Bazı turlar son derece sorunlu.إذا ما كنت مضطراً لإحراق سفنك في كل مرة تقوم بها برحلة. أ م: بعض البوارخ ستمثل مشكلة كبيرة.
Bazı turlar son derece sorunlu.高くなるのは確かですね
Ben çok istedim, ancak bunu yaparsanız, o sorunlu.Aku banyak meminta, tapi jika kau melakukan ini, itu sebuah masalah.
Ben çok istedim, ancak bunu yaparsanız, o sorunlu.Am cerut mult, dar situatia asta e chiar problematica.
Ben çok istedim, ancak bunu yaparsanız, o sorunlu.Ich bat so viel, aber wenn du dies tust, <br />wird es problematisch.
Ben çok istedim, ancak bunu yaparsanız, o sorunlu.J'avais bien insisté. Mais si vous agissez de la sorte, ça va vraiment poser problème.
Ben çok istedim, ancak bunu yaparsanız, o sorunlu.L'ho pregata così tanto, ma se lei fa così, è problematico.
Ben çok istedim, ancak bunu yaparsanız, o sorunlu.Prosiłam Panią tak bardzo, ale jesli to zrobisz to bedzie to problem.
Ben çok istedim, ancak bunu yaparsanız, o sorunlu.Σας το ζήτησα τόσο πολύ, όμως αν το κάνετε αυτό, θα υπάρξει πρόβλημα.
Ben çok istedim, ancak bunu yaparsanız, o sorunlu.Я наверное много требую, но если вы такое вытворяете, это проблема
Ben çok istedim, ancak bunu yaparsanız, o sorunlu.لقد ترجيت كثيرا من اجلها ولكن ان تصرفت هكدا ستكون مشكلة
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Az a probléma egy elmélettel, hogy lehet, hogy tele van kognitív előítélettel.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Das Problem mit Theorien ist, dass sie mit kognitiven Präferenzen beladen sein können.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.El problema con tener una teoría es que su teoría puede estar cargada de sesgos cognitivos.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Het probleem met theorieën is dat ze vaak beladen zijn met kennisvooroordelen.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Il problema di avere una teoria è che questa può essere piena di preconcetti.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.이론을 세우는데 있어 문제는 당신의 이론이 인지적 편견으로 가득할 수도 있다는 겁니다.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Le problème quand on a une théorie c'est qu'elle peut être faussée par des erreurs cognitives
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.O problema de ter uma teoria é que a teoria pode estar cheia de preconceitos cognitivos.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Posiadana przez nas teoria może być pełna błędów poznawczych.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problema susţinerii unei teorii e că teoria ta poate fi plină de înclinaţii perceptuale.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problémem ale je, když je vaše teorie ovlivněna předsudky v poznávání.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problemerne med at have en teori er at ens teori kan være fyldt med kognitive skævheder.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problemet med att ha en teori är att din teori kan vara full med kognitiva fördomar.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problém s teóriami je ten, že vaša teória môže byť ovplyvnená množstvom kognitívnych klamov.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problem s teorijo je ta, da je morda v njej veliko dvoumnosti.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Teorioiden ongelmana on että teoria voi sisältää ennakkoasenteellisia päätelmiä.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Vấn đề của việc đưa ra một giả thuyết là nó có thể chứa những nhận thức thành kiến.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Τα προβλήματα με το να έχεις μια θεωρία είναι ότι η θεωρία σου μπορεί να είναι φορτωμένη με αντιληπτικά λάθη.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Проблема с построением теории заключается в том, что ваши когнитивные предубеждения могут влиять на теорию.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Проблемът с базирането на теория е, че вашата теория може да е пълна с предубеждения.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.הבעיות בכך שיש בידינו תיאוריה הן שהתיאוריה שלך עשויה להיות עמוסה בהטיות קוגניטיביות.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.المشاكل مع وجود نظرية ان نظريتك يمكن ان تكون محملة بانحرافات معرفية.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.あなたが立てた理論に感覚的バイアスがかかっているかもしれないということです ですから人々が奇妙なものを信じ込んでしまう理由を説明することに関する問題の1つは
Bir ülkedeki sorunlu esrar kullanımı düzeyi veya tedavi ihtiyaçlarını göstermemektedir.Ez nem tükrözi a kezelési igényeket vagy a problémás kannabiszhasználat szintjét az adott országban.
Bir ülkedeki sorunlu esrar kullanımı düzeyi veya tedavi ihtiyaçlarını göstermemektedir.Ne izraža potreb po zdravljenju ali stopnje problematičnega uživanja konoplje v neki državi.
Bir ülkedeki sorunlu esrar kullanımı düzeyi veya tedavi ihtiyaçlarını göstermemektedir.Nu indică nevoile de tratament sau nivelul consumului problematic de canabis dintr-o ţară.
Bir ülkedeki sorunlu esrar kullanımı düzeyi veya tedavi ihtiyaçlarını göstermemektedir.Posledně uvedené lze provádět formou individuálních on-line rozhovorů nebo virtuálních nástěnek.
