sorumluluğu ile cümle

sorumluluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.Det tredje är, att de för ner ansvaret till skolnivå för att få arbetet att bli utfört.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.E a terceira é, eles desenvolvem a responsabilidade, ao nível da escola, de fazer esse trabalho.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.E la terza è che delegano alla scuola la responsabilità del raggiungimento del risultato formativo.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.Et la troisième, c'est qu'ils délèguent la responsabilité au niveau de l'école pour accomplir le travail.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.În al treilea rînd, ei deleagă responsabilitatea la nivelul școlii pentru a face treaba.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.In tretje je, da odgovornost za opravljeno delo prenašajo na šolsko raven.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.세번째는, 핀란드는 교육의 목표를 달성하기 위하여 모든 권한을 학교 당국에게 넘겼습니다.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.Og det tredje er, de overdrager ansvaret til skoleniveauet til at få klaret jobbet.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.Po trzecie: to szkoła odpowiada za wykonanie powierzonego zadania.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.Sie übertragen die Zuständigkeiten an die Schulen, damit es gelingt.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.Ten derde: ze delegeren de verantwoordelijkheid om de klus te klaren aan het schoolniveau.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.Và thứ ba là, họ chuyển giao trách nhiệm tới cấp độ trường học để hoàn thành công việc.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.Y lo tercero, es que delega la responsabilidad al nivel escolar para completar el trabajo.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.Zatřetí, zodpovědnost za vzdělání mají samotné školy.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.Και το τρίτο είναι πως μεταβιβάζουν την ευθύνη στο επίπεδο του σχολείου, για να γίνει η δουλειά.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.А по-третє, вони делегують відповідальність за виконання роботи на рівень школи.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.И, в-третьих, они перенесли ответственность за проделанную работу на уровень школ.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.И третото е, че те прехвърлят отговорността да се върши работата на училищно ниво.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.ושלישית, הם מוסרים את האחריות לידי בית הספר בכל האמור בהשגת המטרה.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.والثالثة هي، تطوير حس المسؤولية على مستوى المدرسة لأداء المهمة.
Üçüncü olarak, işi yerine getirme sorumluluğunu okul seviyesine bırakıyorlar.学校に一任しています 管理統制式の教育とは
Ve 4 çocugun da sorumluluguyla birlikte,bişeyler düsünmek zorundaydı.Dan dengan tanggung jawab kepada empat anaknya, dia harus memikirkan sesuatu.
Ve 4 çocugun da sorumluluguyla birlikte,bişeyler düsünmek zorundaydı.Hij was verantwoordelijkheid voor de opvoeding van zijn vier zonen, hij moest wel iets bedenken.
Ve 4 çocugun da sorumluluguyla birlikte,bişeyler düsünmek zorundaydı.Mając pod opieką czworo synów, musiał coś wymyślić.
Ve 4 çocugun da sorumluluguyla birlikte,bişeyler düsünmek zorundaydı.Και με την επιμέλεια των 4 παιδιών του έπρεπε να σκεφτεί κάτι.
Ve 4 çocugun da sorumluluguyla birlikte,bişeyler düsünmek zorundaydı.ومع مسؤوليته تجاه أولاده الأربعة كان لابد له من التفكير بحل ما
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.Am văzut că exista un soi de dreptate în responsabilitatea asumată.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.Dan saya melihat bagaimana ini memiliki semacam keadilan dalam pertanggungjawabannya.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.E ho capito che la questione della responsabilità era giusta in un certo modo.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.En ik zag hoe dit een soort rechtmatigheid had in zijn verantwoordelijkheid.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.És beláttam, hogy ez a fajta felelősség is igazságos valahogy.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.Et j'ai vu combien ceci comportait une sorte de justice dans sa responsabilité.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.E vi como havia uma certa justiça na sua responsabilidade.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.I zobaczyłam jak w przypisywaniu odpowiedzialności jest rodzaj sprawiedliwości.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.Jag upptäckte ett slags rättvisa i ansvarstänkandet.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.다른 가족들과 여러분의 연결점들이라고 발견하는것의 차이가 나는 무엇인가를 감지하게 되었죠.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.Näin kuinka vastuussa oli tietynlainen oikeus.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.Und ich sah, wie diese eine Art von Gerechtigkeit im Rahmen ihrer Zuständigkeit hatten.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.Vi como había una especia de justicia en esa responsabilidad.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.Και είδα πως αυτό ήταν ένα είδος δικαιοσύνης στην ευθύνη του.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.И видях как това имаше един вид справедливост и отговорност.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.Я зрозуміла, у чому справедливість ситуації з точки зору відповідальності.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.Я поняла, в чем справедливость ситуации с точки зрения ответственности.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.עם משפחות אחרות. וראיתי איך יש לזה סוג של צדק באחריות שלו.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.مع عائلات اخري. ورايت كيف كان هذا فيه عدالة في المسئولية.
Ve ben bunun kendi sorumluluğu içinde nasıl bir adalet olduğunu gördüm.私は彼らが行う式典についても、発見することができました。
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.Also nahm ich es in diesem Wohnwagen auf mich auf eine eigenwillige Art an Reisen und Flucht zu denken.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.Bij deze caravan stelde ik me tot doel om na te denken over reizen en ontsnapping, in idiosyncratische zin.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.Dans celle-ci, j'ai donc pris sur moi de réfléchir sur le voyage, l'évasion, dans un sens singulier.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.E così in questa roulotte mi sono sforzato di pensare al viaggio, alla fuga, in un senso idiosincratico.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.그리고, 이 트레일러 속에서 나는 내 스스로 여행을 생각하고, 일탈하고, 색다른 생각들도 하곤하죠.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.Przy okazji tej przyczepy podjąłem się myślenia o podróży i ucieczce, z punktu widzenia pojedynczej osoby.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.Şi aşa în această rulotă am avut grijă să mă gândesc la călătorie, şi evadare, într-un sens cu totul deosebit.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.Trong toa xe này, tôi thầm nghĩ về du lịch, trốn chạy theo một cách riêng.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.Y en este remolque me dediqué a pensar en los viajes, y en huir, en un sentido idiosincrático.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.В этом трэйлере я и стал задумываться о путешествии, и бегстве в уникальном смысле.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.И така, с тази каравана се заех да мисля за пътуване и бягство, в един характерен смисъл.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.אז בקרוון הזה לקחתי על עצמי לחשוב על מסעות, ובריחה, בצורה יחודית.
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.لذا ففي هذه المقطورة أخذت على عاتقي التفكير في السفر والهرب، بحس صاعد
Ve ben yolculuk ve özel durumlarla ilgili his içinde kaçamak yapma sorumluluğunu kendi üstüme aldım.特異な視点から観察することができました たくさんのアイディアを
İlgili Sayfalar