sorumluluğu ile cümle

sorumluluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Mais je refuse de porter la responsabilité de votre bagage émotionnel.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Ma non voglio prendermi la responsabilità del vostro bagaglio emotivo.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Mas não quero assumir a responsabilidade pela vossa bagagem emotiva.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Men jag vill inte ta ansvar för er känslomässiga ryggsäck.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Nechcem byť zodpovedná za vaše emocionálne zaťaženie.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Nhưng tôi không muốn đặt gánh nặng trách nhiệm lên cảm xúc của các bạn.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Nie jestem odpowiedzialna za emocje odbiorcy.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Pero no quiero responsabilizarme de su equipaje emocional.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Δεν θέλω όμως να πάρω την ευθύνη του συναισθηματικού σας φορτίου.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Але я не хочу брати відповідальність за ваш емоційний багаж.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Но не искам да ставам отговорна за емоционалния ви багаж.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.Но я не хочу брать ответственность за ваш эмоциональный багаж.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.אבל אני לא רוצה לקחת אחריות על המטען הרגשי שלכם.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.لكني لا أريد تحمل مسئولية شحنتك العاطفية.
Ancak duygusal yükünüzün sorumluluğunu almak istemem.個人の問題ですから
Aranılan cevaplar ancak herkesin sorumluluğu paylaşması ve çözümün hep beraber aranmasıyla mümkündür.1人ひとりが それを見つけることに努力し 参加する責任を持っているという 現実が反映されるのです ベニングトン大学では 個人的な目的と
Aranılan cevaplar ancak herkesin sorumluluğu paylaşması ve çözümün hep beraber aranmasıyla mümkündür.갖고 있지 않다는 현실을 반영하고자 이전 방식들을 전복합니다. 또한 해결책을 찾기 위한 노력과 참여의 의무는 모두에게 있다는 것도요.
Aranılan cevaplar ancak herkesin sorumluluğu paylaşması ve çözümün hep beraber aranmasıyla mümkündür.לאתגרים העומדים בפני האזרחים במאה הנוכחית, וכולם נושאים באחריות לנסות ולקחת חלק במציאתן.
Aranılan cevaplar ancak herkesin sorumluluğu paylaşması ve çözümün hep beraber aranmasıyla mümkündür.للتحديات التي تواجه المواطنين في هذا القرن، والجميع يتحمل المسؤولية للمحاولة، والمشاركة في العثور عليهم.
Artık müzenin sorumluluğu Saray'a ait.Most már a palota felelős az irányításáért.
Artık müzenin sorumluluğu Saray'a ait.وسيتم تسيره من قبل القصر
Bak rehinenin karnını doyurmak senin sorumluluğunda ve ben açlıktan ölüyorum.Beh e' tua responsabilita' nutrire l'ostaggio e io sto morendo di fame!
Bak rehinenin karnını doyurmak senin sorumluluğunda ve ben açlıktan ölüyorum.Είναι δικιά σου ευθύνη να ταΐσεις τον όμηρο και πεινάω πολύ!
Bak rehinenin karnını doyurmak senin sorumluluğunda ve ben açlıktan ölüyorum.Вообще-то, похищенных надо кормить, а я уже умираю с голоду!
Basının sorumluluğundan bahsettin.Ai vorbit despre responsabilitatea presei.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Anda berbicara tentang tanggung jawab pers.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Beszéltél a sajtó felelősségéről.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Các bạn đã bàn về trách nhiệm của báo giới.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Du talade om pressens ansvar.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Falaste sobre a responsabilidade da imprensa.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Govorili ste o odgovornosti tiska.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Hablabas de la responsabilidad de la prensa.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Je had het net over de persverantwoordelijkheid.
Basının sorumluluğundan bahsettin.나디아씨께서 언론계의 책임에 관해 말씀을 해주셨는데
Basının sorumluluğundan bahsettin.Mluvila jste o zodpovědnosti tisku.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Mówiłaś o odpowiedzialności prasy.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Parlava della responsabilità della stampa.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Sie haben über die Verantwortung der Presse gesprochen.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Vous parlez de la responsabilité de la presse.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Μίλησες για την ευθύνη του τύπου.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Ви згадували про відповідальність преси.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Вы говорили об ответственности прессы.
Basının sorumluluğundan bahsettin.Ти говори за отговорността на пресата.
Basının sorumluluğundan bahsettin.את דיברת על האחריות של העיתונות.
Basının sorumluluğundan bahsettin.لقد تحدثتي عن مسؤولية الاعلام
Basının sorumluluğundan bahsettin.確かに我々の見方は
Başkalarının çocuklarının... ...sorumluluğu beni korkutuyor.J'y ai bien réfléchi, mais je ne veux plus garder les enfants des autres.
Ben 4 yil sonra döndügünde bunun hakkinda düsünecegimi söylemistim. Sorumlulugu üstlenecegimi hic söylemedim.Sanoin että kun palaat neljän vuoden päästä, harkitsisin sitä.
Ben 4 yil sonra döndügünde bunun hakkinda düsünecegimi söylemistim. Sorumlulugu üstlenecegimi hic söylemedim.قلت أنّك عندما ستعود بعد 4 سنوات سأفكّر في الأمر لم أقل أنّي سأتحمّل المسؤولية
Ben 4 yil sonra döndügünde bunun hakkinda düsünecegimi söylemistim. Sorumlulugu üstlenecegimi hic söylemedim.お前も頭悪いのに、よく覚えてたな
Beni, istediğimden bir gün fazla... yaşamak sorumluluğuna itilmeye zorlanamam.Ich will keine Bindung, die mich einen Tag mehr zu leben zwingt, als ich will.
Beni, istediğimden bir gün fazla... yaşamak sorumluluğuna itilmeye zorlanamam.Ich will keine Bindung, die mich einen Tag mehr zu leben zwingt, als ich will.
Beni, istediğimden bir gün fazla... yaşamak sorumluluğuna itilmeye zorlanamam.No quiero que se me obligue a tomar... ...una responsabilidad que alargue mi vida un día más de lo que deseo.
"benim sorumluluğum değil" türü bir fenomen."ikke mit ansvar" slags fænomen.
"benim sorumluluğum değil" türü bir fenomen."không phải trách nhiệm của tôi".
"benim sorumluluğum değil" türü bir fenomen."그건 내 책임이 아냐" 같은 사고방식이 만연한 현상에 대해 말입니다.
"benim sorumluluğum değil" türü bir fenomen.نوع من ، " ليست مسئوليتي" نوع من الظواهر.
"benim sorumluluğum değil" türü bir fenomen.ここではっきりと言っておきたいのですが
"Benim sorumluluğum seni eve sağlam götürmek değil, benim sorumluluğum seni eve zengin götürmek."Jag är inte ansvarig för att få hem dig levande. Jag är ansvarig för att få dig hem rik."
"Benim sorumluluğum seni eve sağlam götürmek değil, benim sorumluluğum seni eve zengin götürmek."내 일은 널 안전하게 집에 보내는 게 아니다. 니네 집이 돈을 벌어 주는 것이 내가 할 일이란 말이다."
İlgili Sayfalar