sorgusuz sualsiz ile cümle
sorgusuz sualsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
16
HARF
6
HECE
12
ORT. KELİME
Biz hepimiz Tom'un Fransızca konuşabildiğini sorgusuz sualsiz kabul ettik.We all took it for granted that Tom could speak French.
Tom'un Fransızca konuşabildiğini sorgusuz sualsiz kabul ettim.I took it for granted that Tom could speak French.
Ben sorgusuz sualsiz kabul ettim.I took it for granted.
Sorgusuz sualsiz kabul edeceğim.I'll take that for granted.
Hiçbir şey sorgusuz sualsiz kabul edilemez.Nothing can be taken for granted.
Sami sorgusuz süalsiz Leyla'ya itaat etti.Sami obeyed Layla without question.
1641 yılındaki ayaklanmaya doğrudan katılan herkes sorgusuz sualsiz idam edilir.Anyone implicated in the rebellion of 1641 was executed.
Sorgusuz sualsiz biliyorduk, ve dünya da biliyordu.We knew it without question, and so did the world.
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Whatever is sold in the butcher shop, eat, asking no question for the sake of conscience,
Nagazi sorgusuz sualsiz sadece bir kişiye itaat eder.Nagazi unquestioningly obeys only one person, the rest will have to negotiate with her.
1641 yılındaki ayaklanmaya doğrudan katılan herkes sorgusuz sualsiz idam edilir.Todo el que estuvo implicado en la rebelión de 1641 fue ejecutado.
1641 yılındaki ayaklanmaya doğrudan katılan herkes sorgusuz sualsiz idam edilir.Ув'язнивши найголовніших ватажків повстання, він у 1663 приборкав і незадоволені класи.
1641 yılındaki ayaklanmaya doğrudan katılan herkes sorgusuz sualsiz idam edilir.Alle, der havde været impliceret i opstanden i 1641, blev henrettet.
Biz hepimiz Tom'un Fransızca konuşabildiğini sorgusuz sualsiz kabul ettik.Всички приемахме за дадено, че Том може да говори френски.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Acesta a fost o mare unificare pentru acele zile, deşi azi o luăm de bună.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.C'était une grande unification à l'époque, bien qu'aujourd'hui on prenne ça pour acquis.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Das war für damalige Zeiten eine große Vereinheitlichung, obschon es für uns heute selbstverständlich ist.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Dat was een grote stap destijds, hoewel deze vandaag de dag voor lief wordt genomen.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Esa era una gran unificación para esos días, a pesar que hoy la damos por sentado.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Ez egy nagy egységesítés volt akkoriban, viszont ma már elfogadott tény.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Fu una grande unificazione per quell'epoca, sebbene oggi la si dia per scontata.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Isso foi uma unificação enorme para aquele tempo, embora atualmente a consideremos como um dado adquirido.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.오늘날에는 당연한 것으로 받아들이지만, 그 당시에는 굉장히 큰 통합이었습니다.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Na tie dni to bolo veľké zjednotenie, aj keď to dnes považujeme za dané.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Na tu dobu to bylo obrovské sjednocení, jakkoli to dnes bereme jako hotovou věc.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.To była wielka unifikacja jak na tamte czasy, chociaż dzisiaj jest to dla nas oczywiste.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.По тем временам это было огромное обобщение, хотя сегодня оно воспринимается как само собой разумеющееся.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Това било голямо обединение за онези дни, въпреки че днес ние го приемаме за даденост.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Це було великим об'єднанням для тих часів, хоча сьогодні ми вважаємо це очевидним.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.זו היתה הכללה ענקית לאותם ימים, למרות שהיום זה מובן מאליו.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.كان ذلك توحيد كبير لتلك الأيام، رغماً عن أننا نأخذها اليوم كأمر مسلّم به.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.重力の法則と同じです
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Alles, was feil ist auf dem Fleischmarkt, das esset, und forschet nicht, auf daß ihr das Gewissen verschonet.
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Allt som säljes i köttboden mån I äta; I behöven icke för samvetets skull göra någon undersökning därom.
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Alt det som selges i slakterboden, kan I ete uten at I for samvittighetens skyld spør mere efter det;
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Alt, hvad der sælges i Slagterbod, spiser det, uden at undersøge noget af Samvittigheds-Hensyn;
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Cokolwiek w jatkach sprzedawają, jedzcie, nic nie pytając dla sumienia.
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Comed de todo lo que se vende en la carnicería, sin preguntar nada por motivo de conciencia
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Comei de tudo quanto se vende no mercado, nada perguntando por causa da consciência.
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.무릇 시장에서 파는 것은 양심을 위하여 묻지 말고 먹으라
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Mangez de tout ce qui se vend au marché, sans vous enquérir de rien par motif de conscience;
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Mindent, a mit a mészárszékben árulnak, megegyetek, semmit sem tudakozódván a lelkiismeret miatt.
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Phàm vật gì bán ở hàng thịt , hãy ăn , đừng vì cớ lương_tâm mà hỏi chi về việc đó ;
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Phàm vật gì bán ở hàng thịt, hãy ăn, đừng vì cớ lương tâm mà hỏi chi về việc đó;
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Să mîncaţi din tot ce se vinde pe piaţă, fără să cercetaţi ceva din pricina cugetului.
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Syökää kaikkea, mitä lihakaupassa myydään, kyselemättä mitään omantunnon tähden,
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Tutto ciò che è in vendita sul mercato, mangiatelo pure senza indagare per motivo di coscienza
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Všecko, což se v masných krámích prodává, jezte, nic se nevyptávajíce pro svědomí.
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Vse, kar prodajajo v mesnici, jejte, nič ne povprašujoč zavoljo vesti.
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Všetko, čo sa predáva v mastných krámoch, jedzte a nič sa nevypytujte pre svedomie,
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Παν το πωλουμενον εν τω μακελλιω τρωγετε, μηδεν εξεταζοντες δια την συνειδησιν
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Все, что продается на торгу, ешьте без всякого исследования, для спокойствия совести;
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Все, що на торгу продасть ся, їжте, нїчого не сумнячись задля совісти.
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.Не ставайте съблазън ни на юдеи, ни на гърци, нито на Божията църква;
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.כל הנמכר במקולין אתו תאכלו ואל תחקרו מפני מכשל הלב׃
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.كل ما يباع في الملحمة كلوه غير فاحصين عن شيء من اجل الضمير.
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.凡 市 上 所 賣 的 、 你 們 只 管 喫 、 不 要 為 良 心 的 緣 故 問 甚 麼 話
Kasaplar çarşısında satılan her eti vicdan sorunu yapmadan, sorgusuz sualsiz yiyin.凡 市上 所 賣 的 、 你 們 只 管 喫 、 不 要 為 良心 的 緣故問 甚 麼話
Noonan'ın, iki bayan arkadaşı var... ...ve Amerikan vatandaşı yapılmalarını istiyor. Sorgusuz sualsiz.Noonan ha 2 amiche e vorrebbe che avessero la cittadinanza.
Noonan'ın, iki bayan arkadaşı var... ...ve Amerikan vatandaşı yapılmalarını istiyor. Sorgusuz sualsiz.Noonan haluaa kahdelle naisystävälleen kansalaisuuden.