sopayı ile cümle
sopayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Köpek sopayı kokladı.The dog sniffed the stick.
Köpek bir sopayı geri getirebilir.The dog can bring back a stick.
Tom topa o kadar sert vurdu ki sopayı böldü.Tom hit the ball so hard he split the bat.
Tom sopayı salladı ama topu kaçırdı.Tom swung the bat, but missed the ball.
Tom sopayı salladı ve bir tur vuruşu yaptı.Tom swung the bat and hit a home run.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Since we can't mark his grave, you should at least stick that on the ground.
Çünkü ben "Şeytan Sopayım"!Brother!
Bak işte ! iti an sopayı hazırla ! şimdi inanıyor musun bana ?See ! As I said, right on time Do you believe me now?
Ya aynı sopayı buraya koysam?But what if I had that same stick here?
Aslında, sopayı nereye koyarsanız koyun, bir yönden itilebilir. -And actually, you could put a twig anywhere. And maybe a twig might be pushed in a direction.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoy became consumed with that stick, but he never found it.
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin."For example, Dan Pink's talk on motivation, which was pretty good, if you haven't seen it:
Sopayı Hareket Ettirmek için Fareyi EtkinleştirEnable & Mouse for Moving Putter
Aksi halde sopayı yer.Sinon, c'est à Bûges.
Aslında, sopayı nereye koyarsanız koyun, bir yönden itilebilir. -Tak na prawdę, mógłbyś położyć patyk gdziekolwiek. I może patyk mógłby zostać popchnięty w kierunku.
Aslında, sopayı nereye koyarsanız koyun, bir yönden itilebilir. -ולמעשה, אתם יכולים לשים זרד בכל מקום ואולי הוא עשוי להידחף בכיוון מסוים.
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıEratosthenes mengetahui fakta lain.
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıEratosthenes visste en sak till.
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayı알렉산드리아의 땅에 꽂아둔 막대기가 같은 시간, 같은 날 정오,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıŞtia că un băţ înfipt în pământ în Alexandria în acelaşi moment şi în aceeaşi zi, la prânz,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıהוא ידע שמוט שתקוע באדמה באלכסנדריה בדיוק באותו זמן ובאותו יום, בצהריים,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıعلم أن العصا المغروسة في الأرض في الإسكندرية في نفس الوقت في نفس اليوم، عند الظهيرة،
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıアレクサンドリアで 地面に棒を立てると 棒に影ができて
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""Bỏ cà rốt.Bỏ gậy.Mang tới ý nghĩa"
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""당근을 버리고. 채찍도 버려라. 의미를 부여하라."
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""Sin garrote, ni zanahoria: aporte sentido".
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""Zamiast kija i marchewki znajdź sens".
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""עזבו גזרים, עזבו מקלות, תביאו משמעות."
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""ألق الجزر. ألق العصا. حقق المعنى."
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin."これは概ね彼が18分半をかけて話していた内容です
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin."佢講得幾好,未睇過快啲去睇下。
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın."Lasă morcovul.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Puisqu'on ne peut pas inscrire son nom sur sa tombe, tu devrais au moins planter ça devant.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Ta không thể đặt bia mộ, anh cũng nên cắm cây gậy đó trên mộ ông ấy.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Ya que no podemos gravar su timba, deberías clavar el palo en la tierra.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Мы не можем украсить его могилу, давай хоть эту штуку воткнём туда.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.След като не можем да надпишем гроба му, остави поне тоягата.
Sopayı bırakın.Abandonnez le bâton.
Sopayı bırakın.Adj értelmet."
Sopayı bırakın.Ani bič.
Sopayı bırakın. Anlam getirin."Jatuhkan tongkat, Berilah makna."
Sopayı bırakın.Larguem vara.
Sopayı bırakın.Lass Stock fallen.
Sopayı bırakın.Molla il bastone.
Sopayı bırakın.Pusti palicu.
Sopayı bırakın.Släpp pinnen.
Sopayı bırakın.Vergeet stok.
Sopayı bırakın.Άφησε την ποινή.
Sopayı bırakın.Бросьте палку.
Sopayı bırakın.Викиньте калача.
Sopayı bırakın.Пуснете клечка.
Sopayı Hareket Ettirmek için Fareyi EtkinleştirAbilita il & mouse a muovere il putter
Sopayı Hareket Ettirmek için Fareyi EtkinleştirActivar & ratón para mover el palo
Sopayı Hareket Ettirmek için Fareyi EtkinleştirActiver la & souris pour déplacer le Putter
Sopayı Hareket Ettirmek için Fareyi EtkinleştirAktivera & mus för att flytta putter
Sopayı Hareket Ettirmek için Fareyi EtkinleştirAktivér at & musen som putter
Sopayı Hareket Ettirmek için Fareyi EtkinleştirAz ütő az & egérrel is mozgatható
Sopayı Hareket Ettirmek için Fareyi EtkinleştirKäytä hiirtä & putterin liikuttamiseen
Sopayı Hareket Ettirmek için Fareyi EtkinleştirMaus & aktivieren zum Bewegen des Putters
Sopayı Hareket Ettirmek için Fareyi Etkinleştir& Muis inschakelen voor bewegen putter
İlgili Sayfalar