Mart 1903'te Corinth ile evlendi ve soyadını Berend-Corinth'e çevirdi.Le 26 mars 1903, elle épouse Lovis Corinth et porte désormais le nom de Berend-Corinth.
Mann ailesi soyağacında Klaus Mann "Eissi" olarak adlandırılmıştı.Dans la famille Mann, Klaus est affectueusement appelé « Eissi ».
Annesi iki kez boşandı ve Zschäpe, annesinin yeni eşinin soyadını aldığı her seferinde boşandı.Sa mère divorce deux fois et Beate prend chaque fois le nom du nouveau compagnon de sa mère.
Soyadı, Kırım'daki Gaspra şehrinden gelmektedir.Son dernier nom vient de la ville de Gaspra en Crimée.
En iyi çekirdekler dibe batar ve kabuklarını soyan makineye aktarılırlar.Les meilleurs baies s'enfoncent et passent à travers une machine qui retire leur peau.
Tanış bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir: Asım Tanış (d.Il s'agit de Let It Be/You Know My Name (Look Up the Number).
Doğumu ile ilgili pek bir şey bilinmez, Venedik'te doğduğu, soyadını de buradan aldığı sanılmaktadır.On sait peu de chose de sa naissance, hormis sa naissance à Venise, d'où il tire son nom.
Bu tanımı o tarihten sonraki soyadı olarak kullandı.Elle apparait sous son nom dès l'histoire suivante.
Bu yıldan itibaren "da Volpedo" soyadını kullanmaya başlar.À partir de ce moment, il commence à ajouter « da Volpedo » à sa signature.
Soyadları çok kullanılmıyordu ve çocuklar kolaylık olan babalarına verilen isimleri kullanıyorlardı.Les surnoms n'étaient souvent pas utilisés et les enfants étaient simplement nommés du nom de leur père.
Hatta bazı ailelerin soyadı da bunu göstermektedir.C'est aussi le nom de plusieurs familles.
Bu toplama, Alman matematikçi Bernhard Riemann'ın soyadı verilmiştir.Elles ont été nommées en hommage au mathématicien allemand Bernhard Riemann.
SI birimi Sırp bilim adamı Nikola Tesla'nın soyadı Tesladır.Le nom de l'entreprise rend hommage au scientifique Nikola Tesla.
Şimdi bir aktör çünkü benim soyadımı taşıyor.Elle porte ce nom en raison d'une enseigne.
Köyde kalanlar soyadları ile anılmaktadır.Les habitants du village se nomment les Câlins.
Jack, alışılanın aksine Meg'in soyadını almıştır.Depuis, Jack utilise le nom de famille de Meg.
En yaygın kullanılan Yunan soyadıdır.C'est le nom irlandais le plus courant.
Soyadını babasının lakabıyla değiştirmiştir.Il a changé son nom pour embêter son père.
Kadınlarda soyadı kullanımı genelde ataya, babaya veya eşe bağlı olarak değiştiği gözlemlenmiştir.Généralement, on les identifiait en faisant référence à la profession occupée par leur mari ou par leur père.
Wilson bir İngiliz soyadıdır.Wesley est un prénom anglais.
Soyanın insan sağlığına faydalı mı yoksa zararlı mı olduğu tartışılmıştır.Ces croyances sont-elles bénéfiques à l'homme, sont-elles favorables ou nuisibles à sa santé ?
Evliliğinden sonra "Çiller" soyadını aldı.Après son mariage, elle adopte le nom Khalilah.
Yazarlar soyadına göre dizilir.Les auteurs sont cités par leurs noms.
Patronimik : Babasının soyadına dayanılarak verilen isim.Dear Father : un titre qu'elle a dédié à son père.
Cooper, Anglo-Saxon soyadıdır.Denny est un prénom anglo-saxon.
O günden beri aile bu soyadını kullanmaktadır.Depuis lors on connait la famille sous ce nom.
2010 senesinden itibaren, kızlık soyadı olan "Karabıyık"ı kullanmayı bırakmıştır.Fin 2010, il sort un champagne qui porte son nom.
Soyadı : Bir ailenin tüm üyeleri tarafından kullanılan bir isim.Mais son nom est déjà utilisé par un membre de sa famille,.
New York'a vardıktan sonra kısaca Deren soyadını almıştır.Ce n'est qu'à son arrivée à Kyoto qu'il put utiliser son nom ouvertement.
Jones Ortaçağ İngiltere'si kökenli bir soyadıdır.Chiny n'est, semble-t-il, qu'une simple bourgade médiévale à l'origine.
Soyadı ise gece anlamına gelmektedir.Participation Écrire la parole de nuit.
Efron, bir Aşkenazi Yahudisi soyadıdır."Apelle" est un nom juif de fantaisie.
Oluşturucusunun soyadını almıştır.Elle prend alors le nom de son fondateur.