Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.Apoi a luat tot raftul de 45 de sosuri de spagheti şi a plecat la drum.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.A potom vzal túto kopu 45tich špagetových omáčok a vydal sa na cestu.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.Dann nahm er diese Menge von 45 Spaghetti-Saucen und reiste herum.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.En toen nam hij dit hele vlot met 45 spaghettisauzen mee op reis.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.Howard pedig fogta ezt a 45 különböző receptből álló spagetti szósz kollekciót és útnak indult.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.In vzel je množico teh 45 omak in šel na pot.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.Kemudian dia membawa seluruh 45 saus spaghetti ini dan melakukan perjalanan.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.Poi prese tutta questa gamma di 45 sughi, e si mise in marcia.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.Puis il a pris tout son lot de 45 sortes de sauces spaghetti et il est parti sur le terrain.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.Sedan tog han alla dessa 45 pastasåser och gav sig ut.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.Sitten hän otti kaikki 45 spagettikastikketta, ja lähti kiertueelle.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.Y cogió la colección entera de 45 salsas de espagueti, y se fue de gira.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.Και μετά πήρε όλο αυτό το πλήθος απο 45 σάλτσες σπαγγέτι, και βγήκε στο δρόμο,
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.А потім узяв всю цю купу з 45 різновидів соусу для спаґетті і пішов у світ.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.Затем он взял всю эту кучу из 45 соусов для спагетти и отправился в дорогу.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.И после взел цялата тази сюрия от 45 вида сос за спагети, и тръгнал на път.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.ואז הוא לקח את כל מבחר 45 רטבי הספגטי, ויצא לדרך.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.ثم أخذ الـ 45 نوع من أنواع صلصة الإسباجيتي و طاف بهم.
Ve bir yığın halinde olan 45 spagetti sosunu aldı ve yola çıktı.ニューヨーク、シカゴ、ジャクソンビル
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.Das sind meine traditionellen Schüler, die eine traditionelle Sauce kochen, mit Plastikgabeln.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.Iată studenții mei grozavi fâcând un sos grozav, cu furculițe de plastic.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.저의 소중한 학생들이 소스를 만들어 학교 구내 식당에 내놓았습니다,
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.Mijn eigenste studenten maken onze eigenste saus. We brengen ze naar de cafetaria.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.To so moji dragoceni učenci, ki pripravljajo dragoceno omako s plastičnimi vilicami.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.Это моё наследие, студенты, готовящие соус с пластиковыми вилками.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.אלה הם תלמידי המורשת שלי שמבשלים רוטב-מורשת, עם מזלגות פלסטיק, ואנו מביאים את זה לקפטריה,
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.وهؤلاء طلاب الإيرلوم يصنعون صلصة الإيرلوم، مع الشوك البلاستيكية، ونأخذها إلى الكافيتريا،
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.プラスチックのフォークでね そんで食堂に運んで 育てた野菜を先生達に食べさせるんだ
Ve Malcolm Gladwell'in ifadeleriyle crack kokain şehrin merkezi için çok iri taneli domates sosu gibiydi.En palabras de Malcolm Gladwell, el crack fue la versión extra-sabrosa de la salsa de tomate.
Ve Malcolm Gladwell'in ifadeleriyle crack kokain şehrin merkezi için çok iri taneli domates sosu gibiydi.말콤 글래드웰의 표현을 빌리자면, 도심에서 크랙 코카인은 특별히 씹히는 것이 많은 스파게티소스와 같은 존재였습니다.
Ve Malcolm Gladwell'in ifadeleriyle crack kokain şehrin merkezi için çok iri taneli domates sosu gibiydi.Malcolm Gladwell szavaival élve, a crack kokain az az extra darabos spagettiszósz volt a belváros számára.
Ve Malcolm Gladwell'in ifadeleriyle crack kokain şehrin merkezi için çok iri taneli domates sosu gibiydi.Nas palavras de Malcolm Gladwell, o "crack" foi, para a cidade, como o concentrado de tomate.
Ve Malcolm Gladwell'in ifadeleriyle crack kokain şehrin merkezi için çok iri taneli domates sosu gibiydi.Parafrazując Gladwella, crack okazał się sosem z kawałkami warzyw dla biedoty.
Ve Malcolm Gladwell'in ifadeleriyle crack kokain şehrin merkezi için çok iri taneli domates sosu gibiydi.И по думите на Малкълм Гладуел, пукащия кокаин беше екстра-гъстата версия на доматен сос за града.
Ve Malcolm Gladwell'in ifadeleriyle crack kokain şehrin merkezi için çok iri taneli domates sosu gibiydi.ובמילותיו של מלקולם גלדוול, הקראק-קוקאין היה הגירסה הכי פריכה של רוטב-עגבניות בעיר.
Ve Malcolm Gladwell'in ifadeleriyle crack kokain şehrin merkezi için çok iri taneli domates sosu gibiydi.وعلى حد تعبير "مالكولم جلادويل"، "الكراك الكوكايين" هو النوع الغني لصلصة الطماطم لدى العصابات.
Ve Malcolm Gladwell'in ifadeleriyle crack kokain şehrin merkezi için çok iri taneli domates sosu gibiydi.都心用のトマトの塊入りトマトソースでした (笑)
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.45개 종류의 스파게티 소스를 만들었습니다. 상상할 수 있는 모든 방법을 동원하여 다양한 소스를 창조해냈습니다.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.A měnil je každým myslitelným způsobem, jakým můžete rajčatovou omáčku měnit.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.A urobil rôzne variácie podľa všetkých možných mysliteľných vlastností.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Collaborò con la Campbell e realizzò 45 varietà di sughi.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Elkészítették az összes paradicsomszósz variációt, ami csak lehetséges.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.En hij varieerde ze op alle mogelijke manieren dat je tomatensaus kan variëren.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Hän muunteli kaikkea mahdollista, mitä voi muuttaa tomaattikastikkeessa.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Il les a fait varier pour obtenir autant de sauces tomate différentes possibles.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Kombiniral je vse možne kombinacije paradižnikovih omak.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Och han varierade dem på alla upptänkliga vis som man kan variera tomatsås.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Şi le-a variat în toate modurile posibile în care poţi varia un sos de roşii.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Und er variierte sie auf jede nur denkbare Art, in der man Tomantensauce variieren kann.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Variava-os de todas as formas possíveis com que se pode variar um molho de tomate.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.Y las varió de todas las formas imaginables en las que puedes variar la salsa de tomate.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.И ги разделил по всички възможно начини, по които можете да различите доматен сос.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.И разграничил их всеми возможными способами, которыми только можно разграничить томатные соусы.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.והכין מגוון של 45 סוגי רוטב ספגטי בכל דרך גיוון אפשרית.
Ve onları bir domates sosunun akla uygun her şekli ile çeşitlendirdi.トマトソースの種類で思いつく全てです 甘さ、ガーリックの強さ、酸味、トマト味
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.A czasami może to być sos pomidorowy czy jak w tym przypadku, keczup.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.Bahkan ada juga pencarian yang sekedar mencari saus tomat, atau pada kasus ini, Las Ketchup.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.Cũng có thể chỉ là sốt cà chua hoặc trong trường hợp này, là sốt cà chua nấm.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.E potrebbe potenzialmente essere importante quanto la salsa di pomodoro, o in questo caso, il ketchup.
Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.그리고 그게 잠재적으로 토마토 소스만큼 중요한 걸 수도 있고, 아니면 이런 경우엔, 케첩만큼 중요할 수도 있습니다.