Bu süreçte de bilim merkezi eğitim etkinlikleri ve eğitimcilerine önemli sorumluluklar düşmektedir.بالإضافة لهذه الانشطة، يكون للأخصائيين أيضاً دور في التعليم والبحث.
Yerel yönetim devlet okulları ve devletçe fonlanan okulların politikayı uygulamasından sorumludur.وتتولى السلطات المحلية (LA) مسئولية تنفيذ سياسات التعليم العام والمدارس الحكومية على المستوى المحلي.
Terpenler uçucu yağların karakteristik kokusundan sorumludurlar.بإيجاز، تعتبر هذه المركبات الطيارة مسؤولة عن رائحة وطعم البن الأخضر.
İnsanlardan ve diğer canlılardan sorumludur.يتم تنفيذها من قبل البشر والعديد من الحيوانات الأخرى.
Tiberius, aynı zamanda V. Tigran'ın Ermenistan tahtına yeniden oturmasının da sorumlusuydu.كان تيبيريوس مسؤولاً عن إعادة تيغرانس الخامس الأرمني لعرش مملكة أرمينيا.
Hiçbir kişi ya da kuruluş bombalama eyleminin sorumluluğunu üstlenmedi.لم تعلن أي مجموعة عن مسؤوليتها عن التفجير.
Gazze’nin yönetiminden sorumlu olan Hamas ta saldırılarla alakasının olmadığını belirtti.(ملاحظة: لم يعلن حزب الله مسؤوليته عن هذه الهجمات.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.العناية الشخصية واللياقة البدنية.
"Sevenlerime karşı sorumluluklarım var.وأنا أحب أن أجيب عن أصحابي.
Soruşturmalardan sorumludur.على ذمه التحقيق.
Çok pilotlu yolcu uçaklarında kaptan pilot sorumlu pilottur.في مقصورة القيادة الكابتن الطيار: هو الطيار المعين لقيادة الطائرة.
Borç ilişkilerinde sorumlulukالإيضاح في أصول الدين.
Savunma Bakanlığından sorumlu kişilere Savunma Bakanı (İngilizce: Secretary of Defense) denmektedir.ممثل لوزارة الدفاع (يختاره وزير الدفاع).
Normal yargı işleyişinin dışında çalışır ve yalnızca Dinî Lider’e karşı sorumludur.وظائف محكمة رجال الدين الخاصة بشكل مستقل عن الإطار القضائي العادي وليس مسؤولا إلا أمام المرشد الأعلى.
Son olarak 2013 yılında Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü CIA darbedeki sorumluluğunu resmen kabul etmiştir.أخيرا في عام 2001 أصدرت الجمعية الأميركية للطب النفسي قوتها أحدث تقرير المهمة.
Çünkü Allah, yaptıklarından sorumlu değildir.ولن يرضى الله سبحانه لمن لا يرضى عنه شعبه.
Yöneticilerin sorumsuzluğu şirketin iflas etmesini sağladı.ولكن كرهه للروتين الحكومي جعله يستقيل من الشركة .
Binanın Halkla İlişkiler sorumlusudur.أعوان المنشآت العمومية ذات الصبغة الإدارية.
Ceza sorumluluğu ve ceza, gerçek kişiler içindir.وتخدم عقوبتا الإعدام والطرد الغاية ذاتها.
Şu anda 150 üyesi olan bu örgüt, uluslararası ticaretin %95’inden fazlasının işleyişinden sorumludur.بموجب هذا الاتفاق تم ازالت التعريفات الجمركية على أكثر من 95 ٪ من المنتجات فورا.
Dağıtım sorumluluğu İçişleri Bakanlığı'na aittir.قائد الدرك مسؤولة إلى وزارة الداخلية.
Rezervlerden sorumlu olan oydu.المطورين هم المسئولين عن تمويل الحفريات.
Daha önce de Informix'te Teknolojiden Sorumlu Başkan (CTO) görevinde bulunmuştur.ثم أصبح نائب وزير تكنولوجيا المعلومات والاتصالات بحكم منصبه ، بصفته رئيس شركة (TIC) .
Yayıncı ayrıca şekillerin kalitesinden sorumludur.أيضاً جودة الصورة تعتمد على كفاءة الطابعة.
Göç ve Göç Dairesi Başkanlığı Sri Lanka pasaportunun verilmesinden sorumludur.المديرية العامة للهجرة والجوازات في وزارة الداخلية الباكستانية هي المسؤولة عن إصدار جوازات السفر.
Bölüm 5: Personel eğitimlerinden sorumluydu.الباب 5: تعاطي طب الشغل.
ETA da sorumluluğu üstlendi.عليك أن تتحمل المسؤولية.
Bir sorum var.عندي سؤال.
Tom olanlar için sorumlu hissediyor.يشعر توم بالمسؤولية عما حدث.
Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürünüzden sorumlusunuz.كلكم راع وكلكم مسئول عن رعيته.
Verdiğiniz sözü yerine getirin. Kişi verdiği sözden sorumludur.وأوفوا بالعهد إن العهد كان مسئولا.
Sorumlular Nerede?".Onde estão as pessoas de verdade?".
Bazıları ise Yahudileri bu talihsizlik ve genel olarak Suriye'nin kaybından sorumlu tuttu.Alguns capturaram judeus por esta desgraça e pela perda de Síria em geral.
