Vakit geldi. Bu sizin sonunuz!Φτάνει η ώρα, είναι το τέλος σας!
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonunun그 때 사람들은 남아공이 르완다의 전철을
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonunun Ruanda'ya benzeyeceğini düşünüyorlardı.Al tempo si temeva che il Sudafrica sarebbe finito come il Rwanda.
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonunun Ruanda'ya benzeyeceğini düşünüyorlardı.Lidé se v té době báli, že Jižní Afrika skončí jako Rwanda.
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonunun Ruanda'ya benzeyeceğini düşünüyorlardı.Și oamenii, în acea perioadă, se temeau că Africa de Sud va sfârși prin a o apuca pe drumul Rwandei.
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonunun Ruanda'ya benzeyeceğini düşünüyorlardı.Toute le monde craignait à l'époque que l'Afrique du Sud ne termine comme l'a fait le Rwanda.
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonunun Ruanda'ya benzeyeceğini düşünüyorlardı.Wówczas obawiano się, że RPA pójdzie śladem Rwandy.
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonunun Ruanda'ya benzeyeceğini düşünüyorlardı.Y la gente, en ese momento, temía que Sud África podría terminar llendo hacia el mismo camino que Rwanda.
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonunun Ruanda'ya benzeyeceğini düşünüyorlardı.Zu dieser Zeit fürchtete man, dass Südafrika den gleichen Weg gehen würde, den Ruanda ging.
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonunun Ruanda'ya benzeyeceğini düşünüyorlardı.В то время все боялись, что Южная Африка последует по тому же пути что и Руанда.
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonunun Ruanda'ya benzeyeceğini düşünüyorlardı.И хората по онова време се страхуваха, че и в Южна Африка ще се стане както в Руанда.
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonununואנשים, בזמנו, פחדו שדרום אפריקה
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonununوالناس، في ذلك الوقت، خافوا من أن جنوب أفريقيا
Ve insanlar, o zamanlar, Güney Afrika'nın sonunun末路をたどることを恐れていました
Vietnam savaşının sonunu başlattı.미국의 국가적 양심을 깨웠습니다.
Vietnam savaşının sonunu başlattı.לפעול לסיום מלחמת ויאטנם.
Vietnam savaşının sonunu başlattı.لبداية نهاية حرب فيتنام.
Vietnam savaşının sonunu başlattı.こちらはエチオピアの少女 バーハン
Zamanın geçişini anlatan bir ortamda, ve zamanın sonunu anlatan kitabını yazıyor.Cały krajobraz zdaje się przypominać o przemijaniu i to właśnie tu Św.Jan sporządza księgę o końcu czasów.
Zamanın geçişini anlatan bir ortamda, ve zamanın sonunu anlatan kitabını yazıyor.Donc il est dans ce paysage qui a un sens du passage du temps au moment où il écrit son livre du fin de temps.
Zamanın geçişini anlatan bir ortamda, ve zamanın sonunu anlatan kitabını yazıyor.Je tedy umístěn do krajiny, ze které můžeme cítit běh času, a sám píše knihu o konci času, o konci světa.
Zamanın geçişini anlatan bir ortamda, ve zamanın sonunu anlatan kitabını yazıyor.حيث انه في هذا المشهد لديه شعور مع مرور الوقت كما انه يكتب كتابه حول نهاية الوقت.
Zwyiec'e kadar... Onun ne oldugunu aciklarsam kitabin sonunu soylemis olurum.Zwyieciin asti, joka on -- no, en halua pilata loppuhuipennusta.
Zwyiec'e kadar... Onun ne oldugunu aciklarsam kitabin sonunu soylemis olurum.Z의 'Zwyiec'까지 이르렀죠. 그것의 의미는..., 뭐 직접 알아보시기 바랍니다.
Zwyiec'e kadar... Onun ne oldugunu aciklarsam kitabin sonunu soylemis olurum.כל הדרך עד ל"זיוויק", שזה -- אני לא רוצה להרוס את הסוף.
Zwyiec'e kadar... Onun ne oldugunu aciklarsam kitabin sonunu soylemis olurum.علي طول الطريق الى زواييك و هي --حسنا لن افسد النهاية.
Zwyiec'e kadar... Onun ne oldugunu aciklarsam kitabin sonunu soylemis olurum.一路到Zwyiec,係一種...我唔想搞壞演講嘅結尾。
Zwyiec'e kadar... Onun ne oldugunu aciklarsam kitabin sonunu soylemis olurum.(笑)