Bir ülkedeki sorunlu esrar kullanımı düzeyi veya tedavi ihtiyaçlarını göstermemektedir.Sidstnævnte kan gennemføres via en-til-en-chat eller elektroniske opslagstavler.
Bölüm 8: Sorunlu ve çoklu uyuşturucu tüketiminin izlenmesinin geliştirilmesiCapitolo 8: Miglioramento del monitoraggio del consumo problematico di stupefacenti e della poliassunzione
Bölüm 8: Sorunlu ve çoklu uyuşturucu tüketiminin izlenmesinin geliştirilmesiChapitre 8: Améliorer la surveillance de l’usage problématique de drogue et de la polyconsommation de drogues
Bölüm 8: Sorunlu ve çoklu uyuşturucu tüketiminin izlenmesinin geliştirilmesiHoofdstuk 8: De monitoring van problematisch en polydrugsgebruik verbeteren aandoeningen.
Bölüm 8: Sorunlu ve çoklu uyuşturucu tüketiminin izlenmesinin geliştirilmesiKapitel 8: Forbedret overvågning af problematisk stofbrug og blandingsbrug vanskelig situation.
Bölüm 8: Sorunlu ve çoklu uyuşturucu tüketiminin izlenmesinin geliştirilmesiLetno poročilo 2006: stanje v zvezi s problemom drog v Evropi
Bölüm 8: Sorunlu ve çoklu uyuşturucu tüketiminin izlenmesinin geliştirilmesiLuku 8: Huumeiden ongelma- ja sekakäytön seurannan parantaminen saatavilla.
Böylece 100 liralık nakde sahip oluyor. Kurumun ise sorunlu bir aktifi oluyor.A potom mají 100 dolarů hotovosti a toxické aktivum.
Böyle olmak zorunda değil. Bu başarısız liderlik ve sorunlu bir vizyonun sonucu.هذا يكسر قلبي. هذا لايجب ان يحدث. هذا نتيجة فشل القيادة والرؤية الخاطئة.
Bu, benim için kısmen sorunlu çünkü HIV üzerine çalışıyorum, gerçi, eminim hepiniz biliyorsunuz ki이 점은 저에게 살짝 문제가 되는데, 왜냐하면 저는 HIV를 연구하는 사람으로써 여러분이 아시다시피 HIV가 빈곤, 성비불균형과
Bu, benim için kısmen sorunlu çünkü HIV üzerine çalışıyorum, gerçi, eminim hepiniz biliyorsunuz kiКато работещ в сферата на ХИВ обаче, това ми представлява проблем.
Bu, benim için kısmen sorunlu çünkü HIV üzerine çalışıyorum, gerçi, eminim hepiniz biliyorsunuz kiאנשים יקבלו החלטות הגיוניות ויחיו חיים ארוכים ובריאים. נהדר.
Bu, benim için kısmen sorunlu çünkü HIV üzerine çalışıyorum, gerçi, eminim hepiniz biliyorsunuz kiولكن هذا لا ينطبق معي لانني أعمل على مرض " نقص المناعة المكتسبة " وانا متاكدة ان جميعكم يعلم
Bu, benim için kısmen sorunlu çünkü HIV üzerine çalışıyorum, gerçi, eminim hepiniz biliyorsunuz kiきっと皆さんの知るHIVは 貧困や男女不平等に関することで
Bu inanılmaz gezileri bu sorunlu çocuklar grubuyla yapabildiğim için바로 제가 이런 멋진 라이딩을 이디오피아, 모로코, 러시아 등지에서 온
Bu inanılmaz gezileri bu sorunlu çocuklar grubuyla yapabildiğim içinבה אני יכול לעשות את הרכיבות המופלאות האלה עם הקבוצה הזאת של נערים בעיתיים
Bu inanılmaz gezileri bu sorunlu çocuklar grubuyla yapabildiğim içinحيث يمكنني ان اجول بهذه الجولات الرائعة مع هؤلاء الاطفال الذين يعانون من المشاكل
Bu inanılmaz gezileri bu sorunlu çocuklar grubuyla yapabildiğim içinモロッコやロシアから来た 問題のある少年たちと
Bu kuruluş, sorunlu aktif için 60 lira ödemişti.Řekněme, že tato věc nakonec bude oceněna na 100 dolarů.
Bu kurumun ise sorunlu olarak adlandırabileceğimiz bir aktifi var. -Tato entita má nyní toxické aktivum, kterému bychom tak mohli říkat.
Bu mecaz çok sorunlu ve kadın temsilleri için zararlı olmasının temel nedenlerinden biri için bize getiriyor.Her har vi grunden til, at denne skabelon er så problematisk for kvinderepræsentationer i spil.
Bu mecaz çok sorunlu ve kadın temsilleri için zararlı olmasının temel nedenlerinden biri için bize getiriyor.Jest to główny powód, który sprawia, że topos ten jest tak problematyczny i tak szkodzi prezentacji kobiet.