1781 yılında, o Fransız Donanmasındaki birkaç gemiden sorumlu olmuştur.Em 1781, foi colocado como responsável de vários navios da marinha francesa.
Doğu Roma İmparatorluğu'nda bilinen sekiz Praetor vardı, bunlar mali sorumluluğu aralarında paylaşırlardı.São conhecidos oito pretores no Império Romano do Oriente que dividiam os custos entre si.
Slovakya parlamenter bir cumhuriyet olduğundan dolayı Başbakan, Ulusal Konsey'e sorumludur.Sendo a Eslováquia uma república parlamentar, o primeiro-ministro é responsável perante o Conselho Nacional.
Edebiyat derslerine girdi ve katıldığı tiyatro sınıfından sorumluydu.Ele frequentava suas aulas de literatura e ela era responsável pela aula de teatro que ele frequentava.
Sorum ve Reed, Guns N' Roses ile ilk gösterilerini Ocak 1991'de Rock in Rio 2'de gerçekleştirdiler.Sorum e Reed fizeram seu primeiro show com o Guns N' Roses no Rock in Rio II em janeiro de 1991.
Bu gruplar üniversitelerinde BEST’in faaliyetlerini desteklemek ve organize etmekle sorumludur.Estes grupos são responsáveis por promover e organizar as actividades do BEST na sua universidade.
Arachnida ve Myriapoda koleksiyonlarının sorumluluğu verildi.Foi encarregado das coleções de arachnida e myriapoda.
Almanya'da kültürel kurumlardan Federal Eyaletler sorumludur.Na Alemanha, os estados federais são encarregados das instituições culturais.
Phil Miller, geçmişinde ailesini çok seven ve bankadaki görevinden nefret eden sorumsuz sıradan bir adamdır.Phil Miller era apenas um cara normal que amava sua família e odiava seu emprego no banco.
Saray müzesi Yasak Şehri korumak ve restorasyonundan sorumludur.Atualmente, o Palácio Museu é responsável pela preservação e restauro da Cidade Proibida.
Kilise ve çevresi (Villa Medici dahil) Fransız devletinin sorumluluğundadır.A igreja e os arredores (incluindo a Villa Medici) estão sob os cuidados da França.
Daha sonraları Oppenheimer, Pauling'i Manhattan Projesi'ne kimya sorumlusu olarak davet eder.Mais tarde, Oppenheimer propôs a Pauling a chefia na área de química do Projecto Manhattan.
Saldırının sorumluluğunu Hamas üstlendi.O Hamas alegou responsabilidade pelo atentado.
Kısa bir süre sonra Maximus ölü bulunmuş ve sonradan Marcia kocasının ölümünden sorumlu olmakla suçlanmıştır.Máximo pronto foi assassinado, e Márcia acusou posteriormente Lívia de ser responsável pela morte.
Ayrıca O'Reilly & Associates'ın online yayınlardan sorumlu başkan yardımcısı.Está atualmente empregado na O'Reilly & Associates.
Yaşlı Herakleios kalan birliklerin sorumluluğunu üstlendi ve onları zafere götürdü.Heráclio tomou o comando das tropas restantes e as levou à vitória.
Joseph Goebbels, Hitler 1933 senesinde göreve geldikten kısa bir süre sonra bu bakanlıktan sorumlu olmuştur.Joseph Goebbels foi encarregado desse ministério logo após a tomada do poder por Hitler em 1933.
Bruce Wayne yumuşakkalpli ve sorumsuz iken, Batman agresif ve serttir.Enquanto Bruce Wayne é despreocupado e irresponsável, Batman é frio, determinado e implacável.
Uzay aktivitelerinin planlanması ve geliştirilmesinden sorumludur.Ela é a responsável pelo planejamento e desenvolvimento das atividades espaciais do país.
Sorumsuz bir kızdır.Ela é tremendamente irresponsável?
Bu güvenlik açıklarının çoğunun sorumlu bir şekilde ifşa edilmesi ve düzeltilmesi gerekebilir.Muitas destas vulnerabilidades poderiam ter sido divulgadas de forma responsável e corrigidas.
El-Bağdadi halen örgütün Irak ve Suriye'deki tüm aktivitelerini yönetmekle sorumludur.Como líder do ISIS, al-Baghdad se encarregou de executar todas as atividades do grupo no Iraque e na Síria.
Fransız Guyanası Meclisi, bölgesel ve bölgesel hükümetten sorumludur.A Assembléia da Guiana Francesa é responsável pelo governo regional e departamental.
Yasaları çıkarmaya ek olarak, başbakan'ı seçmekle resmen sorumludur.Além da aprovação de leis, a Dieta é formalmente responsável por escolher o Primeiro-Ministro.
Bu onun sorumluluğudur.Essa é nossa responsabilidade.
1885'te,Yokosuka Donanma Cephaneliği sorumluluğuna verildi.Em 1885, assumiu o comando do Arsenal Naval de Yokosuka.
Adler ertesi Temmuz'da kovuldu ve yerine The Cult'tan Matt Sorum geldi.Adler foi demitido no mês de julho seguinte e foi substituído por Matt Sorum do The Cult.