Ana içeriğe geç
Sözlük

sora ile cümle

sora kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ona sorabiliriz.We could ask him.
Keşke onlara sorabilsek.I wish we could ask them.
Keşke ona sorabilsek.I wish we could ask him.
Sanırım onlara sorabiliriz.I suppose we could ask them.
Sanırım ona sorabiliriz.I suppose we could ask him.
Sanırım ona sorabilirim.I suppose I could ask them.
Onlara kendiniz sorabilirsiniz.You can ask them yourself.
Ona kendin sorabilirsin.You can ask him yourself.
Sanırım onlara sorabilirim.I suppose I can ask them.
Gidip onlara soralım.Let's go and ask them.
Gidip ona soralım.Let's go and ask him.
Ben gidip ona soracağım.I'll go and ask her.
Onu bir daha gördüğüm zaman o soruyu Tom'a soracağım.I'll ask Tom that question the next time I see him.
Birbirimize soralım.Let us ask each other.
Tom bir soru sormak istedi ama soramadı.Tom wanted to ask a question, but he didn't.
Bunu bana nasıl sorabilirsin?How can you even ask me that?
Tom Mary'nin onu ona soracağını biliyordu.Tom knew Mary would ask him that.
Sen gitmeden önce sana bir şey sorabilir miyim?Before you leave, can I ask you something?
Sadece birkaç soru sorabilir miyim?Can I just ask a few questions?
Sana sadece bir soru sorabilir miyim?Could I just ask you one question?
Sana bir soru daha sorayım.Let me ask you another question.
Neyin çok önemli olduğunu sorabilir miyim?What, may I ask, is so important?
Ne, sorabilir miyim, yapıyorsun?What, may I ask, are you doing?
Ne, yaptığını, sorabilir miyim?What, may I ask, are you doing?
Onlar ne tür sorular soracaklar?What kind of questions will they ask?
Sanırım Tom'a ne düşündüğünü soracağım.I think I'll ask Tom what he thinks.
Size hassas bir soru sorabilir miyim?Can I ask you a delicate question?
Tom'dan beni çağırmasını sorar mısın?Could you ask Tom to call me?
Her ihtimale karşı soracağım, ne yapmaya çalışıyorsun?I'll ask just in case. What are you trying to do?
Afedersiniz ama adınızı ve iletişim bilgilerinizi sorabilir miyim?Excuse me but may I ask for your name and contact information?
İstediğin her şeyi bana sorabilirsin.You can ask me anything you like.
Bilmek istediğin bir şey hakkında bana sorabilirsin.You can ask me about anything you want to know.
Bir seyahat acentasına soracağız.We will ask at a travel agency.
Soracak hiçbir şeyim yok.I got nothing to ask.
Merhaba, kimin konuştuğunu sorabilir miyim? Kim olduğumu bilmiyor musun? O benim, Aldo.Hello, may I ask who's speaking? You don't know who this is? It's me, Aldo.
Tom her zaman aynı üç soruyu sorar.Tom always asks the same three questions.
Önceden hiç sormadığım bir şeyleri sana soracağım.I'm going to ask you something I've never asked before.
Sana daha önce hiç sormadığım bir şeyler soracağım.I'm going to ask you something I've never asked before.
Ona soralım.Let's ask her.
Eğer karşılaşsaydık Tom'a sorardım.I asked Tom if we could meet.
Eğer Fince ile sorun yaşıyorsan, kime soracağını biliyorsun.If you're having trouble with Finnish, you know who to ask.
Bu cümle, dünyanın sonuna kadar hayatta kalacak mı diye kendime sorarım.I ask myself if this sentence will survive till the end of the world.
Ben senin ilk ve son adını sorabilir miyim?May I ask your first and last names?
Adını ve soyadını sorabilir miyim?May I ask your first and last names?
İstediğin bir şey hakkında bana soru sorabilirsin.You can ask me about anything you want.
Tom önce beni sorabilirdi.Tom could've asked me first.
Sana fikrini soran oldu mu?And who asked for your opinion?
Eğer soramayacak kadar çok utangaçsanız, yolunuzu kaybedersiniz.If you are too shy to ask, you will lose your way.
O her zaman senin ne zaman döneceğini sorar.He always asks when you will return.
Ne yapmak istediğini sorabilir miyim?May I ask what you're intending to do?
Bana sorarsanız bu tamamen abartılı.If you ask me, it's completely overblown.
Eve ne zaman döneceğini ona soralım.Let's ask her when she comes back home.
O eve döndüğünde ona soralım.Let's ask her when she gets back home.
Ben senin yaşını sorabilir miyim?May I ask your age?
Soru soran öğrencileri sevmeyen öğretmenleri sevmiyorum.I don't like teachers who dislike students that ask questions.
Onun gelip gelmeyeceğini ona soracağım.I'll ask him if he's going to come.
Soranlar gerçeği arayacak.Those who ask will seek the truth.
Onun gelmeyi planlayıp planlamadığını ona soracağım.I'll ask him if he plans to come.
Kadının soracak iki önemli sorusu var: Ne giyiyorum ve ne yemek yapıyorum?The woman has two important questions to ask: What am I wearing? and what am I cooking?
Onun hakkında Tom'a soru sorabilir miyim?Can I ask Tom about that?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod