Hardallı ve ketçaplı iki sosisli sandviç alacağım.I'll have two hot dogs with mustard and ketchup.
Frankfurter adlı sosisli sandviçler ABD'de ilk kez 1860'larda satıldı.Frankfurters were first sold in the United States in the 1860s.
Scott! Lütfen öğlen yemeği için sosisli sandviçler yap.Scott! Please make hotdogs for lunch.
Ben öğle yemeği için bir sosisli sandviç yedim.I ate a hot dog for lunch.
Sosisli pizayı o kadar sevmiyorum.I don't like pepperoni pizza that much.
Mısır ekmeğinde sosisli sandvici severim.I like corn dogs.
Sosisli sandviçini seviyor musun?Do you like your hot dog?
Tom üç sosisli sandviç yedi.Tom ate three hotdogs.
Tom genellikle sosisli sandviçlerinin üzerine hardal ve ketçap koyar.Tom usually puts mustard and ketchup on his hot dogs.
Lütfen bana hardal ve ketçaplı iki sosisli sandviç verin.Please give me two hot dogs with mustard and ketchup.
Tom şimdiye kadar üç sosisli sandviç yedi.Tom has eaten three hot dogs so far.
Sosisli sandviç ya da bir şey almaya gidelim.Let's go grab a hot dog or something.
Bir sosisli sandviç istiyorum.I want a hot dog.
Bir sosisli sandviç ya da bir şey almaya gitmek ister misin?Do you want to go grab a hot dog or something?
Tom'a bir sosisli sandviç aldım.I bought Tom a hot dog.
Sosisli sandviçi seviyorum.I love hot dogs.
Tom, Mary'ye bir sosisli sandviç aldı.Tom bought a hot dog for Mary.
Bugün kaç tane sosisli sandviç sattın?How many hot dogs have you sold today?
Bizim üçümüz sosisli sandviç ve patates salatası yedi.The three of us ate hot dogs and potato salad.
Tom bulduğu her fırsatta sosisli sandviç yiyor.Tom eats hotdogs every chance he gets.
Sık sık sosisli sandviç yerim.I often eat hot dogs.
Hadi, bir sosisli sandviç alalım.Come on, let's get a hot dog.
Sosisli sandviç de vardır.Hot dogs are also available.
Günde kaç tane sosisli sandviç satıyorsunuz?How many hot dogs do you sell a day?
Sosisli sandviçler üç dolardır.Hot dogs are three dollars.
Öğle yemeği için üç tane sosisli sandviç yedim.I ate three hotdogs for lunch.
Geçen hafta sonu kaç sosisli sandviç yedin?How many hot dogs did you eat last weekend?
Sosisli sandviç yiyelim.Let's eat hot dogs.
Öğle yemeği için bir sosisli sandviç yedim.I had a hot dog for lunch.
Bana bir sosisli sandviç satın alabilir misin?Can you buy me a hot dog?
Ciğerli sosisli sandviçleri seviyorum.I love sandwiches with liverwurst.
1969 - İlk Televizyon Kahvaltısı satışa çıktı (En çok tutulanlar pankekli ve sosisli olanlardı.1969 – The first TV breakfasts were marketed (pancakes and sausage were the favorites).
8 dakikada 33 sosisli yeme rekoruna sahiptir.We'll give them about a fucking 38-minute record.
Sosisli sandviçi gerçekten severim.I really like hot dogs.
"Peki, belki yarısı sosisli yarısı mantarlı deneyebiliriz.""Well, maybe we can go half and half."
Sosislinin üzerinde ketçap bile yoktu!Hee ooh ohhhhh The hotdog stand's got no ketchup.
sosisli prezervatif tarzı prezervatif tarzıHot dog condom style Condom style
İki vejetaryen sosisli lütfen.Zwei vegetarische heiße Hunde bitte.
8 dakikada 33 sosisli yeme rekoruna sahiptir.Мы дадим им где-то хренову 38-минутную запись.
Ben öğle yemeği için bir sosisli sandviç yedim.Ik heb tijdens de middagpauze een hotdog op.
Sosisli sandvicin icadı üzerine hak iddia etmek oldukça zor.Det är svårt att få diskusfisk på kastspö.
Futbol ve sosisli sandviçi sever.El urăște băi și pizza crusta.
Futbol ve sosisli sandviçi sever.Emellett szereti a futballt és a szambát.
Futbol ve sosisli sandviçi sever.Hän rakastaa salmiakkia ja saunomista.
Tom genellikle sosisli sandviçlerinin üzerine hardal ve ketçap koyar.Tavallisesti Tom panee makkarasämpylöihinsä sinappia ja ketsuppia.
Sosisli sandvicin icadı üzerine hak iddia etmek oldukça zor.Det er forholdsvis nemt at fremskaffe kalkmørtel.
Örneğin; Homer, bira yerine soda içmekte ve sosisli sandviç yerine Mısırlı sığır etinden sosis yemektedir.変更されたシーンの一例としてホーマーがビールを飲む代わりにソーダを飲み、また豚肉の入っているホットドッグの代わりにエジプト風ビーフ・ソーセージを食べるなどがある。
Örneğin; Homer, bira yerine soda içmekte ve sosisli sandviç yerine Mısırlı sığır etinden sosis yemektedir.例如,在阿拉伯语版中霍默喝的是碳酸饮料而不是啤酒,吃的是埃及牛肉肠而不是热狗。
Futbol ve sosisli sandviçi sever.喜歡棒球和巧克力。
Örneğin; Homer, bira yerine soda içmekte ve sosisli sandviç yerine Mısırlı sığır etinden sosis yemektedir.לדוגמה, בגרסה הערבית הומר נוהג לשתות סודה במקום בירה ונוהג לאכול נקניק מצרי במקום נקניקייה בלחמנייה.
Futbol ve sosisli sandviçi sever.Također voli sendviče sa salamom.
Örneğin; Homer, bira yerine soda içmekte ve sosisli sandviç yerine Mısırlı sığır etinden sosis yemektedir.Pavyzdžiui, Houmeris vietoje alaus geria sodą ir valgo Egipto jautienos dešreles vietoje karštų sumuštinių.
Sosisli sandvicin icadı üzerine hak iddia etmek oldukça zor.Sunku tiksliai datuoti Patandžalio Joga sūtros tekstą.
Ah, hayır.Sorun değil. Sosisli sandviçi gerçekten severim.Ah, tidak apa-apa aku sangat suka hot dogs.
Ah, hayır.Sorun değil. Sosisli sandviçi gerçekten severim.Non, c'est bon ! <BR>J'aime vraiment les hot dogs.
Ah, hayır.Sorun değil. Sosisli sandviçi gerçekten severim.آآه ، لا لابأس أنا بالفعل أحب الهوت دوغ
Ah, hayır.Sorun değil. Sosisli sandviçi gerçekten severim.これは牛肉で作られてて
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.하루는 7살짜리 아이가 핫도그를 먹다가 질식했다는 연락을 받았습니다.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Eines Tages drohte ein Siebenjähriger, an einem Hot Dog zu ersticken.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Într-o zi am primit un apel pentru un băiat de 7 ani care se îneca cu un hot-dog.