Bazıları sorunun fazla kalori tüketimi olduğunu düşünüyordu.Дехто думає, що причина - це забагато спожитих калорій.
Bazıları sorunun fazla kalori tüketimi olduğunu düşünüyordu.Некоторые полагают, что дело в большом количестве потребляемых каллорий.
Bazıları sorunun fazla kalori tüketimi olduğunu düşünüyordu.Някои мислят, че това са твърде многото калории.
Bazıları sorunun fazla kalori tüketimi olduğunu düşünüyordu.למה הוא לב ליבה של המגיפה הזו.
Bazıları sorunun fazla kalori tüketimi olduğunu düşünüyordu.البعض يعتقد أن السبب يكمن في استهلاك كميات كبيرة من السعرات الحرارية.
Bazıları sorunun fazla kalori tüketimi olduğunu düşünüyordu.ある人は 食事に脂肪が多いからだ
Bazıları sorunun fazla kalori tüketimi olduğunu düşünüyordu.其中有啲認為原因係攝取過多卡路里
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.A jelek azt jósolhatják, hogy a bonyolultsági probléma csak rosszabbodik.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Alles wijst erop dat de ellende van complexiteit steeds erger wordt. Is er hoop?
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Die Zeichen könnten andeuten, dass die Komplexitätskrise nur schlimmer werden kann.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.I segnali potrebbero indicare che la situazione difficile della complessità può solo peggiorare.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.자, 이런 복잡한 문제들은 악화될 뿐임을 알수있죠.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Les signes peuvent indiquer que la période de complexité va seulement empirer.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Os sinais indicam que o aumento da complexidade irá continuar a piorar.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Semnele ar putea indica că minimizarea complexitatii o sa fie din ce in ce mai acuta.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Todo parece indicar, que esta compleja maraña solo va a empeorar
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Vậy nên, những dấu hiệu đã chỉ ra rằng cái đống lộn xộn phức tạp đó sẽ chỉ càng ngày càng tệ đi.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Znaki wskazują, że punkt krytyczny dla złożoności jeszcze nie nadszedł.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Τα σημάδια μπορεί να υποδεικνύουν ότι το θέμα της πολυπλοκότητας μπορεί μόνο να επιδεινωθεί.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Всё указывает на то, что проблема изощрённости будет только усугубляться.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.Знаците може да означават, че манията към сложност само ще се влошава.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.הסימנים אולי מראים שהמסובכות הזאת רק תהיה יותר ויותר נוראית.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.قد تشير الإشارات الى أن عقدة التصغير و التعقيد ستظل تتدهور.
Belirtiler, karışıklık sorununun kötüye gittiğini gösterebilir.希望はないのでしょうか? 画面は小さくなっていきます
Belki aramızda Seth dışında sorunun cevabını bilen biri vardır.Magari per un po' sentiremo meno le stupidaggini di Seth.
Belki aramızda Seth dışında sorunun cevabını bilen biri vardır.Puede que tengamos menos [guff] por parte de Seth durante un tiempo. Vale, Hazel.
Belki aramızda Seth dışında sorunun cevabını bilen biri vardır.Vielleicht gibt's jetzt eine Weile weniger Quatsch von Seth.
Belki aramızda Seth dışında sorunun cevabını bilen biri vardır.Может быть, какое-то время мы будем меньше слышать болтовню Сэта.
Belki de daha sonra karar vermeniz gereken bir fiyatlandırma sorununuz var.가격책정 역시 나중에 결정해야 할 문제이죠
Belki de daha sonra karar vermeniz gereken bir fiyatlandırma sorununuz var.Quizás tenga un problema con el precio sobre el cual deberá decidir más adelante.
Belki de daha sonra karar vermeniz gereken bir fiyatlandırma sorununuz var.Можливо, пізніше Ви вирішите питання ціноутворення.
Belki de daha sonra karar vermeniz gereken bir fiyatlandırma sorununuz var.ربما لديك مشكلة في التسعير يمكن حلها لاحقًا.
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.저는 "이게 음악인가?"를 걱정하지 않고 흥미를 따랐습니다.
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.Seguo questa domanda e non mi preoccupo di:
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.To jest pytanie, które sobie stawiam.
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.אני עובד על פי השאלה הזו, בלי לדאוג לגבי "האם זו מוזיקה?" --
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.وأنا أعمل وفقاً لهذا السؤال، دون أن أعبأ بما إذا " كانت موسيقى "
Ben bu sorunun peşindeyim. "Bu müzik mi?" diye hiç kafa yormuyorum.しようとしていることの定義は関係ない
Ben bu sorunun yanıtını bilmiyorum.Die genaue Antwort darauf weiß ich nicht.
Ben bu sorunun yanıtını bilmiyorum.Eu não sei a resposta para isto.
Ben bu sorunun yanıtını bilmiyorum.그 답에 대해서 모르겠습니다.
Ben bu sorunun yanıtını bilmiyorum.Na to opravdu neznám odpověď.
Ben bu sorunun yanıtını bilmiyorum.Nie znam na to odpowiedzi.
Ben bu sorunun yanıtını bilmiyorum.No sé la respuesta a esta pregunta.
Ben bu sorunun yanıtını bilmiyorum.Відповіді я не знаю.
Ben bu sorunun yanıtını bilmiyorum.انا لا اعرف الجواب
Bence bu sorunun cevabı, neyle oynamaya alışık olduğunuzda gizli.Ich denke, dass man diese Frage für jedes Spielelement einzeln beantworten muss.
Bence bu sorunun cevabı, neyle oynamaya alışık olduğunuzda gizli.Je pense que cette décision dépend de ce que vous pensez être un bon jeu.
Bence bu sorunun cevabı, neyle oynamaya alışık olduğunuzda gizli.전 여러분이 어떤 기계로 플레이하는 것을 더 좋아하는지에 따라 결정의 결과가 달라질 것으로 생각하죠
Bence bu sorunun cevabı, neyle oynamaya alışık olduğunuzda gizli.Myslím si, že lepší verzi lze vybrat podle toho, u které nakonec skončíte.
Bence bu sorunun cevabı, neyle oynamaya alışık olduğunuzda gizli.Nie wiem, czy wybór platformy do gier zależy od tego, czy jest ona "lepsza", czy "gorsza".
Bence bu sorunun, özenle ele alınması gerekiyor.Azt hiszem, ezt a kérdést alaposan meg kell vitatni.
Bence bu sorunun, özenle ele alınması gerekiyor.Dan pertanyaan ini, menurut saya, perlu dibahas dengan saksama.
Bence bu sorunun, özenle ele alınması gerekiyor.E questa è una domanda che va discussa con attenzione.
Bence bu sorunun, özenle ele alınması gerekiyor.Et c'est une question qui, je pense, mérite d'être abordée avec prudence.
Bence bu sorunun, özenle ele alınması gerekiyor.전 이 문제가 매우 주의 깊게 논의되어야 할 질문이라고 생각합니다.
Bence bu sorunun, özenle ele alınması gerekiyor.Myslím si, že toto je otázka, o ktorej je treba pozorne diskutovať.
Bence bu sorunun, özenle ele alınması gerekiyor.Och det är en fråga, tror jag, som behöver diskuteras utförligt.
Bence bu sorunun, özenle ele alınması gerekiyor.Penso que esta é uma questão que precisa de uma discussão cuidada.
Bence bu sorunun, özenle ele alınması gerekiyor.Tato otázka by podle mě měla být pečlivě probrána.